RSS

Etiket Arşivi: Nagase Tomoya

Uzak Doğu Postası – 14

Selamlar efemmmm! Haberlere önce annemin cephesinden gelişmelerle başlamak istiyorum. Geçtiğimiz hafta bayağı gelişme kaydettik sayılır. Önce yatağın kenarına oturdu, sonra tekerlekli sandalyeyle dışarıda gezindik. Cuma günü de ilk kez fizik tedaviye giderek ayağa kalktı. Bu ona müthiş moral oldu ve haftaya da böyle başladık. İlk üç günde önce birkaç kere kendi başına tek ayağı üzerinde durmaya çalıştı ve ondan sonra da kollarını çalıştırarak güçlendirmeye çalıştık. Bugün ayağa kalkmanın yanı sıra bariyerlere tutunup kollarından güç alarak ve biraz da zıplayarak altı adım kadar ilerledi. Ağladı sevincine, biz de çok mutlu olduk o böyle mutlu olunca. İnşallah çok daha iyi olacak, çok daha ilerleyecek. O moralle sizlere bir posta daha atıyorum. Haber aralıkları uzun oluyor biliyorum ama ne yapalım :)

Haberlerimize Akanishi Jin cephesinden gelen haberlerle başlıyorum. Jin önce Jin twitterinde filmin çekimlerinin sonunda bittiğini duyurdu hatta filmin bitiş partisinden resimleri de nete düştü. Yönetmenin kendisi tarafından da bizzat çekilmiş resimleri de yönetmenin twitterine eklendi. Jin yönetmenin twitter hesabı açtığını kendisi duyurdu hatta daha geçenlerde retweet yaptığını çakamayan sanki kendisi değilmiş gibi adama ders verme havalarına bilem girdi. :P Tahmin ettiğimiz üzere saçları uzun ki ben zaten onu uzun saçlı oldukça beğenirim. Yönetmen de Jin’den memnun olduğuna dair mesajlar geçmiş. Aşağıda partiden diğer oyuncular ve yönetmenle resimleri var. Bu çocuk giderek zayıflıyor, gidişatı hiç iyi görmüyorum.

Yönetmen Carl Rinsch’in Jin hakkındaki tweeti

CarlRinsch
Congrats @Jin_Akanishi! What an amazing performance. Everybody loves u, bro. U crushed it. Let’s hear a big twitter-wide congratulations!!!

Bu arada sonunda Warner’da Jin’in albümü hakkında ufacık bir duyuru yaptı. Jin’in takviminin sonbahara kaydırıldığını açıkladı -sanki bilmiyorduk- ve hayranlarından sabırlı olmalarını istedi. Bütün bunlar olup biterken ve Jin için her şey iyi gibi görünürken ülkesinde çıkan bir haber herkesi şaşırttı. Haber olumsuz olmasının yanı sıra adeta Jin’in büyük idealleriyle de dalga geçercesine hafif bir havada yayınlanmıştı. Bu da Jin hayranlarını oldukça kızdırdı. Habere göre çekimlerin bu kadar uzun sürmesinin nedeni Jin’in sergilediği kötü performansmış. Bu sürenin çoğunu Jin’i daha anlaşılır konuşturmaya ve yeniden çekimlere harcamalarına rağmen sonuçtan pek memnun değillermiş ve büyük olasılıkla Jin’in sahnelerinde kesilmeler olacakmış. Hatta Jin’in çok önemli bir rolü olmasına rağmen tatmin edici bir performans gösterememesi yüzünden hikayeyi yeniden düzenlemeyi bile düşünüyorlarmış. Ne yazık ki kimse sanırım bu durum konusunda Jin’i bilgilendirmemişmiş. Ya da Jin olan biteni insanlara yansıtmamak adına tweetlerini neşeli ibarelerle atmaya çalışıyormuşmuş.

Tabii bunlar sadece tabloid gazetelerinin haberi bu yüzden çok fazla dikkate almamıza gerek yok. Bu konuda söylentiler eğer Amerikan basınında yayınlansaydı o zaman dikkate alırdık. Ama Japonya’daki tabloid gazetelerine güven olmaz. Ben Jin’e inanıyorum ve elinden gelenin en iyisini yaptığını düşünüyorum. Bu da bana ve hayranlarına yeter. Zaten haberin çıkmasından sonra hem Jin’in twitterine hem de yönetmeninkine bir sürü soru mesajı gidince Jin değil ama yönetmen bir açıklama yayınlayarak haberi yalanladı.

