
Tatil girince araya son partı atmam gecikti biliyorum ama ne yapalım deniz, kum, güneş üçlüsü sayesinde zinde bir şekilde bilgisayarımın karşısındayım şimdi.
Yazacağım bu en uzun partla yazı serisini de noktalamış olacağım. En son Jin’in Amerika’dan döndüğü 2007 yılında kalmıştık. Eveeet Jin Amerika’dan dönmüştür dönmesine ama grup artık bıraktığı grup değildir. Birincisi o yokken grup bir tv programına imza atmıştır. Bahsi geçen programdan daha önce ŞU YAZIMDA bahsetmiştim. Cartoon KAT-TUN Jin’in gelmesinden önce start alır ve o geldikten sonra ancak 3. bölümüne yetişebilir. Ama bu programa geçmeden önce o yokken meydana gelen diğer değişiklik ve gelişmelerden de bahsedeyim.
Jin grup içinde Kame’nin en iyi anlaştığı, arasından su sızmadığı kişiydi, hatta bir keresinde Kame onu en iyi arkadaşı olarak tanımlamıştı. Bir programda Nakamaru’dan öğrendik ki özellikle Koki Kame ve Jin’le birlikte vakit geçirebilmek için efor sarfeden biriymiş. ” Ancak o iki arasına girmek pek kolay değildir. ” diyor Nakamaru gülerek. Jin Amerika’ya gidince Koki’ye gün doğuyor. Kame ile arasındaki arkadaşlık bağlarını giderek güçlendiriyor, yakınlaşıyor ve Kame’nin en yakın arkadaşı sıfatının sahibi oluyor. Ama bu öyle birden bire olan birşey değil. Söylentilere göre – özellikle sahne stafflarından sızan raporlar bize çok ilginç dedikodular sunuyor – Jin’den ayrı düşen Kame giderek depresyona girmeye başlıyor ve sonunda konserlerinden birinin sahne arkasında patlıyor. Hıçkırarak ağlarken ” Dayanamıyorum artık! Ben de onun yanına gideceğim! ” diye isyan edip bağırdığı söyleniyor. Kame’nin zor ve depresif durumunda yanında olup acısını paylaşan ve destek olan kişi de kim mi? Elbette bizim tatlı, duyarlı Koki’miz.
Sadece bu da değil Jin yokken o zamana kadar tabloid gazetelerinde sık sık kızlar, erkekler, garip karışımlarla anılmış ama hiçbiri ciddi olmayan Kame birden kendine bir sevgili yapıvermiştir. Üstelik bu kişi kendisinden 20 yaş büyük, ünlü ve tanınan bir aktrist olan Kyoko Koizumi’dir. Kame 19, Kyoko 40 yaşındayken çıkmaya başlarlar. Bu olay Kame’nin hayranları arasında büyük tepki çeker. Hatun japonya’da çok sevilmesine rağmen Kame gibi gencecik bir idolü paylaşmaya yanaşmayan hayranlar tarafından bu ilişki kabul görmez. Kame ve Kyoko’nun ilişkisi tam iki yıl sürer ve bir basın açıklamasıyla biter. Ancak bu ilişkinin başlangıcı, gelişmesi ve bitimi de yüzlerce dedikoduya neden olmuş, bir sürü teori üretilmiştir.

TEORİ 1 : Kyoko Kame gibi erkek çoğunluklu bir aileden gelen, küçüklüğünden beri annesinin dikkatini çekmeye çalışan biri için bir nevi anne konumunda onun sığınacağı bir yuva olmuştur. Zaten kim sevgilisine Obaa-chan diye hitap eder ki?
