RSS

Etiket Arşivi: Gong Yoo

Darkangel’ın Haremi

Arada sırada bana da mim geliyor bazılarını hala fırsat bulup yanıtlayamadım ama bunu bekletebileceğimi sanmıyorum. Zira blog dünyasını bir anda ele geçirip hızla yayılan, küçüğünden büyüğüne pek çok blogun kendi haremini kurup dünya aleme gösterdiği bir mim bu. Bekletsem bir anlamı kalmayacak. Aslında ben zaten uzun zaman önce bunun gibi bir liste yapmıştım ŞU YAZIMDA görüleceği üzere. Benim için yeni sayılmaz yani :D Ama sevgili Lafea’cığımı kırmayarak bir liste hazırlayacağım. Lafea ŞU YAZISINDA beni de mimlemiş :D Madem bu liste genellikle fiziksel özellikleri ön plana çıkaran bir mim ben de böyle bir liste hazırladım. Ama liste pek fazla değişmeyecektir bunu da söyleyebilirim.

Ancak bu liste sizin diğer bloglarda gördüğünüz listelere benzemeyecek bunu önceden söyleyeyim. Zira benim kriterlerim diğerlerine benzemez. Benim bir erkeği beğenmem için birkaç etken gerek.

1. ) Darkangel güzel erkek sever. Bunu en baştan kabul edin. Benim erkeklerim öyle yahşi cazibeye sahip, ayı gibi herifler değildir. Kirli sakalı yüzüne yapışmış dolaşan tipler hiç değildir. Yüzünden nur akan tipler vardır baktığınızda erkek olduğunu bilirsiniz ama kız gibi güzel demekten de kendinizi alamazsınız. İşte onlar Darkangel’ın erkekleridir.

2. ) Darkangel güzel gülümseyen erkek sever. Yanakları kırışmasın diye gülümsemekten kaçınan, fake gülümsemelerle ortalıkta dolaşan erkekleri sevmez. Gülümsemesi gözlerine ulaşan, gülümsediğinde ışıl ışıl olan erkekleri sever.

3. ) Darkangel saçları güzel olan erkek sever. Şöyle gür, sağlıklı olacak, istediğin şekle girebilecek kalitede olacak, üzerinden jöle akmayacak saçlara sahip erkek Darkangel’ın hemen ilgi alanına girer. Bir erkek kadının saçlarına dokunmaktan hoşlanıyorsa neden kadınlar da erkeklerin saçlarına dokumaktan hoşlanmasın ki?

4. ) Darkangel az kas sever. Öyle pazuları tişörtlerinden fışkıran, gömleğini giydiğinde yırtılacak gibi gerilen adamlardan hoşlaşmaz, göz zevkine hitap etse de favorilerine almak istediğinde bunlardan pek azını seçecektir.

Bunları baştan kabul ettiniz mi? O halde kapılar açılsın, Darkangel’ın erkekleri sizlere kendilerini tanıtsın… (Kolaj hazırlayacak vaktim yoktu kusura bakmayın arkadaşlar)

1 NUMARALI GÖZDE KAMENASHİ KAZUYA

Biliyorum biliyorum hiç sürpriz olmadı. :D Ancak dikkat ederseniz yukarıda saydığım bütün maddeleri bir arada bulabildiğim nadir erkeklerdendir kendisi. Gözümün nuru, kalbimi pır pır eden insan, her şeyi minik ama kalbi sorumlulukları kadar kocaman adam… Kaşından ayaklarının ucuna kadar taptığım erkek… Sen benim değil, ben senin kölen olayım be!

2 NUMARALI GÖZDE IKUTA TOMA

Overaaaa homo janaiiiii dedi kalbimi çaldı bu vatandaş. Ikuta pek çok idole taş çıkartan disipline sahip, özel hayatını iş hayatına asla karıştırmayarak durduğu prensipli noktayla parmakla gösterilecek profesyonellikte bir oyuncu. Müthiş sıcak gülümseyen, şakacı, sevimli, gülümsediğinde sadece sizi değil etrafındaki herkesi de gülümsemeye teşvik eden biri. Ayrıca AnAn resimlerinde gördük ki kendisi taşmış taşşşşşş! *salyalarınısiler*