Herkes şimdi mutlu ama kafaları kurcalayan bir konu ortaya atıldı, bu tweetterin yönetmenin kendisinin kullandığı bir hesap olmadığı, basınla ilişkiler departmanının kurduğu yönünde bir spekülasyon var. Yani hesap fake diyorlar. Ama olmasa bile zaten yönetmen elindeki ASYA dan en fazla seyirci getirecek elemanın sahnelerini kestiğini söyler mi alla sen! Bir de kalkıp evet Jin o kadar kötüydü ki senaryoyu değiştirdim neredeyse mi diyecekti yani? Elbette yalanlayacaktı ne sanıyorlar hayranlar acaba? Sonuçta adam filmini satmaya çalışıyor kendi bindiği dalı baltalar mı? Film gösterime girince doğruyu yanlışı göreceğiz merak etmeyin. Gerçi daha bir sene var ama olsun. Bu arada yönetmenin mesajında hayranları çok mutlu eden bir de detay vardı. 47 Ronin filminin soundtrackında Jin’in de bir şarkısı bulunacakmış sanırım. Bu da güzel bir gelişme onun için. ;)

Bütün bunlar olurken Jin uzun zaman sonra yeniden ülkesi Japonya’ya döndü. Döner dönmez de ayağının tozuyla Hey Say Jump’un konserlerinden birine konuk oldu. Onu çok seven birkaç üye olmasına karşın Hey Say Jump’ta Kame’yi çok seven üyeler de var. Ne oldu dersiniz? Jin’in japonca konuşmasına izin vermediler. Ona devamlı ingilizce sorular sorup cevaplarını da ingilizce istediler. Arada Jin ” Japonca konuşabilirim. Ama ben gerçekten japonca konuşabilirim. ” şeklinde müdahele etmeye çalıştıysa da yine de onu konuşturmadılar, millet koptu Jin’in haline. Bazılarına göre olay sempatiklik yaratmak için yapılmış bir şey ama bana hiç de öyle gibi gelmedi. Adamla resmen dalga geçmişler sanki yahu! Yazık JinJin çoluk çocuğun oyuncağı oldun bea…

***** TOKIO grubunun solisti ve japon dromalarının da sevilen bir yüzü olan Nagase Tomoya hakkında da ilginç bir dedikodu düştü. Uzun zamandır ilişki içinde olduğu kız arkadaşı Aibu Saki tarafından terk edilmiş. Çünkü evlenemiyormuş. Çıkmaya başladıklarında Nagase ” Elbette Johnnys üyeleri de evlenebilir ama bu çok kolay değil.” demesine rağmen sonunda kız arkadaşı beklemeye dayanamamış. Söylentilere göre Johnny bir grup içinde sadece tek bir üyeye evlenme izni veriyormuş ve TOKIO grubunda Yamaguchi halihazırda zaten evliymiş ve limitleri doluymuş.

***** Johnnys şirketinin sahibi Johhny Kitagawa da ufak bir saldırı olayı atlattı. Evine gelip anahtarlarıyla kapısını açtığında birdenbire kendisini yabancı bir adamla yüzyüze bulan Johnny yine de ucuz atlatmış. Çünkü adamın yaptığı tek şey Johnny’nin elinden anahtarlarını alıp kapıyı kilitlemek ve onu dışarıda bırakmak olmuş :D Ellili yaşlardaki adam daha sonra gelen polis tarafından tutuklanmış. Johnny adamı daha önce hiç görmediğini söylemiş. (Tüh yahu tam da adamdan kurtulacaktır yine yırttı :P )

***** NEWS grubundan ayrı olarak birlikte çalışan Tegoshi Yuya ve Masuda Takasiha’nın birlikte kurdukları iki kişilik Tegomass grubu yakında tüm japonyayı kapsayan bir tura çıkmaya hazırlanıyor. Bu arada NEWS grubunun lideri Yamapi’nin kızkardeşi Rina da tweeterinde ağabeyinin gruptan ayrılmayacağına dair imalarda bulunmuş, hatta hayranların başlattıkları NEWS e destek kampanyasından bazı mesajları da retwittlemiş. Ancak gelen son haberler kız kardeşin çabasını boşa çıkarır nitelikte çünkü çok yakında Yamapi ikinci solo albümünü çıkarmaya hazırlanıyor. NEWS açısından gelecekte hiçbir proje gözükmezken Tegomass ikili olarak, Ryo Kanjani8 le birlikte albüm çıkarırken Yamapi solo takılıyor. Olan Shige ve Koyama’ya oldu, yazık.

***** Bir Johhnys üyesi daha G.Kore’de çıkış yapmaya hazırlanıyor. Kinki Kids grubunun üyelerinden Domoto Koichi yakında Kore’de yayınlanacak solo albümü için tanıtım çalışmalarına başladı ve ilk tv performansını da yaptı. Ancak performansı beğenilmemenin ötesinde oldukça da eleştirildi. Birinci neden acaba playback miydi değil miydi tartışması. İkincisi de tipi ve danslarının tamamen Kore’li şarkıcılara benzemesi. Bunu ben de yanlış buluyorum. Yani Kore’liler Japon müzik piyasasına kendileri gibi olarak girebiliyorsa siz de Kore piyasasına kendiniz gibi olarak girebilirsiniz. Sanırım bir tek KAT-TUN oradaki performanslarında her yerde giydikleri kıyafetlerin aynılarıyla çıkıp hiçbir değişiklik yapmadan performanslarını sunmuşlardı.