Kame’nin küçüklüğünden beri annesine düşkün olduğu doğrudur. Ama söylentilerin aksine o kendi ailesinin veya annesinin dikkatini çekmek için çabalamamıştır. Zaten doğduğundan itibaren oldukça narin ve zayıf olan Kame abileri ve ebeveynleri tarafından pek koruyup kollanmıştır. Annesine ev işlerinde yardım etmesi, yemek yapması onun tamamen doğasından, efemine yapısından gelen birşey. Seviyor çocuk ev işini
TEORİ 2 : Kame ve Jin arasında daha resmi bir mesafe isteyen Johnny-san Jin’i Amerika’ya postaladıktan sonra Kame’ye de eli yüzü düzgün, belli bir saygınlığı olan bir kadını sevgili olarak ayarlar. Amaç tıpkı Tarkan’ın zaman zaman Juliet’ti Bilge’ydi kendine sevgili yapması gibi Kyoko’yu kullanarak Kame’ye bir paravan oluşturmaktır. Böylece onun oldukça dedikoduya yol açan eğilimleri de ört bas edilebilir, Akame ilişkisi birinden birinin ciddi bir ilişkisi olursa bu kadar çok göze batmaz.
Bu benimde katıldığım teoridir. Johnny’nin piyasada oldukça ağırlığı ve gücü var. Kyoko’yu Kame için ayarlar ve bu elbette karşılıksız değildir. Ne büyük bir tesadüftür ki Kyoko Kame ile çıkmaya başladıktan birkaç ay sonra uzun bir süredir uzak kaldığı müzik piyasasına bir singlela geri dönmüştür. Yani alan memnun satan memnun. Bu ikisi Paris’e bir defileyi izlemeye gittiklerinde aynı otel odasında kaldıkları raporu düştüğünde aceyip tepkiler almışlardı. Jin’in de elbette bu ilişkiden haberi vardı ve Kame ile arasındaki gerilimin giderek tırmanmasının nedenlerinden biri buydu. Peki kadınla neden ayrıldılar? Birincisi iki yıl ardından sonra bile hayranları Kame’nin Kyoko ile olan ilişkisini hala ret ediyor ve kabullenmiyorlardı. Sonunda Johnny Jin ile Kame arasına yeterince mesafe koyduğunu, ilişkinin de Kame’ye zarar vermeye başladığını düşünerek ilişkiyi bitirmiş olabilir.
İkincisi ve fanların çoğunluğunun yine fanraporlarına dayanarak inandıkları ayrılık nedeni, meydana gelmiş olan büyük bir kavga. Kame ve Jin’in arasının bozulmasına ve bu hale gelmesine neden olduğu ileri sürülen kavga hakkında şunlar söyleniyor, bir konserleri sonrasında soyunma odasında Kame’ye direktifler veren Kyoko’ya sinirlenen, zaten kadının gereğinden fazla sahiplenici olduğunu düşündüğü için onu fazlasıyla kıskanan Jin kadınla tartışmaya başlıyor, ikili giderek daha yüksek sesle bağrışırken sonunda Jin dayanamayarak Kame aralarına girene kadar kadına sağlam birkaç tane geçiriyor. Kame’nin ikisini ayırdıktan sonra orta yolu bulmak yerine ikisine de dönüp ” İkinizden de bıktım artık! Beni rahat bırakın! ” diye bağırdığı ve olay mahallini terk ettiği söyleniyor. Bu olaydan sonra bir basın açıklamasıyla Kyoko ile ayrılırken Jin’le ilişkisi de kopma noktasına geliyor.
Elbette yukarıda bahsettiğim olayların hiçbirinin sağlam bir dayanağı yok. Üstüne basarak belirtiyorum ki sadece fanraporlarına dayanarak üretilmiş, bazıları tabloid gazetelerin stünlarında tartışılmış dedikodulardır. Evet Jin döner ama aklı hala Amerika’dadır. Bir programda durup dururken tekrar Amerika’ya gitmekten bahseder ama bunu söylerken dönüp sadece Kame’ye bakar. ” Hadi L.A ye gidelim. ” der. Bu arada diğer üyelerin, özellikle Koki’nin Jin’e bakışına dikkat. Kame’de gülerek ona döner ve ” Gidecek ve bizi yine yanlız mı bırakacaksın? ” der. Kame gülüyordur ama bu cümlede pek çok anlam yüklüdür. Birincisi Jin yokken Kame kendini grupta yanlız hissetmiştir. İkincisi onun ikinci kez gitmesini istemiyordur.