3 NUMARALI GÖZDE YAMASHITA TOMOSHISA

Yamapi’yi listede görmeyi bekliyordunuz belki ama eminim bu kadar yüksek bir sırada olmasını beklemiyordunuz. Yamapi neden 3. sırada? Çünkü gülümsemesi gözlerine ulaşmayan bir erkek. Çoğu zaman onun kendisi gibi davranmadığını, sadece rol yaptığını, gerçek Yamapi’yi imajının arkasına çok sıkı bir şekilde kilitlediğini hissediyorum. Bu da beni ona karşı dikkatli ve mesafeli olmaya itiyor. Ama lokum gibi adam bunu da kimse inkar edemez. :D

4 NUMARALI GÖZDE JANG GEUN SUK

Dünyalar güzeli bir adam daha. Bir erkek ancak bu kadar güzel, kibar ve gayimsi (bu da ne demekse:P) olabilir ama yine de gel de beni elde et bakışları atabilir. Jang bir artist olduğunun fazlasıyla bilincinde, kendini hayranlarına satmasını iyi biliyor. Ayrıca çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Gerçek hayatta bu kadar efemine bir adamken oynadığı rollerin hemen hepsinde taş erkek tavrı takınması da ironi olsa gerek. :D

5 NUMARALI GÖZDE MATSUMOTO JUN

Kimse bilmez belki ama bu adam benim ilk japon aşkımdır. Yankumi’nin Shin’i olarak izlediğimden beri kendisinin hayranıyım. Gülümsemesi, ağzını yamulta yamulta konuşması, aptalca fikirleri, kedilere dokunurken içi gıcıklandığı için titremesine kadar pek şeker bir insan evladıdır. Ayrıca son dizisi Lucky Seven için de az biraz kas yaptı kereta. Hmmm…

6 NUMARALI GÖZDE LEE HONG GI

F.T. Island’ı keşfettiğimden beri favorimdir. Onun o neşeli halleri, çocuksu şakaları, çağlayan gibi akan billur sesi, çapkın gülümsemeleri yeterli onu sevmem için. Hem son yılların modasına uyup aynı sektördeki bütün arkadaşları gibi kas da yaptı. Gereksizdi bence ama elbette ki ona çok yakışıyor o ayrı.

7 NUMARALI GÖZDE AKANISHI JIN

Jin listede aşağı sıralara düştü çünküüüüü eskisi gibi gülümsemiyor, gülümsediğinde bunu yapmak istediği için değil insanlara her şey yolunda mesajı vermek için yapıyor. Etli butlu pıtırcık JinJin gitti yerini toneri biten fotokopi makinesiyle çekilmiş bir nüshasına bıraktı sanki. Saçları deyim yerindeyse arap saçına dönmüş durumda. En son ne zaman tarak vurdu tahmin etmek bile istemiyorum. Listede ama eski Jin’in hatrına…

8 NUMARALI GÖZDE GONG YOO

Son zamanlarda pek projelerde yer almayarak kendisini neredeyse unutturdu. Ama bizim Gong Yoo aşkımız o kadar da çabuk ölmez. Eğer aklını kullanıp güzel bir projede rol kapamazsa onun için geleceği pek aydınlık görmüyorum.

9 NUMARALI GÖZDE KIM BUM

Kendisini BOF serisinde tanıtım ve o sıcak gülümsemesiyle dikkatimi çekti diyebilirim. Ama kalbimi son dizisi ” Padam Padam: The Sound of His and Her Heartbeats ” ile feth etti. Offf ki offf. Üstelik bir de saçları uzamış. Hoş şimdi yine kestirdi ama uzun saç ona gerçekten çok yakışıyormuş.

10 NUMARALI GÖZDE Hayami Mokomichi

Bu vatandaşı Gokusen’de seyrettiğimde hiç dikkatimi çekmemişti. Sadece ne kadar uzun bir Japon diye düşündüğümü hatırlıyorum o zamanlar. Ama sonra Zettai Kareshi’deki robot Night rolünde izlediğimde beynimden vurulmuşa döndüm. Bu adamda bu kadar sevimli olma kapasitesi var mıydı gerçekten? Gülümsediğinde yüzünde güller açıyordu. Üstelik o uzun boyuna bir de vücut yapmıştı ki aman amannn :) Gerçi şimdilerde yeni rolü için oldukça kilo verdi ama umarım en kısa sürede o kiloları geri alır.

