Darkangelhome

Geçmiş ve Gelecek Arasındaki “Tunnel”


Adı : Tunnel
Korece Adı : Teoneol
Yönetmen : Kim Kyung Chul, Kim Sung Min
Senarist : Lee Eun Mi
Tür : Suç, Gerilim, Fantastik
Yayın Tarihi : 2017
Ülke : Güney Kore
Dil : Korece
Kanal : OCN
Bölüm Sayısı : 16

OYUNCULAR

Choi Jin Hyuk – Park Gwang Ho
Yoon Hyun Min – Kim Sun Jae
Lee Yoo Young – Shin Jae Yi
Kim Min Sang – Mok Jin Woo
Jo Hee Bong – Jeon Sung Sik
Kim Byung Chul – Kwak Tae Hee
Kang Ki Young – Song Min Ah
Lee Shi Ah – Kwang Ho’nun Eşi
Cha Hak Yeon – N (VIXX) – Park Kwang Ho 2

KONUSU : 1986 yılında polis dedektifi Park Gwang Ho umutsuzca bir seri katili yakalamaya çalışıyordur. Tam katili çok yakalamaya çok yaklaştığı anda katil tarafından saldırıya uğrar. Yaralı haliyle de olsa katili yakalamaya çalışırken bir tünele girerler ve dedektif orada kendinden geçer. Uyanıp tünelden çıktığında ise kendini 2016 yılında bulur. Aradan tam 30 yıl geçmiştir. Eskiden çaylağı olan polis şimdi şef olmuştur ve bir çok teknolojik alet türemiştir. Tuhaf davranışları komik ve gariptir çünkü o geçmişten gelip modern hayata alışmaya çalışan eski moda bir dedektiftir. Ayrıca hamile karısı da geçmişinde kalmıştır ve onu nerede bulacağını bilemiyordur. Detektif Park tamamen kendi adını taşıyan bir polis dedektifinin kaybolduğunu ve karakoldaki herkesin yeni gelen dedektifin o olduğunu sandığını fark eder. 30 sene önce peşine düştüğü katilin de yine 30 yıl önce işlediği cinayetleri tekrarladığını görür. Bunun üzerine Dedektif Kim Sun Jae ve Adli psikoloji profesörü Shin Jae Yi ile birlikte katili yakalamaya çalışırlar.

Dizinin elde ettiği en düşük reyting 2.9%, en yüksek reyting final bölümünde elde ettiği 6.0%. Dizi kablolu kanalda yayınlandığı için bu reytingler gayet iyi olarak kabul ediliyor.

KİŞİSEL YORUM : Bu dizi benim en sevdiğim dalda hazırlanmış, polisiye ve fantastik olaylar bir arada, hele de güzelce çekilmiş ve işlenmişse değmeyin keyfime. Dizi kendi içerisinde derli toplu olmak için gerçekten çok uğraşıyor. Sonuçta zaman yolculuğu bir kavramı işlemek bu tarz diziler söz konusu olduğunda hala ısınma aşamasında olan Koreli yönetmenler için sıkıntılı sonuçlar doğurabiliyor. Tunnel dizisi de her ne kadar senaryosunda fire vermemeye çalışsa da ne yazık ki başarılı olamıyor. Zaten katilini gizlemek gibi bir derdi de olmayınca ” katil kim ” gerilimi de ortadan kalkıyor, bu yüzden dizinin heyecan kısmında tökezleme başlıyor. Böyle olunca gerilimi ve heyecanı dedektifin ailesi üzerinden yaşatmaya çalışıyor.

Dedektif Park Gwang Ho rolünde Choi Jin Hyuk gayet başarılı. Açıkçası bu kadar tok ses tonuyla konuşan erkeklere alışkın olmadığımdan kendisine ısınabilmem için bayağı bir bölümün geçmesi gerekti. Ama mimikleri başarılı, iri gövdesi ve duruşuyla polis olduğuna inandırıcı bir portre çiziyor. Özellikle de Yoon Hyun Min ile yakaladığı kimya sayesinde on numara iş çıkarmış. Eşi rolündeki Lee Shi Ah gerçekten de eşi olabilecek biri gibi duruyor ve bu da aile kavramlarının inandırıcılığını arttırmış. Her ne kadar iri yarı biri olsa da aksiyon sahnelerinde beni bir parça hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Böylesine kalıplı bir adam kadroda olunca birkaç dövüş sahnesi bekliyor insan.^^ Dedektif Park’ın özellikle cep telefonlarına ve bilgisayarlara verdiği tepkiler gerçekten çok tatlıydı. Hele bir de başkasının kimliğiyle geldiği için geçmişte kıdemli dedektif iken gelecekte birden çaylak dedektifliğe düşmüş olmasına verdiği tepkiler pfgfdgfd XD

Dedektif Kim Sun Jae rolünde Yoon Hyun Min bir harika. Kendisini daha önce hiç izlememiştim ama beğendim. Fazlasıyla yakışıklı olmasının yanı sıra hoş bir de ses tonu var. Dedektif Kim Sun Jae Dedektif Park’ın aksine kurallara uyan, karakoldaki kimseyle öyle aşırı samimi takılmayan mesafeli bir kişilik. Takım elbisesi her daim temiz ve kırışıksız. Yani Park’ın tam tersi. Bu yüzden zaman zaman çatıştıkları anlar oluyordu ve didişmelerini izlemek oldukça keyifliydi. İkilinin yakaladı kimya keşke ikinci sezonu olsa diye düşündürtmedi değil hani.^^


