Darkangelhome

Hidamari Ga Kikoeru – Arkadaştan Daha Fazla, Aşıktan Daha Az…


Manganın Adı : Hidamari Ga Kikoeru

İngilizce Adı : I Hear the SunSpot: Theory of Happiness

Yazar-Çizer / Mangaka : Fumino Yuki

Tür : Dram, Okul Hayatı, Shounen ai

Yayın : 2013 – 2016

Bölüm sayısı : 2 Volume – 13 + 2 ekstra Bölüm

KONU : Kolej öğrencisi Kouhei işitme zorluğu çektiği için derslerde kendisine yardımcı olacak bir not tutucu aramaktadır. Kızlar arasında oldukça popüler olmasına rağmen kendini insanlardan soyutlar ve kimseyle yakınlaşmaya çalışmaz. Bir gün öğle yemeği için yine herkesten gizlendiği çatı katında otururken tepesine paldır küldür düşen Taiichi ile tanışır. Taiichi neşeli, parlak bir kişiliğe sahip, geniş bir arkadaş çevresi olan, aklında ne varsa patadanak söyleyen ve yemeğe çok düşkün biridir. Kendi bentosunu (yemek kutusu) ona veren Kouhei Taiichi’yi çok net duyduğunu fark eder. Çünkü diğer insanların aksine Taiichi oldukça heyecanlı ve yüksek sesle konuşan biridir. Taiichi Kouhei’nin not tutucu aradığını öğrenince bu göreve gönüllü olur, karşılığında da Kouhei her öğlen ona yemek kutusu getirecektir.

” Duyamıyor olman senin suçun değil! “

Taiichi’nin bu sözleri Kouhei’nin hayatını tamamen değiştirecektir. Arkadaştan daha fazla, aşıktan daha az… Onunla karşılaştıktan sonra Kouhei mutlu olmanın ne demek olduğunu öğrenecek…

KİŞİSEL YORUM : Bu manga şimdiye dek okuduğum en güzel Shounen ai mangalardan birisi olarak kalbimi kazanmayı başardı. Aşırı dram, aşırı romantik hikayeleri sevmeyen biriyseniz zaten manga kısa sürede sizi de saracaktır. Sanırım mangayı diğer benzerlerinden farklı kılan en büyük özelliği gerçekçi bir şekilde işlenmiş derin bir hikayeye sahip olması. Bedensel engel konusunu gerçekçi bir şekilde işleyen, hele hele de bu türde bulmak gerçekten çok zor.

Kouhei ve Taiichi karşılaştıktan sonra içine kapanık ve duyamaması yüzünden kendini suçladığının farkında bile olmayan Kouhei’nin hayatı, Taiichi’nin açık sözlülüğü ve karşısındaki kişiyle kurduğu inanılmaz empati yeteneği sayesinde yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Kouhei aslında doğuştan sağır veya işitme kaybı olan biri değil. Ortaokul zamanlarında işitme kaybı başlıyor. Bu mangayı okumanızı özellikle tavsiye ediyorum çünkü bilmeden de olsa karşımızdaki insanları nasıl kırabildiğimizi ilmek ilmek işleyen bir manga.

Kouhei işitme kaybı başladığında arkadaşlarından zaman zaman söyledikleri şeyleri tekrarlamalarını rica etmeye başlıyor. Arkadaşları ise ” Önemli değildi zaten “ veya ” Boş ver “ gibi laflarla gülüp geçiyorlar. Oysa Kouhei arkadaşlarının nelerden bahsettiğini gerçekten duymak, küçük şeylerden ve çok önemli şeylerden bahsediyor olmaları önemli değil, sadece nelerden bahsettiklerini gerçekten öğrenmek istiyor. Onun için ” Önemli değildi zaten “ cümlesi en acımasız cümlelerden biri haline geliyor ve zamanla insanlardan söylediklerini tekrarlamalarını istemeyi bırakıyor. Manga boyunca ne zaman birisi Kouhei’ye duyamadığı bir cümle yüzünden ” Önemli değildi zaten “ dese inanın benim de onunla birlikte canım acıdı.

Zaman içinde Kouhei etrafını saran kızların ona sadece acıdığı için ilgi gösterdiklerini ya da engelli bir prense yardım eden prenses gibi hissetmeye çalıştıklarını fark ederek ( örneğin çöpü çıkartırken kızın ona yardıma koşması gibi halbuki çocuğun sadece duyma sıkıntısı var elleri ayakları gayet çalışıyor yani) kızlarla yakınlık kurmaktan da kaçınmaya başlıyor. Kouhei için onu seven bir kadın bulmak önemini yitiriyor ve hayatında onu anlamaya çalışacak tek bir önemli kişinin arayışı başlıyor. Bu dönemde karşısına ” İnsanlara söylediklerini anlayana kadar tekrar ettir, tekrar ve tekrar. Ne kadar gerekiyorsa! Duyamıyor olmak senin suçun değil! “ diye çıkışan Taiichi çıktığında Kouhei’nin hayatındaki o kocaman boşluk dolmaya başlıyor. Taiichi her ne kadar Kouhei’yi en iyi anlayan insan olsa da o bile zaman zaman Kouhei’yi en çok inciten cümleyi, ” Önemli değildi zaten “ i söyleyebiliyor. O sahneler inanın okurken bile boğazımın düğümlenmesine neden olmuştu.