DOMOTO KOREA PERFM

***** Özel hayatındaki ketumluğuyla tanınan Ikuta Toma’da sobelenen ünlüler kervanına katıldı. Kendisi gibi oyuncu olan Yoshitaka Yuriko ile oldukça samimi ve fazlasıyla salash bir vaziyette görüntülendi. İnsan içinde, üstelik el ele görüntelenmeleri sonrasında ilişkilerinin ciddi olduğu yönünde dedikodular çıktı. Kıza bakın hele :P Nasıl tavlamış yahu bu adamı!

***** 2PM in yeni japonca albümü olan ” I’m youre man ” toplamda 37.916 adet satarak listeye 3 numaradan giriş yaptı. Hafta sonunda da toplamda 69,383 adet satarak sıralamayı 4. sırada tamamladı.

***** “You’re Beautiful” dizisinin japon uyarlaması olan Ikemen Desu Ne dizisinin sountrack parçaları da düşmeye başladı. Bilindiği üzere orjinal dizide grup kendi şarkılarını kendi seslendiriyordu. Uyarlamada da bu değişmedi ancak orjinal parçalar yerine Kore versiyonundaki şarkıları Japoncaya çevirerek seslendirmeyi tercih etmişler. Şahsen diziyi ancak on dakika seyretmeye katlanabildim. Hele de Jang Geuk’un o meşhur dudak bükme hareketinin taklit edildiği sahneyi izlediğimde bu dizi benim için final yaptı :P

Takimoto Miori Solo- Alone (Without Words)

ANJELL – PROMİSE JAPANESSE VERSİON

***** Kis-My-Ft2 (japonca Kis-u-mai-fu-tu şeklinde okunuyor ve hayranlar gruba kısaca Kisumai diyorlar.) Daha önceki tahminlerin doğrultusunda kuruluş singleları ilk gün 175.000 küsur ve hafta sonunda da toplamda 315,781 adet satarak gayet güzel bir sonuç elde ettiler. Ancak elbette KAT-TUN un debut singleının satış rakamını geçemediler. Bu rekoru kırabilecek bir başka grup daha çıkarabilir mi Johnnys’den bilemiyorum ama çok zor. Ama yine de şu ana kadar debut satışları listesinde 3. sıraya oturmayı başardılar.

1. KAT-TUN – 754.000
2. Arashi – 557.000
3. Kis-My-Ft2 – 316.000

Aslında satış rakamı benim beklediğimden az bile ben beşyüzbin sınırını geçebileceklerini düşünüyordum ama demek ki o kadar da popüler değillermiş. Üstelik bu single hem ilk olmasının hem de Ikemen Desu Ne’nin them parçasını içermesine rağmen satış bu kadarda kalmış. Bir de bu debutu tam 8 yıldır bekliyorlardı. Johnnys içinde en fazla bekleyen gruplardan biri. Yine de debut şansı bulabildikleri için bile kendilerini şanslı saymalılar.

Bu satış rakamı sonrası Kis-My-FT2 grubu hakkında ufak bir endişe başgösterdi. Henüz Tokıo Dome da konser vermeye hazır olmadıkları düşünülüyor. Bilindiği üzere Arashi’nin small dome konserleri eventlere dönüştürülmüş, KAT-TUN un 5. yıl kutlama konserleri de iptal edilmişti. Şimdi Kis-My-FT2 in debutları için vermeyi planladıkları konserler için yeterli bilet satamayacaklarından endişe ediliyor. Öyle olursa yeni bir grup için çok kötü olabilir. Tokio Dome da konser vermek ve onu doldurabilmek öyle her gruba nasip olmaz (55.000 koltukluk kapasitesi var) mesela TOKIO ve V6 grupları kuruluşlarından beri Tokıo Dome da konser vermemişlerdir. Yine de çok umutsuz olmamaları gerek bence 2.hafta satışları sonrasındaki satış rakamları 372,019 adet idi. Yani bir aylık satışta 400 bin sınırını geçecekleri kesin gibi. Bu da bir şeydir ;)

***** Evet evet yanlış görmüyorsunuz. Boşuna mı Kis-My-Ft2 grubuna bu da birşeydir demiyorum. AKB48 kızları bir rekora daha imza atarak çıkardıkları son single ile ilk gün tamı tamına 1,025,952 adet sattılar. Singleın bir haftalık sonuçları ve başarısıyla ilgili gelişmeler bir sonraki yazıda çünkü henüz bugün çıktı ve bu sonuç bugünün sonucu ;)