Bu mimi kendisinin haremini henüz yayınlamadığını düşündüğüm SUPERİSİ ne paslıyorum hade bakalım bir de seninkileri görelim :D

 
6 Comments

Posted by 10/03/2012 in Darkangel

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Senin Gölgeni Bile Seviyorum…

Adı : Geon-bbang-seon-saeng-kwa Byeol-sa-tang
Alternatif isimleri : Hardtack Teacher and Star Candy – Biscuit Teacher and Star Candy / Hello My Teacher
Tür : Dram, Romantik, Okul
Bölüm : 16
Yıl : 2005
Yönetmen : Oh Jong Rok, Kim Hyung Sik
Yazar / Senarist : Kim Jung Ah

Oyuncular :

Gong Hyo Jin as Na Bo-ri
Gong Yoo as Park Tae-in
Kim Da Hyun as Ji Hyun-woo
Choi Yeo Jin as Noh Jem-ma

Araya biraz tanıtım alayım yahu hep haber haber olmaz ki de mi? :D Sevdiğim ve her zaman tavsiye ettiğim dizilerden birini daha henüz izlememiş olanlar için tanıtmak istiyorum. Ben genellikle japon dizileri ve müzik dünyasıyla ilgilensem de Kore dramaları ve müzik dünyası da aynı derecede ilgimi çekiyor. Çok fazla yer vermsem de arada sırada tanıtımlarını yapmaya çalışıyorum. Umarım şimdiye dek önerdiğim dizilerden hoşnut kalmışsınızdır. Bunu da denemeden geçmeyin. ;)

Efem izlerken gülmekten ölmek ile ağlamaktan çatlamak arasında kalabileceğiniz bir dizi diyebilirim bu dizi için. Net dünyasında pek çok isimle bilinen bir dizi. En çok Hello My Teacher ve Biscuit Teacher and Sugar Candy adlarıyla biliniyor. Başrolde Coffee Prince dizisi ile bildiğimiz ama o zamanlar biraz daha genç olan Gong Yoo var. Zaten izleme nedenim de oydu ama kesinlikle pişman olmadım. Bu adam çok güzel güldüğü gibi harika da ağlıyor ya. Böyle şıpır şıpır , dizi boyunca sayısını unuttum ağladığı sahnelerin.

Konusuna gelince efem Na Bo Ri isimli bir kızımız lisesinde bir zamanlar öyle şeyler yapmış ki bir nevi efsaneye dönüşmüş. Yıllar sonra kendi lisesine öğretmen olmak için başvuruyor. Aynı gün güzel bir çekim numarasıyla bir uçağa geçiyoruz. Zengin bir doktorun uçarı, haylaz, çekici, komik, eğlenceli oğlu son sınıfı okumak üzere Amerika’dan ülkesi Kore’ye geri dönüş yapıyor.

Bo Ri tabii geçmişi yüzünden öğretmen olarak kabul edilmiyor ancaaaaakkk daha geldiği gün ortalığı birbirine katan Park Tae In yüzünden okulun aynı zamanda müdürü de olan üvey annesi Bo Ri’yi bu haşarı gence göz kulak olması, onu beladan uzak tutması karşılığında öğretmenliğe alıyor. Gelin görün ki bizim bu müdürün erkek kardeşi de bir zamanlar kızımız okurken platonik olarak aşık olduğu resim öğretmeniymiş ve aynı zamanda Park Tae In’in üvey amcası oluyor. Hala da öğretmenlik yapıyor.

Gerisini de izleyerek öğrenin diyorum. Kıssadan hisse müthiş eğlenceli, müthiş duygusal, müthiş sıcak bir diziyle karşı karşıyasınız. Bo Ri ve Park Tae’nin ağladığı her sahnede yemin ediyorum sizin de içiniz acıyacak, siz de ağlayacaksınız. Güldüklerinde kalbiniz ısınacak. Özellikle de Gong Yoo’yu bize kazandıran dizi olarak görülen bu diziyle Gong’un ve Park Tae In’in hastası olmayana ben insan demem. Özellikle bir sahnesini hiç unutmam, Park Tae üzgün öğretmeni için endişelendiğinden evine kadar giden yolda o fark etmeden takip ederken arkasından ona sevgisini gösteren onlarca şey yapar. Atlar, zıplar, şebeklikler yapar. En tatlısı ise onun gölgesini bile sevmesidir…

Diziyi BURADAN türkçe alt yazılı olarak seyredebilirsiniz. Dizinin birbirinden güzel soundtrack parçaları da kalbinizi fethedecektir eminim. İki örnek vererek bu tanıtım postunu da bitiriyorum efem.