Arkadaşlıkları ilerleyip birbirlerini daha yakından tanıdıkça, Kouhei’nin hayatının merkezine yerleşen Taiichi daha korumacı, daha anlayışlı ve ona daha fazla yardımcı biri haline geliyor. Kouhei de Taiichi’ye her geçen gün daha fazla bağlansa da bir yandan artık bastırmaya çalışmakta zorlandığı duyguları yüzünden onu korkutup kaçırmaktan da ölesiye korkar hale geliyor. Bir de duyma probleminin de ilerlemesiyle belki de tamamen sağır olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında Kouhei’nin ilk düşüncesi işitmeyi kaybetmek istemiyorum olmuyor, Taiichi’yi bir daha asla duyamama korkusu ondan bile daha baskın hale geliyor. İpler de kopuyor haliyle. Kouhei’nin duygularını tek bir öpücükle açıklaması sonrasında arkadaşlıkları ufak bir sallantı geçirse de Taiichi kendisinin farkına varmadığı bir şekilde aslında Kouhei’nin duygularına karşılık veriyor. Sadece onun duygularını kabullenmesi, daha doğrusu farkına varması için biraz süre geçmesi gerekiyor. Bu süre zarfında Kouhei’nin ona en ufak bir baskı yapmaktan kaçınması, onu ürkütüp kendinden uzaklaştırmaktan ölesiye korkması o kadar tatlıydı ki… Hele bir ” Seni Seviyorum ” sahnesi var ki, bir klasik olmaya aday!

Manganın çizimleri ilk bölümden itibaren her bölüm gelişiyor ve okurken sanki gerçekten o dünyanın içindeymişsiniz gibi hissedeceğiniz harikulade sahnelere yer veriyor. Arka plan detaylarının mükemmelliği, sahnelerin detaylandırılmasındaki başarı takdir edilesi. İlk başlarda yüz ifadelerinde sorunlar vardı ama bu kısa sürede düzeliyor ve sanki sayfalardan bakan gözlerde acıyı net olarak görebiliyorsunuz. Mangakanın ilk çalışması olarak müthiş başarı elde eden manganın geçenlerde filme uyarlanacağı açıklandı. Japonların manga uyarlamalarını pek beğenmesem de çıktığı zaman mutlaka izlemeyi düşünüyorum. Şunu da iddia ediyorum ki eğer gerçekten iyi bir film çekilirse ödüllü bir film olmasının önüne kimse geçemez. Bazen bu tür mangaların haklarını Holywood alsa diyorum. Uzak doğulular öpüşmeyi bile beceremiyor, Holywood ise seks olmadan film yapamıyor. Yok mu bunun orta kararını yapıp şu mükemmelliği film haline getirebilecek bir yiğit!😀 Mangaka aslında ilk olarak sadece arkadaşlık hikayesi olarak planlamış hikayeyi ancak daha sonradan kendi talebiyle daha fazla kişinin okumasını sağlamak için shounen ai kategorisine almış iyi ki de öyle yapmış. Çünkü manga sitelerinde bu kararın ne kadar doğru olduğunu söyleyen pek çok yorum gördüm. Şimdi itiraf etmek gerek ki en çok okunan türlerden birisi Shounen ai ve bu mangada da karakterler arasındaki sevgi öylesine tatlı bir şekilde gelişip derinleşiyor ki bu kategoriyi sevmeseniz bile mangayı beğeneceğinizden eminim.

Yayınlanmış bölümleri BURADAN veya BURADAN İngilizce çeviriyle okuyabilirsiniz.

 

Uzun zamandır manga tanıtımı yapmamıştım, iyi oldu bu.^^ Burayı biraz daha sık güncelleyerek dizilerin arasında böyle manga tanıtımları yapmak istiyorum.^^ Ne kadar çok çeşit o kadar keyif~ 200. postumu da atmış oldum böylece! Hani konfetiler? ✺◟(∗❛ัᴗ❛ั∗)◞✺

Türk TV Tarihine Damgasını Vurmuş Pembe Diziler Bonus 2


Orijinal Adı : Carrusel

Türkçe Adı : Atlı Karınca

Yönetmen : Pedro Damián – Juan Carlos Múñoz – Víctor Hugo Saldierna

Yaratıcı : Abel Santa Cruz

Them Parçası : José Antonio “Potro” Farías

Açılış Parçası :
Carrusel de niños – Astrid Morales, Jessica Morales and the cast’s children