Kame’nin geçtiğimiz haftalarda dedikodusu çıkan dramada rol alacağı doğrulandı. Önceleri bayan aktrist olarak AKB48 den popüler bir kız düşünülüyordu ama bu sezon AKB48 elemanlarının oynadığı dizilerin düşük reyting alması yapımcıları bundan caydırmış görünüyor. Onun yerine Bandage filminden de hatırlayabileceğiniz Anne Watanabe (yess Ken Watanabe’nin kızı oluyor kendileri) gelmiş. Böylelikle güzel bir kadro oluşturulmuş olsa da animenin tuhaf yapısı ve bu oyuncuların -Kame dahil- birer canavarı canlandıracak olması çok garip olacak. Hele de Kame’nin canlandıracağı karakter koyu renk derili bir yaratık inanabiliyor musunuz? :D Bu yüzden çoğu hayranı bu dramada rol almasını istemese de daha şimdiden onu bir canavar olarak görecekleri hayaliyle coşmuş bir hayran kitlesi de yok değil. Ama en azından burundan kurtarıyorlar ehehe :)

Kame de yaptığı açıklamada ” Anime çok ünlü ve bilinen bir animedir bu yüzden bana rol teklif edildiğinde çok şaşırdım. Karakter çok karmaşık bir karakter ama en iyi şekilde aktarabilmek için elimden geleni yapacağım. ” dedi. Eylül gibi promolarına ve çekimlerine başlanacak. Aynı zamanda bir de Dream Boys var. Going’in çekimleri var. Radyo programı var. Yakında yeni albümlerinin yayınlanacağı yönünde dedikodular da gelmeye başladı bir de albüm çalışmaları olacak. Bu çocuk nasıl hayatta kalacak merak ediyorum vallahi!

Youkai Ningen Bemu
Date: From 9.00 p.m., Saturdays, October 2011
Station: NTV
Cast: Kamenashi Kazuya (KAT-TUN), Watanabe Anne (Bandage), Suzuki Fuku (Maru Maru Mori Mori)

Yeni albüm demişken KAT-TUN un yeni albüm dedikoduları şimdiden hayranlarını etkisi altına almış durumda. Üstelik yeni albümde yer alacak ilk solo da görücüye çıktı. Maru’nun solosunun olacağını zaten yükselen popülaritesinden tahmin ediyordum ve haklı da çıktım. Kame’nin gösterdiği ilgi meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. ” Step By Step ” adını taşıyan şarkısının ilk kez Shounen clubte seslendirdi. Şarkı uzun ve güzel, FILM kadar beğenmesem de nakaratı özellikle güzel. Maru da genelde şarkı söylerken hata yapmayan biri olmasına rağmen beni şaşırtarak playback esnasında bir anlığına boşluğa düştü ama çabuk toparladı. :D Dansları güzeldi. Ama pantolon süperdi hahaha herkes buna takmış zaten. Böyle şıkırtılı şıkırtılı, dar mı dar :D Kame etkisi midir nedir? :D

NAKAMARU YUICHI – STEP BY STEP

Yeni albüm dedik ama geçen hafta çıkan singleları Run For You da 2. haftasında 14,469 adet satarak 166,251 adete, 3. haftalarında da 5,516 adet satarak toplamda 171.767 adeta ulaştılar. Böylelikle bir önceki singleları olan White’ın iki aylık satış rakamı olan 170.000 i üçüncü hafta satışı sonrasında geçtiler. Yeni albüm için şimdiden heyecanlanan hayranlar tahminlerde bulunmaya başladılar bile. En fazla merak edilen konu ise Kame’nin solosu ” Plastic Tears ” ın albümde yer alıp almayacağı. Umarım yer alır çünkü bence Kame’nin sesine yakışan ve oldukça güzel bir parça. Üstelik o unutulmaz performansı da hala aklımızda yani *hülyalara dalar*

KAMENASHI KAZUYA – Plastic Tears

Maru’nun yardımcı sunucularından olduğu program KAT-TUN ekibiyle bir rop yaptı. Ama ropu yapan eleman meğersem onların büyük bir hayranıymış nasıl şıpır şıpır terledi karşılarında, nasıl heyecandan kıpkırmızı kesildi göreceksiniz. Adam Run For You klibindeki dans hareketlerini yapmak isteyince grup hep beraber yapalım dediler. Ama fazla kalabalık olacakları için Kame ” Ben çıkayım böylece siz GİT-TUN olun. “dedi, milleti kopardı.

GİT-TUN

Kame’nin sosyal sorumluluk projeleri de devam ediyor. Going programı çerçevesinde bu kez de miniklere koçluk etti, kamplarına katıldı, onlara yemek yaptı, yardımcı oldu. Herkesin gözü üzerinde olmasına karşın o sıradan biriymişçesine herşeyde çocukların yanında yer aldı.

Geçtiğimiz haftalarda Kame ” Hanamaru Cafe ” programına bir kere daha konuk oldu. Geçen sene de katılmış ve milleti eğlendirmişti üstelik özel hayatı hakkında da pek çok önemli ip ucu vermişti. Yeğeninin resmini ilk kez orada gördük. Bu seneki programda Kame yine müthiş şekerdi. Kız yeğeniyle birlikte erkek yeğeninin de resmini gösterdi. Başka bir yerden yeğeninin daha net bir resmini buldum. Aynı Kame’ye benziyor değil mi? O burun ve dudaklar… Sonra Kame özellikle kız yeğeninin bir şey sorulduğunda eğer bilmiyorsa yaptığı hareketi taklit etti. Arrgghh yirim ki ben onuuuu!