VİDEO BURADA
İkisi arasındaki soğukluğu en iyi anlayacağınız video sanırım LİPS making olacaktır. Eğer daha önceki yazımda koyduğum SİGNAL makingi izlediyseniz hazır olun, çünkü karşınızda bambaşka bir grup bulacaksınız. Jin ve Kame arasında bölünmüş, ne yapacağını bilemeyen, ikisini de idare etmeye çalışırken saçmalayan bir grup var. Özellikle de Koki’nin adeta düşman çatlatırcasına Kame’nin etrafında fır dönmesi de ayrı bir olaydır. Kame’ye sarılır, onu kucağına alır, şakalaşır hatta onunla düet bile yapar. Bu arada Jin garibanı da kendi köşesinden olan biteni izlemektedir. Kame ve Koki şakalaşırken bir ara dayanamaz ve onlara dahil olmaya çabalar. Koki sanki ayağına basmış gibi davranır ve ilgiyi kendi üzerine çekmeye çalışır.

Ama bu o kadar da kolay olmayacaktır. Koki, Nakamaru ve Kame çekimler arasında bir köşede çıplak sesleriyle kısa iki şarkı söylerken o arka planda adeta özlem dolu bir şekilde elini çenesine dayayarak onları seyretmekten başka birşey yapamaz. Ne garip bir tesadüftür ki Kame yıllar önce Jin’le birlikte düet yaptıkları Kinki Kids şarkısını seçmiştir. Sonrasında Jin bu göndermeyi karşılıksız bırakmaz. O da yıllar önce Kame’nin sahnede yaptığı bir telefon esprisinin benzerini yapmaya çalışır. Sonra Kame’yi yanlız yakaladığı bir an cesaretini toplayarak hemen yanına sokulur. Kame o sırada bir digital makineyi incelemektedir. Jin makine hakkında birşeyler söyleyip güzel olduğunu ekler. Kame’den aldığı cevap ise soğuk bir şekilde ” Elbette öyle ” olur. Kame başka tek kelime etmeyince ayakta ona doğru eğilmiş olan Jin yavaşça gerileyerek sandalyesine geri döner ama öyle bir bozulmuştur ki yüzünden düşen bir parça şeklindedir.
VİDEO BURADA
Cartoon KAT-TUN a merak sardıysanız ilk bölümler ile son bölümler arasındaki farkı da zaten göreceksiniz demektir. Ama ben bu programda en sevdiğim AKAME bölümlerini ve anlarını kısaca vermek istiyorum. Program başladığı andan itibaren Kame ve Jin’e ortak görev ancak bir elin parmakları kadar verildi. Üstelik programda oturma düzeninde de grup elemanlarının iki farklı tarafında yer alıyorlardı. Sahnede onları birbirine yapıştıran şey şimdi onları birbirinden ayırmaya uğraşıyormuş gibiydi. Cartoon KAT-TUN daki en en en meşhur bölümle başlamak en iyisi. Zira artık bu bölüm Cartoon KAT-TUN bölümü olarak değil de Akame bölümü olarak anılıyor diyebiliriz. Bu bölüme ünlü komedyen kızımız Becky konuk ve sahneye en sevilen taklitlerinden biri olan Yankumi taklidiyle geliyor. Bilindiği üzere Kame ve Jin Gokusen’in 2. sezonunda yer almışlardı. Becky pek hayrandır Kame’ye ve bölüm boyunca konuşurken devamlı ona baktığı da dikkatinizden kaçmayacaktır eminim. Neyse muhabbet başlıyor, başka iki komedyen daha var. Adamlardan biri sevgilisiyle yaşadığı olayları anlatıyor.
Kadının ilk kez elini tutmak istediğinde kadın ellerini arkasında saklayarak şeker bir şekilde hayır demiş. Ama aslında evet demek istediği için günün ilerleyen saatlerinde elini tutmasına izin vermiş. Ancak sonra kadınla tabloid gazetesinde çıkan bir resim yüzünden ayrılmışlar. Kame diyor ki ” hazır kamera da var hadi ona bir mesaj gönder. ” Adam da büyük bir ciddiyetle kadına “eğer hala beni seviyorsan lütfen eve geri dön” diyor. Hepsi bunu alkışlarken Kame garip bir şekilde konuşmaya dalıyor ve ” Eğer onun geri dönmesini istiyorsan bunu ona sorma, tutup onu geri getir. ” diyor. Yanlız bunu söylerkenki surat ifadesi aynen ” ben sana söylüyorum ama sen anla ” ifadesi. Zaten yanındaki Jin de kısa bir an ona bakıyor ve hemen önüne dönüyor. İkisinin de bariz bir şekilde gülümsemeleri bozuluyor. Sonra biraz toparlıyorlar ve eski hallerine geliyorlar.