Ülke : Meksika

Dil : İspanyolca

Yayınlandığı Yıl : 1989 – 1990

Toplam Bölüm Sayısı : 358

Ülkemizde Yayınlayan Kanal : TRT

OYUNCULAR

Gabriela Rivero – Teacher Ximena Fernández

Ludwika Paleta – María Joaquina Villaseñor
Pedro Javier Vivero – Cirilo Rivera
Johan Sierra – Pedro Simishikis
Joseph Birch – David Ravinovich
Gabriel Castañón – Mario Ayala
Hilda Chávez – Laura Quiñones
Manuel Fernández – Adrián García
Rosario Zúñiga – Marcelina Guerra
Flor Edwarda Gurrola – Carmen Carrillo
Silvia Guzmán – Alicia Guzmán
Jorge Granillo – Jaime Palillo
Kristel Klitbo – Valeria Ferrer
Ramón Valdez Urtiz – Abelardo Cruz
Mauricio Armando – Pablo Guerra
Karin Nisembaum – Bibi Smith
Abraham Pons – Daniel Zapata
Yoshiki Takiguchi – Kokimoto Mishima
Rafael Omar – Jorge del Salto
Erika Garza – Clementina Suárez

KONU : Meksika’da bir ilk okulda öğrenciler ile idealist ve karizmatik öğretmenleri Ximena arasında gerçekleşen günlük maceralardan oluşmaktadır. Gerçek hayat, sevgi, güven ve arkadaşlık üzerine bir çok konu üzerinde duran dizinin ana çifti de fakir bir siyahi çocuk olan Cirilo ve zengin mi zengin, üstüne üstlük bir de kibrinden geçilmeyen Maria Joaquina Villaseñor arasındaki romanstır. Bu çift üzerinden dizi Meksika’daki sınıf farklılıklarını işlemektedir. Çocuklar da olabildiğince farklı karakterlerde ve ırklarda seçilmiştir, şakacı, yaramaz, romantik, iyi çocuk, hassas çocuk, iyi öğrenci, dağınık, kibirli gibi değişik kişiliklere sahiplerdir. Ximena öğrencilerine karşı her zaman arkadaşça ve yeri geldiğinde bir anne gibi yaklaşarak onların sevgilerini kazanmıştır.


Dizi 1990 yılında 8. TVyNovelas Ödüllerinde Ludwika Paleta‘ya ” Best Actress Child “ ve Jorge Granillo‘ya ” Best Actor Child “ ödüllerini kazandırmıştır. 20 den fazla ülkede gösterilen dizi özellikle Güney Kore ve Brezilya’da çok popüler olmuştur. Brezilya’da yayınlandığı dönemde bir bölümü 20 Milyon izleyici toplayan dizinin baş rolündeki öğretmeni canlandıran Gabriela Rivero ülkede oldukça popüler biri haline gelmiştir. 2012 yılında Brezilya dizinin yeniden yapımlarından birine imza atmıştır. Güney Kore de ise dizi ” Harmony of Angels “ adıyla gösterilmiş ve tüm ülkede oldukça popüler olmuş, bir sene arayla ikinci gösterimi yapılmıştır. Dizinin 1992 yılında ” Carrusel de las Américas “ adıyla yeniden çekimi yapılmış, 120 bölümlük dizide orijinal kadrodan sadece öğretmen rolüyle Gabriela Rivero yer almıştır.

Sevgili öğretmenimiz Bayan Kimera’nın şimdiki hali^^

Dizinin zengin kızı Maria Joaquina Villaseñor yani Ludwika Paleta gördüğünüz gibi hala çok güzel^^

Bizim kara oğlan da fena olmamış^^

İki yavuklu bir arada😀

beeeeen buuuuurdayııııım ööööögretmeniiiiiim~

KİŞİSEL YORUM : Bu partta hatırlamamız gerektiğini düşündüğüm baş rollerinde çocukların bulunduğu pembe dizilere yer vermek istedim. Çünkü özellikle bu dizi benim de çocukluğumun bir parçası ♥ O kadar çok severdim ki anlatamam. Akıllardan asla silinmeyecek sahnesi Valeri’nin sesli harfleri uzatarak jenerikte ” beeeeen buuuuurdayııııım ööööögretmeniiiiiim~ ” demesidir sanırım. Bizdeki seslendirmesiyle öğretmenin adı Bayan Kimena olmuştu. O gıcık zengin kız ve fakir ama gönlü zengin çocuk arasındaki aşağılamalara o kadar sinir olurdum ki kızı elime geçirsem saçlarını yolardım kesin. Zaten dizinin sonunda Cirilo’nnu babasına lotodan ikramiye vuruyor ve babası onun her zaman çok istediği oyuncak arabayı alıyordu. Ne mutlu olmuştum be, sanki bana almışlardı o arabayı.😀 Zamanında ekrandan kaldırılınca çocukların kampanya düzenleyerek tekrar yayınlanmasını istediği diziydi Carusel çünkü gerçekten çok güzeldi. Dizide sosyetik kız María Joaquina rolündeki aslen Pollanda’lı olan Ludwika Paleta diziden sonra ünlü olan tek çocuk oyuncuymuş. Henüz çocukken kavuştuğu ününü fazla projede yer almamasına rağmen 2. evliliğini eski başkanın oğluyla yaparak seneler boyunca korumayı başarmış.