Evinde çekilmiş birkaç resim gösterdi. Vantilatörü sorduklarında evde cildi için maske yaptığını ve çabuk kuruması içinde vantilatörü kullandığını söyledi wuhahaha :D Ama en komiği bu değil o yüzündeki maske kurusun diye beklerken hani herkes eminim bir kere yapmıştır böyle vantilatörün karşısında konuştuğunuzda sesiniz dalgalanır ya işte ondan yapıyormuş ” Ware wareeee” şeklinde hahahhaaaeeee :D

Gel de ölme bu gülüşe…

HANAMARU CAFE – KAMENASHI KAZUYA

Bir haber turumuzu daha ichibanım Kame’nin hayranlarını mest eden son dergi pozlarıyla noktalıyorum.

 
13 Comments

Posted by 24/08/2011 in Uzakdoğu Postası

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kim demiş İngilizce evrensel dildir diye?

Benim blogumu dolaştığınızda müzikal bilgilerin, grup tanıtımlarının ve özellikle de KAT-TUN un büyük ağırlık taşıdığı göreceksiniz. Çünkü ben müzik dinlemeyi, müzikten ilham almayı, müzikle birşeyleri bütünleştirmeyi, müzikle yeni ufuklar açmasını seven biriyim. Okumak, izlemek kadar dinlemenin de ayrı bir önemi var benim için.

Bazen annem neden dilini bile anlamadığın bu şarkıları dinliyorsun diye sorar kinayeli kinayeli. Şarkıları dinlemek, kendini o güzelim müziğe bırakmak için neden lisanı bilmeye ihtiyacın olsun ki? Tek bir kelimesini bile anlamadığın bir şarkı bazen gözlerini yaşartabilir, öyle yoğundur ki duygular kelimelere gereksinim duymazsın, müzik adeta içine akar. Bazen temposu ruhuna sızarak yüreğine çöreklenmiş sıkıntıyı atabilir, seni neşelendirebilir, saatlerce dans etmeni, coşmanı sağlar. Bazen gözlerini kapatıp bırakırsın kendini melodilere, bir sal üstündeymişçesine hayal aleminde gezinirsin, ilhamın olur müzik, yaratıcılığını körükler. Tek kelimesini anlamasan da söyleyen o kelimeyi öyle yürekten söyler ki tüylerin diken diken olur, boğazın düğümlenir. Bazen duyman bile gerekmez. Beethoven gibi müziği ruhunda taşırsın, paylaşırsın, dinlenmesini sağlarsın.

Müzik insanların farkında olmasa da hayatlarının çok önemli bir parçasıdır. Bir milli marş, bir takımın eğlenceli marşı, daha ilk notasını duyduğunuzda hep beraber mırıldanmaya başladığınız şeydir. Müzik insanları bütünleştirir, hatıralarının da önemli bir parçası olur. Bir şarkıyı dinlerken hey gidi günler heyyy çekmeyen var mıdır? Bir senfoni, tatlı bir keman konçertosu, piyonun üzerinde gezinen parmaklar insanları millet, ırk ve dil farkı gözetmeksizin aynı şekilde etkiler. Müzik dünyanın en evrensel dilidir. Eh boşuna uzaylılarla bile müzikle iletişim kurmaya çalışmıyor Nasa değil mi?

Bütün bu yazıyı yazmamın nedeni sevgili Kimbapsushi nin beni mimlemiş olması. En sevdiğim japonca şarkılardan bir TOP 10 oluşturmam gerekiyor. Seçenekler o kadar fazla ki… Japonca şarkı listesi deyip burun kıvırmayın, işte yukarıdaki yazıyı yazmamın nedeni bu. Fransızca, ingilizce, rusça, korece ve japonca gibi pek çok dilde şarkılar dinliyorum. Şarkı dinlemek için illa o dili bilmenize gerek yok. Dinleyin, belki de favori parçalarınızdan biri olurlar.

Benim listem Jrock, jpop, balad karşık bir liste olacak. Ayırmaya kalkarsam bu yazının sonunu nasıl getireceğimi bilemiyorum açıkçası :D Benim için bir şarkının favori olabilmesi için içinde dört şeyden birini barındırmalıdır. Keman, piyano, yerinde ve güzel kullanılmış elektro gitar veya gitar, son olarak da beni etkileyen bir ses. Bazen sesin ön planda olduğu ve müziğin geri planda kaldığı şarkıları daha çok seviyorum mesela. Hadi başlayaşım bakalım.

10 ) Shibasaki Kou – Tsuki No Shiziku

Tsuki no Shizuku Yomigaeri / Resurrection (2002) nun them parçası. Benim tesadüfen keşfettiğim sonra da çok beğendiğim bir ses olan Shibasaki Kou söylüyor. Ama nedense klibini pek sevmem. Tamam konusu çiğ, yağmur damlaları vs ama klibi izlemektense bence sadece şarkıyı dinlerseniz daha büyük zevk alabilirsiniz.