Veee asıl olay bölümün sonunda kopuyor. Komedyenler ve Becky gittikleri anda Kame ve Jin de ayrılmak üzere yataktan kalkıyorlar. Ancaaak birden kendince birşeyler planlamış, kararlı bir Kame ” Nee… Chotto… Lets Hold Hands… ” deyiveriyor. O an Jin’in yaşadığı şok görülmeye değer. Kame’ye dönüp öyle bir ” HA? ” diyor ki bütün arka plandakiler kopuyor. Kame kısa bir an Jin’e anlaması için bakıyor ama nerdeeeeee
Kame’nin amacı adamın anlattığı hikayedeki gibi bir mizansen yaratmak. Yani o Jin’e ” Hadi el ele tutuşalım. ” dediğinde Jin’in de kadının yaptığı gibi ellerini arkasına saklayıp hoplayarak ” Hayır ” demesi gerekiyordu. Böylece hem Kame’nin elini tutmak istediğini ama yapmayacağını söylemiş olacaktı. Ama nerde bizim bakamızda o ince akılll?
Jin şok halde Kame’ye bakarken Kame ellerini sallıyor ve anlamasını bekliyor. Olmayınca Jin’den beklediği hareketi kendisi yapıyor ve ” Böyle yapacaktın ve hayır diyecektin. Ben de kısa bir süreden sorun olmaz diyecektim. ” diyerek odayı terk ediyor. Kame bunu istediği anda kamera Jin’in yüzüne zum yapılıyor, özellikle o ana dikkat etmenizi öneriyorum. O gözlerde gerçek bir inanamazlık, şok, şaşkınlık ve bir sürü duygu var. Jin öyle heyecanlanıyor ki elini kolunu nereye koyacağını şaşırıyor. Kame gittikten sonra da ” Bu hakkında gerçekten çok endişeliyim ” diyerek onun peşi sıra odadan çıkıyor.
VİDEO BURADA
Bu bölümde de ikisinini kısa bir bölümleri var. İlk başta Kame gelip yatağa oturduğunda Jin’le ikisinin utanmaları, gülmemeye çalışırken girdikleri haller için bile izlenmelidir.
VİDEO BURADA
Bu iki bölümün haricinde Kame ve Jin’in etkileşime girdiği pek çok bölüm var ama elbette hepsine birden yer vermeye kalksam bu yazının sonu gelmez. Bu yüzden en bilinen ve sevilen birkaç tanesinden bahsedip geçeceğim.
Jin’e bakarken konuşmayı kaçıran Kame
VİDEO BURADA
Jin’e gidebilmek için hem Maru’yu hem de Koki’yi itekleyen Kame

VİDEO BURADA
Her zamanki gibi Kame’yi yapacağı görevi büyük bir merakla izleyen Jin

Önce Jin elini Kame’nin elinin üzerine koyuyor ve hemen ardından Kame uzanıp Jin’in elinin üzerine elini koyuyor.

Kame’nin en sevdiği parçalardan birini çalan Jin
VİDEO BURADA
Daha önceki yazılarımda bahsettiğim meşhur yeni yıl bölümünden Jin’e atılan tatlı bir bakış,

Kame’ye bakarken yakalanınca Jin’i aldığı surat ifadesi


Komedyenler bir senaryo veriyorlar bizimkilerin elinde onlar da buna göre oynuyorlar. Bu oyunu daha önce de oynamışlardı o zaman da Jin başroldeydi kereta çok sevimli bir şekilde kotarmıştı işi. Jin Ueda, Maru ve Kame’nin önüne geçtiğinde bir tek Kame’yi kolundan tutarak engellemeye çalışıyor. Asıl can alıcı sahne bunlar oyunu kazandıklarında seviniyorlar, zıplıyorlar falan. Komedyenler de hediyelerini uzatıyorlar. O ana çok dikkat edin. Jin iç güdüsel olarak Kame’nin yanında durmak için atılıyor. Ama bir nedenden ötürü birden duraklıyor. Öyle bir bocalıyor ki bir ileri bir geri adım atarken çok telaşlı görünüyor, bir türlü karar veremiyor. Kame ile göz göze gelince Kame aralarına oyundaki tek kadını alarak Jin’i geride durmaya mecbur bırakıyor. O zaman Jin gerilerken hafifçe Maru’ya tosluyor.