Dizinin Açılışı

Karakterlerin büyümüş halleri🙂

ADI : Luz Clarita

Yaratıcı : Abel Santa Cruz

Yönetmen :
Pedro Damián

İlk bölüm yayın tarihi:
30 Eylül 1996

Son bölüm yayın tarihi: 21 Şubat 1997

Ülke :
Meksika

Dil : İspanyolca

Ülkemizde Yayınlandığı Kanal : Kanal D

Bölüm Sayısı : 105

Açılış Parçası : Luz Clarita – Daniela Luján & Ximena Sariñana

OYUNCULAR

Daniela Luján – Luz Clara Gonzalo Vertis “Luz Clarita”

César Évora – Mariano de la Fuente
Verónica Merchant – Soledad Martínez/Rosario Vertis vda. de Gonzalo
Ximena Sariñana – Mariela de la Fuente
Aitor Iturrioz – José Mariano de la Fuente
Paty Díaz – Natalia
Frances Ondiviela – Bárbara Vda. de Lomelí
Alejandro Tommasi – Father Salvador Uribe
Sussan Taunton – Erika Lomelí
Miguel Pizarro – Roque
Lili Garza – Brígida

KONUSU : Luz Clarita adından yetimhane de büyümüş sevimli, pozitif bir kızı konu alıyor. Bir gün zengin bir aile kızlarına arkadaşlık etmesi için Luz Clarita’yı evlat ediniyor ama arkadaşlık edeceği kız cadı cadı mı cadı. Aslında kızı yönlendiren kısa saçlı despot bir özel öğretmeni. Mariela de la Fuente’yi doldurup doldurup Luz Clarita’nın üzerine salar onu üzerlerdi. Yetimhanedeyken Luz Clarita’ya iyi davranan genç bir rahibe de aslında onun gerçek annesiydi. Daha sonradan bu rahibe ve Mariela’nın babası tanışıp aşık olmuşlardı.

1982 yapımı olan Chispita isimli başka bir dizinin yeniden çevrimidir. 1997 Yılında düzenlenen 15. TVyNovelas Ödüllerinde Verónica Merchant ” Best Young Lead Actress ” ödülünü, Daniela Luján ve Eleazar Gómez de ” Best Child Performance “ ödülünü kazanmıştır. Dizi 35 ten fazla ülkede yayınlanmıştır. Dizinin açılış parçasını seslendiren Daniela Luján ve Ximena Sariñana aynı zamanda dizinin de baş rollerini oynayan ufaklıklardır. Her ikisi de diziden sonra şarkıcılık kariyerine devam etmiş, Luz Clarita’yı canlandıran Daniela Luján ara ara dizilerde rol almaya devam etse de genel olarak dizilere soundtrack yaparken Ximena Sariñana ülke çapında ünlü bir şarkıcı olmuş hatta çıkış albümü Mediocre albümü ile ” Best Latin Rock or Alternative Album “ dalında Grammy‘e aday bile olmuştur. Diğer yandan da oyunculuk kariyerine de ara vermeden devam etmektedir. Yapımcı ve yönetmen bir baba, senarist bir anneye sahip olmasının da etkisiyle yeteneklerini daha kolay geliştirme ve ilerletme fırsatı bulmuştur. Meksika’da yayınlanan America’s Got Talent’in Meksika versiyonunda jüri olarak yer almıştır.

Daniela Luján nerden nereyeeee~ Bir insan 7 sinde neyse 70 inde de aynı arkadaş.^^


Şok bir diyetle birden zayıflayıp kökten imaj yenileyerek saçlarını da kızıla boyatınca herkesi şaşkına çevirdiği zaman

Gıcık kızımızı canlandıran Ximena Sariñana



Saçlara bakın yahu ♥

KİŞİSEL YORUM : Bu dizi rahmetli annemin de pek sevdiği dizilerden biriydi. Akıllardan seneler geçse de silinmeyen açılış parçasıyla da gönlümüzde ayrı bir yere sahip.^^ Luz Clariiiiitaa-aa-aa, Luz Clariitaa-aa-aaa diye kendini tekrar eden nakaratı unutulur mu? Baş rollerdeki beyefendinin yaşı biraz fazla olgun olduğundan olsa gerek bir de yan çift olarak genç hizmetçinin vurgun olduğu genç bey olayına da yer vermişlerdi. Hiç unutmuyorum o hizmetçi kızın saçlarına hastaydım ve bendeki bu saç takıntısının en büyük nedenlerinden biri bu kadındır.😀 Böyle pasparlak, dümdüz, bele kadar uzanan siyah saçları vardı, benim tiftik gibi elektiriklenen saçlarım aklıma geldikçe hala delleniyorum.😀 Ufaklıkların diziden sonraki kariyerlerini araştırdığımda Mariela’yı canlandıran itici kızın Luz Clarita’yı canlandıran sevimlilik abidesinden daha meşhur olduğunu öğrenince açıkçası şaşırdım. Ama bunda biraz Daniela Luján yaptığı yanlış tercihler ve kendi bedeni üzerindeki olumsuz deneylerinin de etkisi var diye düşünüyorum. Oysa Ximena Sariñana son derece inek göründüğü pozlari bile fanlarıyla paylaşabilecek kadar açık bir genç kadın haline gelmiş.