Shibasaki Kou – Tsuki No Shiziku

4shared

9 ) TOKIO – Sorafune

Şarkı My Boss My Hero dizisinin kapanış parçası. Şarkıyı da dizinin başrolünde oynayan TOKIO grubunun solisti Nagase Tomoya söylüyor. İnsan onu dizide izledikten sonra böyle konuşma sesine sahip bir insanın şarkı söylemeye başladığında sesi nasıl böyle çıkar diye düşünmeden edemiyor. Hem diziyi hem de parçayı tavsiye ederim.

TOKIO – Sorafune – youtube

TOKIO – Sorafune – D.Motion

4shared

8 ) YAMAPİ – Gomen ne Juliet

Daite Senorita, One in a Million derken Yamapi’nin bilinen çok parçası var ama ben daha eskilere gitmeyi tercih ettim. Bir an Shuuji to Akira’yı listeme almayı düşündüysem de bu şarkıda karar kıldım. Nedeni de hem temposunu çok sevmem hem de Yamapi’nin bu şarkıdaki karmaşık parmak hareketlerine hasta olmam :D Bir konser bir de stüdyo performansını koyacağım ki el hareketlerini de görün biraz daha izlesem dilsiz dilini çözerim sanırsam. İşin garibi arka plandaki hatunlara dikkat ederseniz hepsinin hareketleri sektirmeden taklit ettiklerini görebilirsiniz.

YAMAPİ – Gomen ne Juliet konser live

YAMAPİ – Gomen ne Juliet stüdyo performans

7 ) Kaori Hikita – Michiyuki

Şarkı Loveless isimli shounen ai bir animenin kapanış parçası. Zaten bu animenin en güzel tarafı çok güzel bir soundtrack albüme sahip oluşu. Animeyi izleme aç soundtackı dinle o derece yani. Bu şarkıyı ne zaman dinlesem bende ağlama isteği uyandırıyor nedendir bilmiyorum.

Spoiler yemek istemeyenler BURADAN dinlesin ama animeyi nasıl olsa izlemeyeceğim nasıl bi bakayım derseniz BURADAN da dinleyebilirsiniz.

4shared

6 ) ARASHİ – Love So Sweet

Arashi’ye mutlaka listemde yer vermek istiyordum ama hangi şarkılarına yer versem bilemedim. O kadar çok sevdiğim parçaları var ki. Ama ben gözbebeğim olan parçalarında karar kıldım. Zaten kim Aşk Çok Tatlı diyen bir şarkıya karşı koyabilir? :) Yanlız bu kliplerini hiç beğenmem siz iyisi mi yine klibi seyretmeden dinleyin. D:

Arashi – Love So Sweet

4shared

5 ) Mr.Children – HANABI

Şarkı Code Blue dizisinin kapanış ve dizi içinde çalan them parçasıdır. Sanırım bu şarkıyı anlatabilmem için gerekli sözcüklere sahip değilim siz en iyi mi dinleyin. Kalbinizle dinleyin. Belki sözlerine bir göz atmanız iyi olabilir.

HANABI PV

CANLI PERFORMANS

4shared

4 ) K – Only Human

1 Litre of Tears dizisini en sevdiğim parçalarından biridir. Benim aradığım en önemli şeyi bünyesinde barındıryor, güzel bir ses. Klibi güzel olsa da bende siz yine şarkı çalarken gözlerinizi kapatıp kendizi sadece sese verin. Silinme ihtimaline karşılık iki link vereceğim.

Youtube

D.Motion

4shared

3 ) KAT-TUN – Precıous One / KAMENASHİ KAZUYA – KİZUNA

KAT-TUN için apayrı bir liste oluşturmam lazım aslında benim. Seçim yapmak çok zor. Ben de gönlümün sultanı olan iki parçada karar kıldım. Üçüncülüğü ikisi birden paylaşıyorlar. Belki ileride de sadece KAT-TUN için böyle bir liste hazırlayabilirim.

One day, one day you’ll fine your precious one
If you look up at the sky, there’s a single shining star

PRECİOUS ONE

4SHARED

KAMENASHİ KAZUYA – KİZUNA

4shared

2 ) Sunset Swish – Sakurabito

Bleach animesinin fanlarından biri olarak bir şarkısını bu listeye almasam olmazdı. Bir performans ya da pv bulamadım ama Kame için hazırlanmış bir klipte bu şarkının kullanıldığını keşfettim. Klip elbette güzel :D Ama klipsiz de şarkıyı dinleyebilirsiniz. ;)

SAKURABİTO

4shared

1 ) X – JAPAN – ENDLESS RAİN

Bazı şarkılar vardır bana hikaye yazdırır. O kadar etkisinde kalırım, o kadar benimserim, yüzlerce kez dinlerim. Hatta beynimde devamlı o parça çalmaya başlar. Ta ki ben bir düğme olsa da kapatıversem şunu diyene kadar :D Böyle durumlarda çareyi bir hikaye yazıp bu şarkıyı içimden atmakta bulurum. İşte Endless Rain’de böyle bir şarkı. Bana hikaye yazdırmış bir şarkı.