VİDEO BURADA
Bu an önemli neden çünkü benim de katıldığım önemli bir teorinin de kaynağını oluşturan anlardan biri. Kame ve Jin özellikle 2009-10 yıllarında birbirlerinden olabildiğince uzak durdular. Bunun nedenleri bir sürü nedene bağlansa da ortada bir gerçek var hem Kame ve Jin hem de grup üyeleri ikisinin birbirinden uzak durması için özel bir çaba harcıyorlar. Bunu daha önceki ŞU YAZIMDAKİ 9. maddede bahsettiğim yarışmaya çıkarlarken de benzer bir olay yaşanmıştı. Kame ve Jin ilk giriş yaptıklarında hemen yan yana duruyorlar. Kolay değil on yıldan fazla bu şekilde durmaya alışmışlar. Ama sonra Nakamaru ve Taguchi hemen Kame ve Jin’in arasına girerek mesafelerini açıyorlar. Tabii bu arada hem Kame’nin hem de Jin’in bakışlar oldukça ilginç.
Mesela şu örneğe dikkat edelim, Jin aptalca bir espri yapıyor, diğerleri gülerken Kame’de gülerek Jin’e doğru atılıyor. Tam o anda Nakamaru uzanıp Kame’yi kolundan yakalıyor ve onun Jin’e ilerlemesine engel oluyor. Kame bir an ona bakıp bir an şaşırıyor ama hemen toparlanıp geriliyor ama bu arada gülümsemesi de gidiyor. Jin de garip sadece seyredebiliyor olanları.

Biraz daha yakından bakalım,

Durum budur. Şimdi benim teorime gelelim ortada dönen bir sürü teorem var. Özellikle de ben tatilde olduğum sırada *zamanlama harika di mi* Jin’in KAT-TUN dan resmi olarak ayrıldığı açıklandıktan sonra. Evet, Akanishi Jin artık KAT-TUN grubunun bir üyesi değil. Zaten ben bir önceki yazımda Johnny’nin Jin üzerindeki oyunlarından bahsetmiştim az biraz. Şimdi elimizdekileri iki teoriye dönüştürebilirim,

TEORİ 1 : Jin Johnny için Amerika’ya giriş bileti olarak seçmişti. Hem İngilizceye yatkınlığı, hem ailesinin soy ağacı, yakışıklılığı, yeteneğiyle biçilmiş kaftandı. Jin’i Amerika’ya rahatlıkla gönderebilirdi çünkü geride KAT-TUN u sırtlayabilecek biri, Kame vardı. Ama ilk denemesinde başarısız oldu çünkü henüz ortam hazır değildi. Ne Jin açısından ne de Kame açısından. Bir de skandallar patlak vermeye başlayınca başka bir yol bulmaya karar verdi. Jin’i geri çağırdı ancak bu arada Kame’ye ikisi arasında bir set vazifesi görecek bir sevgili yaptı. Amacı yavaş yavaş Kame ve Jin arasındaki mesafeyi açmak ve soğutmaktı. Böylece ikisini yıllar boyunca sırt sırta, omuz omuza, göz göze görmeye alışmış, bunu seven ve isteyen hayran kitlesini ayrılığa hazırlamış olacaktı.