Luz Clarita açılış

Daha net şarkısı

Ximena Sariñana ve çıkış parçası Mediocre

ADI : Soy Tu Duena

Türkçe Adı : Kalbimin Sahibi

Yaratıcı : Inés Rodena

Yönetmen : Salvador Garcini

Açılış Parçası : Golondrinas viajeras – Lucero and Joan Sebastian

Kapanış Parçası : Dueña de tu amor – Lucero

Yayınlanma Yılı : 2010

Ülkemizde Yayınlandığı Kanal : Star TV (2011 – 2012)

Ülke : Meksika

Dil : İspanyolca

Bölüm Sayısı :
146

OYUNCULAR

Lucero – Valentina Villalba Rangel de Montesinos
Fernando Colunga – Jose Miguel Montesinos
Gabriela Spanic – Ivana Dorantes Rangel
Eduardo Capetillo – Horacio Acosta
Sergio Goyri – Rosendo Gavilán
Silvia Pinal – Isabel Rangel Vda. de Dorantes
David Zepeda – Alonso Peñalvert
Ana Martín – Benita Garrido
Jacqueline Andere – Leonor Montesinos
Eric del Castillo – Federico Montesinos

KONUSU : Valentina Villabla, aileden varlıklı, Meksika’da teyzesi Isabel, dadısı Benita ve kıskanç kuzeni Ivana ile birlikte, hayatı yaşamayı seven güzel bir kadındır. Nişanlısı Alonso ile evlenip çok mutlu olacağını düşünmektedir. Oysaki Alonso sadece para meraklısı bir insandır ve Valentina’nın kuzeni Ivana ile gizli bir aşk yaşamaktadır. Ivana ve Alonso, Valentina’nın servetini ele geçirip birlikte ülkeden kaçmak için planlar yaparlar ama Alonso, Ivana’yı da yarı yolda bırakır.

Gerçekleri öğrenen Valentina’nın hoşgörülü, mantıklı, sağduyulu halinden eser kalmaz. Bambaşka bir kadın haline gelmiştir artık. Kibirli, hoşgörüsüz ve soğuk…

Valentina, tüm olaylardan sonra her şeyi geride bırakıp Las Cascabels’de arazi içinde bir malikane satın alır. Bundan sonra hayatına girecek Jose Miguel ile de burada tanışır. Jose yan evde annesi Leonar ve babası Federico ile birlikte yaşamaktadır. Çevredeki insanlar zamanla Valentina’dan nefret etmeye başlarlar. Çünkü herkes malikanenin zalim kahyası, insanlar tarafından hiç sevilmeyen Rosendo’yu Valentina’nın yönlendirdiğini düşünmektedir.

Valentina ve Jose her ne kadar farklı karakterler olsa da, Ivana ve Rosendo’nun kötülüklerine rağmen aralarında bir yakınlaşma olması kaçınılmazdır.



1995 yılında yayınlanan La Dueña isimli dizinin yeniden çevrimidir. 26 dan fazla ülkede yayınlanmıştır. 2011 yılında düzenlenen 29. TVyNovelas Ödüllerinde Fernando Colunga ” Best Lead Actor “ ödülünü kazanmıştır. Star Tv de birer yıl arayla iki kere gösterilmiştir.

KİŞİSEL YORUM : Açıkçası dizi benim izlediğim dizilerden biri değil sizlerden gelen isteklerden biriydi. Pembe dizisi serimde yayınlanan en yeni pembe dizilerden biri olmuş. Severim ama böyle kovboylu dizileri hem de bunda baskın karakter kadın görünüyor, bu daha da güzel. Medyalarından gördüğüm kadarıyla bol dekolteli kıyafetleriyle at üzerinde arzı endam eden bu sert görünüşlü güzel hanımın yan çiftlikteki kovboyu etkilemiş olması hiç de şaşırtıcı değil.😀 Üstelik Gabriela Spanic ve eskilerden sevdiğimiz Eduardo Capetillo bu dizide kötü rolündeymiş. Gerçekten izlemek isterdim. Bakarsınız Star bir kere daha yayınlar daha önceden izleyemeyenler için^^

Umarım bu iki ek parttan memnun kalmışsınızdır. Eğer sizin de hatırlamak istediğiniz bir dizi varsa yorumlarda paylaşın, birlikte merak edip araştıralım ve bulalım.^^

Dizinin Açılışı

Açılıştaki muhteşem parça Golondrinas viajeras – Lucero and Joan Sebastian

Kapanış Parçası yine başrol oyuncusu tarafından seslendirilmiş Dueña de tu amor – Lucero