Dizinin kesinlikle en güzel parçası

ONLY YOU

Park Tae ne zaman bir haylazlık yapsa hep bu parça çalar

Seo Joon

Daha fazla şarkıyı da BURADAN dinleyebilirsiniz.

PS : Özellikle ilk bölümlerde sonlara dikkat edelim çünkü kızımızın çektiği bazı numaraların aslında nasıl gerçekleştiğini gösteriyorlar. ;)

 
4 Comments

Posted by 06/10/2011 in KDrama

 

Etiketler: , , ,

Yoksa siz hala izlemediniz mi?

Baktım ki hiç Kore yapımı bir dizi tanıtmamışım ama zaten ilk başta Japon yapımlarına ağırlık vereceğimi söylemiştim. Yine de bu Kore yapımlarını izlemiyorum ve takip etmiyorum anlamına gelmez. Araya şöyle en sevdiklerimden tanıtımlar serpiştirmeye karar verdim. Ve elbette beni Kore yapımlarıyla tanıştıran iki yapımdan birinden (diğeri Goong serisi) başlamaya karar verdim. Özellikle de bu dizi hayatıma *dolayısıyla kardeşimin de hayatına* Gong Yoo’yu sokması dolayısıyla benim için çok özel. Ben Nefertiti ve Lafea gibi olmasam da gerçekten çok severim Gong’u. Kore’li aktörler için bir sıralama yapsam her zaman benim için ilk sırada olacaktır.

Gelelim dizimiz hakkındaki bilgilere,

Title: 커피프린스 1호점 / The 1st Shop of Coffee Prince
Also known as: Coffee Prince
Genre: Romance, Comedy
Episodes: 17
Broadcast network: MBC
Broadcast period: 2007-Jul-02 to 2007-Aug-27
Opening Theme: Lalala, its Love, by The Melody

Yoon Eun Hye as Go Eun Chan
Gong Yoo as Choi Han Kyul
Lee Sun Gyun as Choi Han Sung
Chae Jung Ahn as Han Yoo Joo

Extended Cast

Kim Ja Ok as Han Kyul’s mom
Choi Il Hwa as Han Kyul’s dad
Kim Young Ok as Han Kyul’s grandmother
Park Won Sook as Eun Chan’s mom
Kim Chang Wan as Hong Gae Sik (ex-Coffee Prince president)
Kim Jae Wook as No Sun Ki
Kim Dong Wook as Jin Ha Rim
Lee Un as Hwang Min Yeop
Lee Han Wie as Mr. Ku (the butcher that likes Eun Chan’s mom)
Han Yeh In as Go Eun Sae (Eun Chan’s sister)
Kim Jung Min as DK (Yoo Joo’s ex-boyfriend)
Min Seo Hyun
Yoon Seung Ah
Jo Hyun Sook
Han Da Min as Han Byul
Lee Joon Ha
Choi In Sook

Komedi ve romantik tarzda çekilmiş eğlenceli bir dram var karşımızda. Konusu yemek taşımacılığı ve tekvando hocalığı yapan bir hanım kızımızın devamlı erkek sanılmasının getirdiği bir dizi komik olay diye anlatabiliriz. Şimdi kızımız o kadar şeker ve doğal ki bayılacaksınız ama tavırlar felan erkek gibi herkes bunu erkek sanıyor. Burada kızımızı canlandıran Yoon Eun Hye’nin büyük bir başarısının da katkısı var elbette. Kendisi zaten zayıf bir insan evladı ama burada hafif kambur duruşu, kısacık saçları, erkeksi yürüyüşü, tavırlarıyla karakterine adeta eldiven gibi uyuyor. Erkek kılığına giren kız konulu çok dizi seyrettim ama şu ana kadar bu rolün altından Eun Hye kadar başarıyla kalkanını görmedim. Yuvarlak sevimli yüzünde bir gram makyaj olmadan tatlılığıyla sizi mest edecek tıpkı esas erkekimizi mest ettiği gibi.