Kame ve Jin birdenbire birbirlerinden uzaklaşmadılar zaten ne kadar çabalasalar da bir şekilde her zaman birbirleriyle ilgili oldular. Zamanla baskı arttı, diğer üyeler de özel bir çaba göstermeye başlayınca Kame ve Jin artık tek kelimeli konuşmalara geçtiler. Hatta sonlara doğru artık kesinlikle birbirlerine bakmıyorlardı. Ancaaaak gerek Cartoon KAT-TUN çekimlerine, gerekse grubun katıldığı programların çekimlerine katılan hayranlardan düşen fan raporları gösteriyordu ki Kame ve Jin sadece kamera açıkken birbirlerine kaşı bu şekilde soğuklardı. Ne zaman kamera kapansa o zaman birbirleriyle konuşuyor, şakalaşıyor, fısıldaşıyorlardı. O zaman ya bu soğukluk sadece bir oyundu. Fanları Kame ve Jin’in birlikte çalışmaktan mutsuz olduklarına inandırmayı, aralarında sorun varmış izlenimi yaratmayı, böylece tıpkı şu anda olduğu gibi Jin grubu bıraktığında hayranlardan çok da fazla tepki almamayı amaçlıyordu.
Şu anda Jin grubu bıraktı. Evet herkes üzgün ama ne var biliyor musunuz? Aynı zamanda oldukça büyük bir çoğunluk bunun olmasını bekliyordu hatta Kame ve Jin ayrı ayrı mutlu olacaklarsa Jin gitsin diyenler bile çıktı. Yani plan başarıyla uygulanmaya başlamıştı. Artık Jin’in macerası için yolları açık, Kame başarıyla ilerleyen Asya turu sayesinde artık grubu başarıyla sırtlayabileceğini göstermiş durumda. Artık KAT-TUN un K ve A harflerini Kamenashi Kazuya temsil edecek. Grubun ” gücü ” olarak.
TEORİ 2 : Jin’in ilk Amerika’ya gidişi kopan bir skandal sonrasında gerçekleştiği için oldukça zor bir durumdu. Tabloid gazetelerine sızan haberlerde Jin’in 14 yaşında bir kızı hamile bıraktığı geçmeye başladı ve Jin Amerika’ya postalandı. ( Bu arada Japonya’da 13 yaş yasal evlilik yaşı olarak kabul ediliyor. Yani 13 yaşındaki bir kız isterse evlenebiliyor. Jin’i de annesi 15 yaşındayken dünyaya getirmiş. ) Johnny’s bu tür skandallara asla taviz vermeyen bir şirket. Daha önce News grubundan Kusano ve Uchi yasal olmayan içki ve uyuşturucu madde kullanımı yüzünden gruplarından atılmışlardı. Johnny’s in grup dağıtmaya kadar gittiği de biliniyor aynı zamanda bu tür olaylarda.
Bu skandal patladığında Johnny apar topar Jin’i gönderdi. Çünkü Jin Kusano veya Uchi gibi kolayca gözden çıkarabileceği biri değildi. Hem japon kızlarının 1 numarası, hem de daha yeni albümü 1 milyon satış rakamını aşmış bir grubun en sevilen üyesiydi. Dolayısıyla onun akıllanmasını istedi. Jin döndükten sonra durum bir süre olaylar iyi gitti ancak Jin yine yavaş yavaş yoldan çıkmaya başladı. Birincisi neredesye alkoliklik seviyesinde içki içen bir insana dönüştü. İkincisi elinden sigarasını bırakmaz oldu. Elinde sigarasıyla video klipte görünen tek Johnny’s üyesidir. Kadınlar arasındaki gezintisi son sürat devam etti ama asla bir kadında kalıcı olamadı. Bir de üstüne uyuşturucu kullandığında dair haberler çıkmaya başlayınca Jin için bazı kararlar alınmasının vakti gelmişti.
Jin eğer isterse Johnny sponsorluğunda Amerika’da şansını deneyebilirdi. Ama bizzat Johnny-san’ın lafına göre ” Eğer Jin Amerika’da başarısız olursa bir daha KAT-TUN a dönemeyecekti. “ İşte bu Johnny’nin Jin’in önüne koyduğu en büyük engel ve kural oldu. Yani bu demek ki artık Jin’in ikinci bir geri dönüş umudu yoktu. Bu Jin’i de Uchi ve Kusano gibi gruptan atmanın değişik bir tarzı gibi olmuştu. Zaten Amerika konserleri öncesinde Jin’in gruptan ayrılmayı düşünmediğini söylerken ilk konseri sonrasında birdenbire gelecekte ne olur bilinmez demecini vermesi, böylece kendini birilerine kanıtlamış gönül rahatlığıyla konuşması buna işaret olarak gösterildi.