Türk TV Tarihine Damgasını Vurmuş Pembe Diziler Bonus 1


Orijinal Adı : La Usurpadora

İngilizce Adı : Deceptions or Paulina

Ülkemizde Gösterilen Adı : Sahte Dünyalar

Yayınlandığı Kanal : TGRT

Yaratıcı ve Senarist : Ines Rodena

Yönetmen : Beatriz Sheridan – Nathalie Lartilleux

Açılış Parçası : La usurpadora – Pandora

Ülke : Meksika

Dil : İspanyolca

Yayınlandığı Tarih : 1998

Bölüm Sayısı : 102

OYUNCULAR

Gabriela Spanic – Paulina Martínez de Bracho / Paola Montaner de Bracho
Fernando Colunga – Carlos Daniel Bracho
Libertad Lamarque – Piedad Bracho
Chantal Andere – Estefania Bracho de Montero
Marcelo Buquet – Rodrigo Bracho
Dominika Paleta – Gema Durán Bracho
Mario Cimarro – Luciano Alcantara
Juan Pablo Gamboa – Guillermo ‘Willy’ Montero
Paty Díaz – Lalita Perez

KONU : Paola sıkıcı evliliğinden ve sorunlu çocuklarından bunalmış zengin bir kadındır. Mutsuzluğunu gidermek için kendine bir jigolo bulmuştur. Jigolosuyla tatildeyken yıllar önce kaybettiği ikiz kardeşi Paolina’ya rastlar. Paolina kaldığı otelde oda görevlisidir. Aklına gelen şeytani fikirle Paolina’yı hırsızlıkla suçlar. Sonrasında Paolina’yı yerine geçmesi için zorlar. Paolina artık Paola’nın yerine geçmiş, bir anda kendini aşık olacağı adamın ve şefkat besleyeceği çocukların arasında bulmuştur. Paola da bu sırada jigolosuyla ülke ülke gezmeye başlar.

Dizi La Intrusa isimli romandan uyarlanmıştır. Yayınlandığı tarihlerde Meksika’da 38.4 gibi yüksek oranlı bir reytingle büyük başarı elde eden dizi birçok ülkede gösterilmiştir. Diziye ” Reytinglerin Kraliçesi ” lakabı takılmıştır. Dizinin baş rolündeki Gabriela Spanic’in gerçek hayatta gerçekten bir ikiz kız kardeşi bulunmaktadır ve dizide iki kardeşin fiziksel kavgaya tutuştukları bir sahnede birlikte rol almışlardır. Dizi şimdiye kadar 125 ülkede gösterilmiş ve 25 farklı dilde dublajı yapılmıştır. Meksika’nın en çok gösterilen dizilerinden birisidir. Diziden 1 yıl sonra iki saatlik özel bir bölüm yayınlanmıştır. 2013 yılında ise diziye remake yapılmış ancak ilki kadar tutmamıştır.

KİŞİSEL YORUM : Bundan önce hazırladığım Pembe Dizi Yazı Dizisi oldukça sevildi ve bol bol da istek aldı. Bu zamana kadar bana sorulan ve istek alan dizilerden derlediğim özel ek bölümler yayınlamaya karar verdim. Böylelikle bir kere daha unuttuğumuz bu harika dizileri hatırlayabilir ve geçmişimizi keyifle anabiliriz.^^

İkiz kardeşlerin birbirinin yerine geçmesi çok orijinal bir konu değil ancak pembe dizide olduğunda işin entrika boyutu devreye giriyor ve olaylar dallanıp budaklanmaya başlıyor. Bu dizi sanırım ikizleri işleyen en güzel dizilerden biridir. Baş rolünde genellikle Thaila ile birlikte izlemeye alıştığımız ve hep iki isimli karakterlere hayat veren Fernando Colunga olduğu için izlememezlik edemeyiz tabe.😄 Zamanında baş roldeki Gabriela Spanic’in güzelliğini Thalia ile kıyaslayanlar çok olmuştu. İkisinin şimdiki zamanlardaki hallerine baktığımızda ise Thalia’nın kendisine ne kadar iyi baktığı ortada. Oldukça eski sayılabilecek bu diziyi hatırlayanları yorumlara bekliyorum~

Dizinin Açılışı (Neredeyse bütün dizinin özetini geçmişler oha😀 )

Orijinal Adı : Por Amor

Ülkemizde Gösterilen Adı : Herşey Sevgi İçin

Yayınlandığı Kanal : Kanal D

Yönetmen : Alexandre Avancini

Senaryo : Manoel Carlos , Manoel Carlos , Manoel Carlos

Yapımcı : Paulo Ubiratan

Yapımı : 1997

Ülke : Brezilya

Dili :
Portekizce

OYUNCULAR

Regina Duarte – Helena Viana Greco
Antônio Fagundes – Atílio Novelli
Gabriela Duarte – Maria Eduarda Greco
Fábio Assunção – Marcelo Mota
Vivianne Pasmanter – Laura Trajano
Carolina Dieckmann – Catarina Pereira
Odilon Wagner – Rafael Fontes
Murilo Benício – Leonardo Mota
Otávio Augusto – Pedro Viana
Marco Ricca – Nestor Pereira
Françoise Forton – Meg Trajano