Canlı performansı vermenin en doğrusu olacağına karar verdim çünkü Hide’nin olduğu bu son konserde insanın tüylerinin diken diken olmaması ve gözlerinin yaşarmaması mümkün değil. ( Hide pembe saçlı gitaris oluyor bu konserden sonra solo müzik yaşamına başarılı bir şekilde devam eden Hide maalesef intihar mı kaza mı olduğu belli olmayan ama resmi olarak intihar olarak açıklanan bir olay sonucu vefat etti. ) Özellikle bir kısım var ki şarkıcı ve müzikal aletlerin teker teker susuşu sonrasında binlerce seyircinin nakaratı bir ağızdan tekrar etmesi. O bölümde içiniz titriyor. Ve vedada aynen bu şekilde oluyor. Grup üyeleri teker teker sahneyi terk ederken seyirci nakaratı tekrar tekrar söylemeye devam ediyor.

İşte 3 alternatif linkle

ENDLESS RAİN – Youtube

ENDLESS RAİN D.Motion

4SHARED

I’m walking in the rain,
though everything seems to be hurting me for some reason.
There is only nothing.
Just kill me now … as I roam forever.
Until I can forget your love.

To me sleep is a confusing, narcotic
that only quiets the beating heart.
All my love seems to flow from my body like a heart felt memory.
I keep my love for you to myself.

*Endless rain, fall on my heart In this wounded soul.
Let me forget, all of the hate, all of the sadness,

Days of joy, days of sadness slowly pass me by.
As I try to hold you, you are vanishing before me.
You’re just an illusion.
When I am awake, my tears have dried in the sands of sleep.
I’m a rose blooming in the desert.

It’s a dream, I’m in love with you.
Hold me warmly in your arms.
I awake from my dream
I can’t find my way without you

The dream is over.
I can no longer hear the voice of your gentle words.
Floating off tear stained walls.
So awakening in the morning, I’ll move into my dreams …
until I can forget your love.

repeat *

Endless rain, fall on my heart, in this wounded soul.
Let me forget, all of the hate, all of the sadness.
Endless rain, let me stay a memory in your heart.
Let me take in your tears, take in your memories.

Yazımı bu noktada bitirirken mimi sevgili Astrea ya gönderiyorum. :D

 
4 Comments

Posted by 21/09/2010 in Darkangel, Müzik

 

Etiketler: , , , , , ,

Puding sen nelere kadirsin…

ADI : MY BOSS MY HERO

Yıl: 2006

Bölüm Sayısı: 10

Yayınlandığı Kanal: NTV (Japonya)

Türü: Okul hayatı, Komedi, Yakuza

Tema Şarkısı: Sorafune by TOKIO

Oyuncular:

Nagase Tomoya – Sakaki Makio

Tegoshi Yuya – Sakurakoji Jun

Tanaka Koki – Manabe Kazuya

Aragaki Yui – Umemura Hikari

Murakawa Eri – Hagiwara Saki

Wakaba Ryuya

Kikawada Masaya – Sakaki Mikio

Osugi Ren – Kuroi Teruyuki

Ichimura Masachika – Sakaki Kiichi

Iwaki Koichi – Minami Takayuki

Kashii Yu – Minami Yuriko

Konusu:

Sakaki Makio, ” Tornado ” olarak bilinen 27 yaşında, güçlü, sert bir karaktere sahip ama aynı zamanda bir o kadar da aptal birisidir. Ailesi yakuzadır ve sonraki yakuza başı da kendisidir; ancak babası ona bir şart koşar. Şartı liseyi bitirmesidir. Makio, derslerden her zaman kaçmış ve liseye gitmemiştir bu yüzden babası da lise diplomasını görmeden onu yakuza başı olarak kabul etmeyeceğini söyler. Ve yerine geçecek olan kişinin Makio’nun küçük kardeşi Mikio olacağını söyler.

Makio başka çaresinin kalmadığını biliyordur ve bu yüzden babasının dediğini yapar. Babası, Makio’nun gideceği okulda müdür olan arkadaşı sayesinde Makio’yu liseye yazdırır. Makio artık kendinden 10 yaş küçük biri yani 17 yaşında biri olarak görünmeli ve ona göre davranmalıdır. Kendisinin bir yakuza olduğunu hiç kimse bilmemelidir. Bu durum öğrenildiği an hem liseden kovulacaktır hem de yakuzaların başı olma şansı bitecektir.

Manabe Kazuya, yani kısaca Kazu, yakuza ailesine katılmış ve Makio’yu abisi olarak görmüştür. Makio’yu abisi olarak gördüğü için de onun daima çevresinde dolaşır ve ona okulda yardım eder. Makio okulda ilk başlarda sıkıntı çeker ama zamanla her şeye alışmaya başlar. Sınıf başkanı seçilir daha sonra da sınıfla daha yakın olmaya başlar. Sakurakoji Jun adındaki genç Makio’yu çok sever ve onun en yakın arkadaşı olur. Jun ona Makky lakabını takar ve sınıfta ki herkes bu isimle hitap eder ona.