Eveettt kafanız karıştı mı?
Nette, bloglarda, forumlarda haftalardır bu teoriler tartışılıyor. Zaten teaa aylar önce Oppasia’daki topiclerinde Jin’in bu grupta zamanının fazla kalmadığını yazmıştım ve öngörüm gerçekleşti. Keşke olmasaydı ama sanırım bu kaçınılmazdı. İster top secret bir ilişkiyi gizlemek için olsun, ister atılmanın değişik bir yolu olsun sonuçta artık Kame ve Jin kesin olarak ayrıldılar. Jin’in Amerika konusundaki başarı şansına gelince bunu da değerlendireyim.

Pozitif 1 : Jin gerçekten müzikal bakımdan yetenekli, hem besteciliği hem de söz yazarlığı olan bir müzisyen. Ayrıca yakışıklı, seksi, kızları kendine çeken bir cazibesi var. Müzikal pazar için iyi niteliklere sahip. Elbette biletleri satacak ve ilgi görecektir. İyi dans ediyor, güzel görünüyor, kızları çığlık attırıyor.
Negatif 1 : Ancak müzikal pazar Jin gibi yüzlerce yeteneği hemen her gün sindirip çerez misali tükürüyor. Jin’in Amerika’ya adım atmak için öncelikli olarak Amerika’da yaşayan Japon, Tayvan ve Çin vatandaşlarını hedef alması, Afro kökenli oyunculardan oluşan bir filmim Harlem’de galasının yapılması gibi birşey. Jin % 60 ı uzak doğu kökenli 2000 kişilik stüdyo konseriyle Amerika’yı feth edeceğine inanırsa alacağı tek şey poposuna güzel bir ayak izi olabilir.
Pozitif 2 : KAT-TUN hayranlarının büyük kısmı hala onu desteklemeye devam ediyor. Bu iyi bir şey çünkü eğer ki Amerika macerası hüsranla biterse Jin’i evinde bekleyen bir kitle olacak demektir. Zaten ilk gidişinde ve dönüşünde Amerika’da tek bir basın organında bile haberi yapılmazken kendi ülkesini ayağa kaldıran kişi olmasından bellidir ki o, kendi ülkesinde bir prenstir.
Negatif 2 : Büyük kısmı destekliyor evet ama büyük kısmı da artık Jin’i unutmaya hazır bir tutuma girmiş durumda. Hele de Kame ile arasının artık bir buz dağı misali açıldığı 2010 yılında en arzu edilen erkek listesinde 3. lüğe kadar gerilemesi bunun ilk göstergesi olmuştu.
Pozitif 3 : Jin sanırım bu atılım olayında yanlız olmayacak gibi zira Yamapi de bu pazar için cilalanmaya başlanmış bir görüntü içine girdi. Çıkardığı singlelarındaki ingilince ağırlığı, son klibinde dünyaca tanınan bir video klip yönetmeninin tutulması gibi bazı işaretler var. Ne kadar çok yandaş bu piyasaya girerse Amerikalıların japon şarkıcılara ilgisi de artabilir.
Negatif 3 : Ancak ortada büyük bir sorun var. Hani Jin’i ve Yamapi’yi diğerlerinden farklı kılan o dil özellikleri var ya aslında pek çok kişi tarafından beğenilmiyor. Şahsen ben çoğu kez Jin’in veya Yamapi’nin ne dediğini anlayamıyorum. Yamapi biraz daha iyi gibi olsa da Jin biraz da dilini sürçerek konuşmasından ileri gelen bir anlaşılmazlığa sahip. Üstelik Jin oldukça içine kapanık bir insan. Yani o sahnede parlayabilenlerden. Bir izleyin ropörtajlarını onunla konuşurlarken her zaman başka yerlere bakan, bakışlarını bir yere odaklayamayan, mutlaka bakaca birşeyler söyleyen biridir. Son ropunda Yellow Gold şarkısını anlatırken ” Tenim sarı hayatım Altın renginde ” diye birşeyler söyleyip herkesleri kendisiyle alay ettirip güldürdü. Daha Jodie Foster’in karşısında iki kelimeyi bir araya getiremeyen bu adam nasıl bu piyasaya tutunabilecek merak ediyorum.