KONU : Helena(Regina Duarte) ve Eduarda (Gabriela Duarte) anne-kızdır ve aynı anda hamile kalmışlardır. Her ikisi de birer erkek çocuk dünyaya getirir. Fakat kızının bebeği ölünce, anne kendi bebeğinin kızına verilmesini ister. Bu sır sadece anne, kız ve doktor arasında kalacaktır. Bu arada da çocuğu ölen Helena’nın kocası ise Laura isimli başka bir kadından ikiz çocuk sahibi olmuştur. Bu yüzden bu sırrın ortaya çıkmaması çok önemlidir.

Dizide anne ve kızı canlandıran Regina ve Gabriela Duarte adlarından da anlaşılacağı üzere gerçek hayatta da anne/kızdırlar.^^ Dizi şimdiye dek 70 den fazla ülkede yayınlanmıştır. Defalarca en iyi roman ödülünü kazanan uyarlandığı romanın tanıtım cümlesi ” Gerçek aşk için ne yapardın? “ imiş. Dizinin en büyük başarısı soundtrack albümünün büyük bir başarı elde ederek 1 milyon kopyadan fazla satması ve bazı şarkılarının haftalar boyunca hit listelerin en üstlerinde yer almasıdır. Hatta albüm uluslararası olarak da piyasaya sürülmüştür. Benim anılarımda çok silik bir yer bırakmış bu dizi ama yeniden hatırlamak için listemize dahil ettim.🙂

BURADA albümü full olarak dinleyebilirsiniz.

Dizinin açılışı

Muhteşem şarkısı ♥

Orijinal Adı : Cara Sucia

Türkçe Adı : Kirli Yüz

Hikayenin Yaratıcısı : Inés Rodena

Yayınlanma Yılı : 1992

Açılış Parçası : “Antologia de Caricias” – Altamira Banda Show

Ülke : Venezuella

Dil : İspanyolca

Toplam Bölüm Sayısı : 167

Ülkemizde Yayınlandığı Kanal : TRT1 (1993)

OYUNCULAR

Sonya Smith – Estrella Montenegro Campuzano
Guillermo Dávila – Miguel Ángel González
Gigi Zanchetta – Santa Ortigosa
Humberto García – Horacio González
Adolfo Cubas – Antonio González
Eva Blanco – Candelaria Camacho
Chony Fuentes – Rebeca
Elio Rubens – Leonardo Montenegro

KONU : Estrellita gazete satarak para kazanmaya çalışan fakir bir kızdır. Miguel Angel ise oldukça zengin bir genç adamdır ve bir gün Estrellita’nın gazete sattığı köşe başında arabasıyla durduğunda göz göze gelip birbirlerine aşık olurlar. Estrellita bakımsız bir kızdır ve suratında devamlı kir pas yüzünden lekeler vardır. Ancak aslında bütün bu pisliklerden arındığında çok güzel bir kadın olduğu ortaya çıkar.

Dizi ülkemiz dahil 20 den fazla ülkede gösterilmiştir. En fazla remeake yapılan dizilerden biridir. 10 kadar yeniden çevrimi bulunmakta. Biraz araştırdım da baş roldeki Sonya Smith şu anda bile muhteşem güzelliğiyle göz dolduruyor.

Tipe gellll~😀


Estrellita’nın güzelleşmeden önceki hali ve sonrası… Bu işte bi terslik var ama😀


Sonya Smith şu anda O.o

KİŞİSEL YORUM : Bir zamanlar akşam saati beş olduğu zaman herkesleri ekrana kilitleyen bir pembe diziydi Kirli Yüz. Ayy o kadar severdim ki^^ İzlediğim bütün pembe diziler içinde en çirkin jöne sahip dizi olarak aklımda kalmıştır. Hep bir avuç suya bakar diyordum kızın güzelleşmesi için ki zaten öyle de oldu. Seriyi yazarken bu dizi nasıl aklıma gelmemiş şaştım kaldım, halbuki favori dizilerimden biriydi. Estrellita adının söylenmesi çok hoşuma giderdi.