Umemura Hikari ise onun lise aşkı olur. Bir de Demir Surat lakabını taktığı sınıf öğretmeni Minami Yuriko vardır. Yuriko, Makio’yu anlamaya çalışırken fark etmeden ona karşı başka hisler de duymaya başlar. Makio, dersleri, arkadaşlığı, sınıf ortamını ve en önemlisi aşkı da okulda öğrenmiş olur. Tabii her şey bu kadar basit değildir. Makio’yu sevmeyen kişiler de vardır elbette…

Dizi pek çok online asya dizileri sitesinde mevcuttur türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz. ;)

Dizi 2001 yılında Kore’de yayınlanmış aynı konulu bir filmden uyarlanmıştır. Genellikle Kore yapımları japon yapımlarından uyarlanır ( Boys Over Flowers, Kimi Wa Petto vs ) ama bu kez tam tersi olmuş. Ben de ilk defa Kore’Den uyarlanmış bir dizi izlemiş oldum. En kısa sürede Kore filmini de izlemeyi kendime not ettim.

Dizinin kapanış jeneriğinde çalan parça olan ” Sorafune ” Tokio grubunun dizi için yaptığı parçadır ve o yıl oldukça tutmuş, Johnnys’in kült listesine girmiştir. Oldukça güzel bir parça olan şarkı şimdiden ipodumda yerini aldı. İnsan bu adamdan nasıl böyle bir ses çıkıyor diye merak etmeden duramıyor :D Klibini izlemek için tıklayın.

Bölümler:

1: The young master becomes a high school student!

2: The young master becomes the class leader!

3: The young master sets his eyes on the test?!

4: It’s summer vacation, young master!

5: “Screw this!” …The young master’s rebellious age

6: Stand up, class leader! Class A’s internal conflict

7: “I’m really a…” …The young master flees in tears

8: Cultural festival: A happy day of love and adolescence!

9: The young master locks horns on Valentine’s Day!!

10: Bon voyage, young master… Arise, ship!

Aldığı ödüller:

50. Televizyon Drama Akademi Ödülü: En iyi Yardımcı Aktör = Tanaka Koki

50. Televizyon Drama Akademi Ödülü: En iyi Titleback

KİŞİSEL YORUM : Arada sırada japonlar da tam anlamıyla komedi olan diziler yapıyorlar. One Pound Gospel gibi bu dizi de başından sonuna kadar komedi. Sıkılmadan kahkahalar eşliğinde izleyebileceğiniz bir dizi. Bir kere en başında başroldeki Nagase Tomoya gerçekten çok başarılı. Fazlasıyla abartılı yüz mimikleri bazen can sıksa da aslında bunu güldürme amaçlı yaptığını bildiğimiz için fazla kafaya takmıyoruz. Özellikle de öğretmenini bakışlarıyla korkutmaya çalıştığı sahneler kopmalık.

Çok orjinal sahneler var mesela puding savaşı. Makio’nun en sevdiği yiyecek pudingtir. Okulunda da puding satılmaktadır ancak bu pudingler ev yapımıdır ve günde sadece 10 adet satılmaktadır, üstelik okulda bu pudinglerin hastası olan sadece o değildir. Bu yüzden de zil çalar çalmaz bir puding savaşı başlar. Allam o kadar komik ki çeneniz yanaklarınız ağrıyacak o sahneleri izlerken. :D

Makio’nun hemen her bölüm arkadaşlık, insan ilişkileri, dostluk, güç ve lider olmak hakkında edindiği güzel bilgilerle dizi sadece komediyle de sınırlı kalmıyor elbette. Böylece güzel bir denge yakalanmış oluyor.

News grubundan Tegoshi, Kat-Tun grubundan Koki ve başrolde de Johnnys’in yetişkin gruplarının en sevilenlerinden biri olan Tokio’nun solisti olan Nagase var. Daha ne olsun? Eğer benim gibi jpop gruplarını yakından takip ediyorsanız bu üçlünün epey iyi bir birleşim olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Üçü de komedi yönleri ağırlıklı olan kişiler ve tam rollerine verilmişler. Johnnys sadece albümlerle değil grupların en sevilen üyelerini böyle yapımlarda kullanarak da para kırmasını biliyor doğrusu. Zaten Nagase Johnnys içinde en fazla film ve dizi de oynayan kişilerden biridir.

Ben diziye 10/8 veririm çünkü sonu açık bırakılmış, hani bir sezon daha sürecekmiş ve Makio’nun başka maceralarını da izleyecekmişizi gibi bir hava yaratılmış. İnsan ister istemez hevesleniyor :D

 
Leave a comment

Posted by 20/03/2010 in J-Droma

 

Etiketler: , , , ,

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.