Pozitif 4 : Amerika’da yaşamak, western/hiphop tarzı müzikler yapıp şarkılar söylemek Jin’in her zaman hayali olmuştur. Diyebiliriz ki o şimdi hayallerini gerçekleştirmek için herşeyi, bütün ününü ortaya koymuş biri, takdir edilmeli. Herkesin hayallerinin peşinde koşmaya hakkı vardır. KAT-TUN da istediği gibi müzik yapamayan ve mutsuz olan bir Jin yerine özgür, istediği gibi şarkı söyleyen, yaşayan bir Jin tercihimizdir. Nasıl ki mühendis olmak isteyen bir doktor ameliyata girip hasteyi kestiğinde ” dökün çimentoyu ” diyorsa Jin’in de Amerika’yı istiyorken KAT-TUN da mutlu olması imkansızdır.
Negatif 4 : Amerika maalesef Jin gibi yetenekli, yakışıklı bir çok girişken gence sahip bir piyasa. 26 yaşına geldikten sonra bu piyasaya girmek, tutunmak, kendini geliştirmek oldukça zorlu bir süreç olacaktır. Jin’in ihtiyacı olan dikkat çekici birkaç olaya imza atması, iyi şarkılarla piyasaya girmesi olmalıdır. Jin gibi hassas bir çocuk orada eğer başarısız olursa alkoldü, uyuşturucuydu herşeye bulaşabilir. Zaten alkole düşkünlüğü biliniyor, Amerika’daki ilk konseri sonrasında arka kapıdan dansçılarından üçünü koluna takmış giderken *gözün doysun jin* görülmesi de kadınlardan da vazgeçmediğini gösteriyor. Bir de zührevi hastalığa yakalanırsa tamam olur.

SONUÇ : Jin’in Amerika’da başarılı olma şansını &40 olarak gösteriyorum. % 10 YETENEĞİNE, % 10 YAKIŞIKLILIĞINA, % 10 AMERİKADAKİ FAN DESTEĞİNE, %10 DA SÜRPRİZ GELİŞMELERE. Eğer film gibi bir şeylerde rol falan kapar ya da ünlü biriyle bir skandala adı karışır da dikkatleri üzerine çekmişken piyasaya girerse başarılı olma ihtimali var. Ama ben diyorum ki tilkinin döüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı olacaktır. Aynı yüzdeki Kame için yapmamı isteseniz size %70 oran veririm. Üstelik kırdığım %30 un tamamının nedeni sadece Kame’nin ingilizceyi bilmemesi. Çünkü Kame’de Jin de olmayan bir şey var, insanları etkileyen sempatiklik, nezaket, sevimlilik ve yakışıklılığın haricinde parıldayan bir güzellik. Sadece kızların değil erkeklerin de bir anda ilgisini çekebilecek bir potansiyele sahip. Üstelik girişken, konuşkan, akıllı. Yani Jin de ne eksikse Kame de bunlardan fazlası var. Gönül isterdi ki ikili olarak birşeyler yapsınlar o zaman bu oran %100 olurdu.
AKAME efsanesinin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Görüntü itibariyle Kame ve Jin arasında her ne vardıysa bitmiş durumda. Kame ne onun adını ağzına alıyor, ne de onun hakkında konuşulurken konuya müdahil oluyor. Bu göstermelik veya değil bundan sonra AKAME moment denilen o tatlı anlardan bir daha göremeyeceğiz anlamına geliyor. AKAME gizemi çözülemeden bitti veya hala büyük bir gizem olmaya devam ediyor. Johnny’s şirketinin gelmiş geçmiş en gizemli, en tartışmalı, en konuşulan ilişkisi hakkında unuttuğum, atladığım pek çok detay ve bilgi vardır eminim ama ben elimden geldiğince AKAME yi anlatmaya çalıştım. Şimdiye dek yazıyı merakla takip edip destek olanlara teşekkürler. Kokame istekleri var biliyorum ama önceliği sanırım KAT-TUN un bir hafta içinde Kore’de vereceği konsere vereceğim. Bu oldukça büyük bir olay olacak ve ben de sabırsızlanıyorum. KAT-TUN lu günler efem