Dizinin açılışı

Orijinal Adı : Maria la del Barrio

Yaratıcı : Inés Rodena

Senaristler : Carlos Romero – Alberto Gómez – Vivian Pestalozzi – Rosario Velicia

Yönetmen : Beatriz Sheridan – Marta Luna

Yayınlandığı Kanal : Star TV (Marimar 2 adıyla) – ATV

Açılış Parçası : María la del barrio – Thalía

Ülke : Meksika

Dil : İspanyolca

Yayınlandığı yıl : 1995-1996

Bölüm Sayısı : 185

OYUNCULAR

Thalía : María Hernández (de la Vega)
Fernando Colunga : Luis Fernando de la Vega,
Itatí Cantoral : Soraya Montenegro de la Vega Montalban,
Ricardo Blume : Don Fernando de la Vega,
Irán Eory : Victoria de la Vega,
Ludwika Paleta : María de los Ángeles “Tita” de la Vega Hernández
Osvaldo Benavides : Fernando “Nandito” de la Vega Hernández

KONUSU : Marria, çöplüklerde yaşayan genç bir kızdır. Henüz 15 yaşındadır ve çöp satarak para kazanmaktadır. Bir gün zengin bir aile Maria’yı hizmetçi olarak alırlar ve zaman içinde evin genç oğlu Luis Fernando ile sevgili olup evlenirler. Ancak genç ve yakışıklı adama aşık biri daha vardır ve bu uğurda bir çok kötülüğü yapmayı göze almıştır, Soraya Montenegro. Ne yaparsa yapsın evlenmelerine engel olamayan Soraya aradan geçen yıllara rağmen intikamından vazgeçmez ve Maria ile Luis Fernando’nun oğullarını kafalayarak kendisine aşık eder.

En çok bilinen Meksika dizilerinden biri olan Maria la del Barrio 180 den fazla ülkede gösterilmiştir. Zenginler de Ağlar isimli pembe dizinin yeniden çevrimidir. Reyting rekorları kıran dizi gösterildiği bütün ülkelerde büyük ilgi görmüştür. 1996 yılında 14th TVyNovelas Ödülleri’nde Itatí Cantoral (Soraya) En İyi Kötü Kadın ödülünü, Ludwika Paleta ve Osvaldo Benavides En İyi Genç Oyuncular ödüllerini almışlardır. 1997 yılında ise TVyNovelas da Yılın En İyi Pembe Dizisi ödülünü kazanmıştır.

Gelmiş geçmiş en kötü kadın karakterlerden biri olan Soraya Montenegro‘ya hayat veren Itatí Cantoral dizi boyunca üstün bir performans göstererek zihinlerde yer edinmiştir. Soraya karakteri, Cesur ve Güzel/Yalan Rüzgarı dizilerini birbirine katan Sheila kadar kült bir kötü kadındır. Soraya’nın dizide sergilediği özellikle bir performansı inanılmaz meşhur olmuş, oyuncu bununla anılmaya başlanmış, sahne hakkında parodiler yapılmış, Facebook’ta sayfalar, adına siteler açılmış, Youtube üzerine tonla reaksiyon videosu hazırlanmıştır. ” Maldita lisiada! “ olarak adlandırılmış bu performansta bu Soraya’nın odaya girdiği anda söylediği ilk cümledir aslında. Itatí Cantoral şimdi bile katıldığı TV programlarında bu performansı nedeniyle övgüler almaktadır ve yeniden canlandırılmaların bir parçası olmaya adeta zorlanmaktadır.😛 Türkçe seslendirmede özellikle Soraya gibi bağıra çağıra konuşan bir kadını son derece başarılı seslendirmiş olan sanatçıya da buradan bir kere daha tebriklerimizi iletelim.^^


” Maldita lisiada! ” hakkında yapılmış birkaç görsel😀



KİŞİSEL YORUM : Soraya unutulur mu be! Kötülükte benzeri pembe dizilerdeki kötü kadınların eline rahatlıkla verir. Hele kendini kaybedip parçalarcasına oynadığı rolünü seyrederken oynamıyor adeta yaşıyor diye düşünmeniz mümkün. Böyle bir kendini kaybediş yok. Dizinin en çok eleştirilen yanı araya giren 20 senelik zaman atlamasında dahi karakterlerin çok ufak tefek değişiklikler (Fernando’nun ince bıyığı pfhpfgphgfhf haricinde) olmadan aynen varlıklarını sürdürmesidir. İnsan biraz yaşlandırma makyajı falan yapar ama yok hepsi taş gibiler maşallah! Fazlasıyla mantıksız gelen olaylar silsilesi sırasında Soraya’nın yaptığı kötülükler katlanarak artar ve sonunda aklını kaçırarak kendi sonunu hazırlamasına neden olur. Ne inanılmaz finaldi be! Çekildiği dönem düşünüldüğünde ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları ortada. Itatí Cantoral belki de ana karakterden daha fazla ilgi çekmeyi başararak gösterdiği büyük performansla bu dizinin unutulmazlar arasında girmesindeki en büyük etkendir kesinlikle.

Meşhuuuuur ” Maldita lisiada! ” sahnesi😀 O ne bağırış, o ne kendini kaybediş, savrulan tokatlardır😀

Her zamanki gibi dizinin komple özetini geçen Jeneriği😀

 

Bu bölümde işlediğim diziler bunlar^^ Darkangelhome 400.000 ziyaretçisini ağırlamış bile, bu ekstra seri bunun kutlaması olsun.🙂 Darısı 500binlerin başına diyelim. ♥

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 67 takipçiye katılın