
Uzakdoğu ile ilgilenen, filmlerini, dramalarını, eğlence programlarını hatta belgesellerini bile izleyenler eminim bir şeyi fark etmişlerdir, çekik gözlülerin diyarının yuvarlak gözlü olma konusundaki takıntısını. Öyle böyle değil artık Kore, Japonya veya Çin gibi ülkelerde estetik ameliyat sıradan bir olay haline gelmiş durumda, özellikle de göz kapağı ameliyatları. Peki bunun nedeni ne? Neden çekik gözlü vatandaşlar özellikle yuvarlak gözlü olmaya bu kadar heveslilerdir? Bu konuyu irdelemeden önce bir şeyden bahsetmek istiyorum.
Aslında orta ve güneydoğu Asya’da yaşayan halkın çoğu çekik gözlüdür. Bunun nedeninin o bölgede yaşayan insanların soğuk yaşamaya ayak uydurabilmesi için bu şekilde yaratıldıkları yönünde açıklanmakta. Yani gözler soğuğa karşı daha korunaklı olabilmesi ve karın göz kamaştırıcılığına karşı önlem olması için göz kapakları daha aşağıda, burun delikleri soğuk rüzgara karşı küçük ve dardır. Şimdilerde ağır soğuklar olmasa da geçmiş çağlarda oraların buzul bölgeleri olduğu iddia ediliyor. Bu yüzdendir ki eskimolar da çekik gözlüdür.
Estetik ameliyata yönelmelerinin en büyük nedeni elbette ki büyük ve yuvarlak gözün daha güzel olduğuna inanmaları. Çok azı bunu sağlık nedeni ile yaptırıyor. Uzak doğuda estetik artık su içmek kadar doğal. Ama estetik yaptırmadıysanız da sorun değil çünkü uzak doğulu genç kadınlar ve kızlar makyaj konusunda çok ustalar. Bu noktada ülkelerin bir diğer kazanan sektöründen yani lens sektöründen bahsetmek gerek. Sadece göz kapaklarıyla oynamak yetmiyor, aynı zamanda lens kullanarak irisleri büyütüyor ve gözlerini olduğundan daha iri, yuvarlar gösteriyorlar. Öyle ki en son JPOP un divalarından Koda Kumi sadece kendisi için üretilmiş ve başka benzeri olmayan lenslerini açık arttırmayla satmıştı. Normal insan gözü şeklinden çok daha değişik şekillerdeki iris ve renklere kadar envai çeşit lens kullanımı yaygın. Ayrıca zaten gözlük kullanmıyorlar ise mutlaka lens kullanıyorlardır. Ustaca yapılmış makyajla desteklendiğinde karşınızda makyajsızken kesinlikle tanıyamayacağınız insanlar çıkıyor.
Bir lens, takma upuzun kirpikler, ustaca yapılmış makyajın mucizelerine tanıklık etmek için sadece şunlara bakmanız yeter.








Dramalarda izlediğiniz yakışıklı ve güzel insanların kadın erkek ayırt etmeden çoğunluğunun estetik yardımı aldıklarını söylemeye gerek yok sanırım. Kadınlar üstüne bir de makyaj ve lens desteği ile olduklarından çok daha güzel hatta afet hale gelebiliyorlar. Japon, Kore ve Çinli kadınların aslında birbirlerinden oldukça farklı olduğu yanları var. Mesela Kore’li kadınlar diğerlerinden daha uzun oluyorlar. Ayrıca dişleri de diğer Asya’lı kadınlara oranda daha düzgün. Ancak Japon kadınları özellikle dişlerden yana oldukça mağdurlar. Bu da ülkelerinde diş estetiğinin de büyük bir sektör haline gelmesini sağlamış durumda. Çinli kadınların ise göz kapakları diğerlerine oranla daha dar. Güldüklerinde özellikle ince bir çizgi halini alıyor gözleri. İçlerinde en beyaz tene Japon ve Kore’li kadınlar sahip. Bu noktada özellikle Japonya’da ve Çin’de beyaz tenin saflığı vurgulaması yüzünden ten beyazlatıcı ürünlerin oldukça popüler olduğunu da vurgulamam gerek.
Bunu doğru buluyor muyum? Eğer özenti için yapılıyorsa doğru değil bence. Ancak bir de şu mahalle baskısı dediğimiz olay var. Bu memleketlerde adeta estetik yaptırmayana garip gözüyle bakıyor. Aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Burada G.Kore’li lise kızları arasında bazen gizli kameralarla bazen de açıkça yapılan söyleşiler yer alıyor. Günde 16 saat ders çalışmalarından tutun da diğer öğrencilerin hatta kendi ailelerinin onları ne kadar yargıladıklarını göreceksiniz. Başta İngilizce öğrenmeleri konusundaki katı kurallar var. Özellikle Çin’de bu çok daha sert. Anneler çocuklarını her zaman rekabete, daha iyi olmaya, daha akıllı olmaya, birinci olmaya güdüleyen bir disiplinle yetiştiriyorlar çocuklarını.
Sonra estetik yaptırdıklarında daha önce kendisine hiç güzel olduğunu söylemediği annesinin ” Şimdi çok güzel oldun. ” dediğinden bahseden bir genç kız var. Böyle bir psikolojiden sonra bu genç kızlar yaptıkları şeyin yanlış olduğunu neden düşünsünler ki? Hatta estetik yaptıramayanların gözlerini büyük gösterebilmek göz kapaklarını yapıştırdıklarını görmek daha acı olan. Böylece dediklerine göre ” güzel gözlere ” kavuşuyorlarmış. Bir anime karakteri gibi büyük, iri ve çekik değil.
Bundan kelli ben Koreli veya Japon bir ünlünün estetik yaptırmış olduğu yazılıp çizildiğinde ” So what? ” diye düşünüyorum. Bize göre tamamen yanlış olan bir şey olabilir ama dediğim gibi onlara göre normal ve böyle mutlular. O zaman onları yargılamak bana neden düşsün diye düşünüyorum? Yani onlar kalkıp ülkemizdeki sosyal alışkanlıkları sorgulamıyorlarsa biz de sorgulayamayız sanırım. Ha elbette ki çekiştiririz, onlar da çekiştiriyorlardır. Ama sınır orada kalmalı. Bana göre çok yanlış bir şey yapıyorlar, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu bu önemli özelliğe bir hastalık muamelesi yapıp kurtulmaya çalışmak bana Michael Jackson’u anımsatıyor her seferinde nedense…
Kıssadan hisse Tarkan’ın sevdiğim şarkısındaki bu mısralar sanırım düşüncelerime yeterince tercüman oluyor.
Başkası olma kendin ol. Böyle çok daha güzelsin…