Bir de yakışıklımız var tabii, böyle ailece voleyi vurmuş, zengin bir çocuk. Gülünce yüzünce güller açan cinsten. Şeytan tüyü dedikleri şeyden de bolcana olunca beyimizin çapkınlığı dillere destan bir hal almış. Amaaa bu keyfi uzun sürmeyecek. Bunda bir büyükanne var evlere şenlik. Bizim oğlan başını bağlamaya çalışan büyükannesinin hamlelerini bertaraf edebilmek için bizim kızla anlaşıyor. Onu erkek biliyor ya gay gibi davranıp taliplerini kaçırıyor. Sonra olay çocuğun büyükannesinin zoruyla cafe açması ve kızımızın da orada çalışmaya başlamasıyla dallanıp budaklanıyor.

Cafede birbirinden ilginç ve sevimli karakter mevcut. Ayrıca bizim esas oğlanın aşık olup bir türlü unutamadığı bir hatun ve bunun birlikte olduğu ama esas kızımızın peşinde olduğu bir de erkek arkadaşı hayatlarına dahil olunca siz görün curcunayı. Diziyi Ezgidizi, Asyadrama gibi sitelerden türkçe alt yazılı izleyebilirsiniz. Dizi hem komediyi hem de dramı birbirine güzel bir şekilde harmanlamayı iyi başarmış. Eun Hye’nin bazen bana çok salakça gelen abartılı mimiklerine bile katlanabiliyorsunuz.

Yeri gelmişken dizide Go Eun Chan’ın kız kardeşine aşık güçlü kuvvetli safı oynayan Lee Eon 2008 yılında geçirdiği motorsiklet kazasında hayatını kaybetmiştir. Diziyi ikinci kez seyrettiğimde onun olduğu her sahnede acayip hüzünlendim. Uzak doğulular motorsiklet kullanmayı seviyorlar zaten o trafikte bazen de mecbur kalıyorlar ama çok fazla da kaza meydana geliyor maalesef.

Dizinin çok güzel bir soundtrack albümü var. Birbirinden güzel şarkıları dinlemek için buraya bakabilirsiniz.

10/9 Neden? Şu Korelilerin tam finale gelince hadi biraz ara verelim birkaç yıl sonra büyüyünce kavuşuruz mantığı nedir arkadaş. Tamam güzel bi mesaj olabilir ama seyirciyi tatmin etmekten çok uzak olduğunu belirtmeliyim. Benim kişisel yorumuma gelince,

Birini sevdiğiniz zaman nelerden vazgeçebilirsiniz? Paradan? Güçten? Ailenizden? Değer yargılarınızdan? Kendinizden? Peki ya bu karşınızdaki kişi bütün bunların hepsinden birden vazgeçmenizi gerektirecek, bütün dünyaya, ailenize hatta kendinize meydan okuyarak kazanabileceğiniz biri ise? Yapabilir misiniz?

Önce üzerinizdeki yargılardan soyunmanız gerekir. Katman katman… Acı çekerek… Kabul etmek zordur. Önce onu kabul etmek, sonra onu sevdiğinizi kabul etmek, sonra da kendininizin aslında ne olduğunu kabul etmek. Diziyi seyrederken Han Kyul ile birlikte bütün bu aşamalara tanık oluyoruz, onunla birlikte aşıyoruz bütün engelleri. Onunla birlikte kaçmanın sadece kendinden kaçmak olduğunu keşfediyoruz. Onunla birlikte pes ediyoruz. O en dayanılmaz, en uç noktaya gelip kopuşuna tanıklık ediyoruz. Aslında bu bir pes ediş değil, ona sarıldığında yüzünde beliren ifadeye bakınca anlıyoruz, bu bir kazanış. Karşısındakinin biz kız olduğunu biliyoruz ama o bilmiyor. Ya Eun Chan gerçekten erkek olsaydı bu aralarındaki aşkı küçültür müydü? Değersiz mi kılardı? Han Kyul’un çektiği acılar önemsizleşir miydi? Ya siz? ” Ne olursan ol artık hiç önemli değil. İster erkek ister uzaylı seni seviyorum. “ diyebilecek kadar cesur musunuz?

 
5 Comments

Posted by 19/05/2010 in KDrama

 

Etiketler: , , ,

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.