Dizi kadrosunda tek beğenmediğim isim psikiyatr/üniversite hocası Shin Jae Yi rolündeki Lee Yoo Young. Kim bu kadını kadroya seçtiyse ona iki çift lafım var. 😛 Böyle boş boş bakan yüzleri özellikle mi arayıp buluyorlar bilmem ki. Bu sene kaçıncıdır en güzel dizilerde en kötü, en uygunsuz kadın oyuncuları oynattılar. Hayır bir de dedektif Sun Jae ile olmayan kimyasını izlemek zorunda kaldık. *öğğyk*

Kim Min Sang üstlendiği rolde gayet başarılıydı. İkidir onu bu tarz bir rolde izliyorum. Hiç güven vermeyen tipinden midir nedir? Halbuki ne kadar sevecen görünüyor değil mi? Diğer yan rollerdeki karakterler de oldukça iyilerdi. Gelelim dizinin eksiklerine… Bu kısımda biraz spoiler vereceğim o yüzden uyarayım,

SPOİLER***********************

Şimdi dedektif Park geri döndüğünde katilin bir kurbanının sağ olduğunu bilerek döndü ve onu görmeye gitti. Konuşarak kızı katil hakkında ifade vermesi için ikna etmeye çalıştı ve en son ona kartını verdi. Bundan sonra ne olduğunu bilmiyoruz. Kız ifade vermeye gitti mi? Gittiyse neden gelecek değişmedi? Gitmediyse kız dedektifin kartını almıştı gelecekte yine de ölecek miydi? Bu durum tamamen havada kaldı. Ayrıca katili gelecekte yakalamanın adamın gelecekte işlediği bütün cinayetlere, bütün o kurbanlara ne faydası oldu? Asıl katili geçmişte yakalayacaktı ki adamın gelecekteki kurbanlarını kurtarabilsin. Olayı tamamen mantıksız bir şekilde ele aldılar sırf gelecekteki kızı üzerinden gerilim yaratabilmek adına hem de. *facepalm*

SPOİLER***********************

Dizinin müzikleri konusuna göre gayet yerinde. Zaten bu tarz dizilerde şarkı ağırlıklı değil de müzik ağırlıklı bölümler izliyoruz. Geçmişteki sahneleri öyle çok detaylı işlemediler ama sahneler yine de fena değildi. Ama gelecekteki karakolu bu kaçıncı bir dizide izleyişim bilemiyorum. Artık dizilerin resmi karakolu falan olmuş herhalde pdfgdpgdf XD

Diziyi BURADAN veya BURADAN Türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz.

10/7 Neden?

Zaman yolculuğu gerçekten işlemesi zor bir konudur. İlmek ilmek olayları gelecek ve geçmişle birleştirmek gerekir. Mantıklı olması bir yana senaristin domino etkisini de asla unutmaması gerekir. Ne yazık ki dizi bu konuda başarılı bir sonuç ortaya koyamıyor ve birçok mesele havada kalıyor.

Dizinin Traileri

Reklamlar

Secret Forest – Adalet Mi? İntikam Mı?


ADI : Secret Forest
Diğer Adları : Stranger
Forest of Secrets
Bimilui Soop
Yönetmen : Ahn Gil-Ho
Senarist : Lee Soo-Yeon
Tür : Hukuk, Gizem, Gerilim
Ülke : Güney Kore
Dil : Korece
Yayınlandığı Kanal : TvN
Yayınlandığı Yıl : 2017
Bölüm Sayısı : 16

OYUNCULAR

Cho Seung Woo – Hwang Shi Mok
Bae Doo Na – Han Yeo Jin
Yoo Jae Myung – Lee Chang Joon
Lee Joon Hyuk – Seo Dong Jae
Shin Hye Sun – Young Eun Soo
Choi Byung Mo – Kim Woo Kyun

KONUSU : Hwang Shi Mok (Cho Seung-Woo) küçükken geçirdiği rahatsızlık sonucunda bir beyin ameliyatı geçirmiştir. Bu ciddi ameliyat sonrasındaysa duygu eksikliği yaşamaya başlamıştır. Mutluluk, şaşkınlık, öfke gibi normal insanların kolayca hissedebildikleri duyguları hissedemez, hissedemediği için de yüzü son derece ifadesiz, konuşması tonlamadan yoksundur. Normal insanların kolayca etkilenebilecekleri ölüm, cinayet, acı gibi olaylardan etkilenmediği için savcılığını yaptığı davalarında başarı oranı yüksektir. Mantıklı, soğukkanlı fakat yalnız biridir. Ayrıca savcılar arasında adı rüşvetçiliğe hiç karışmamış tek isimdir. Bir gün şüphelendiği bir ip ucu peşinde koşarken bir ceset bulur. Hemen polisi çağırmıştır ama bu arada kendi incelemesinden de taviz vermez. Olay yerinde Teğmen Han Yeo Jin ile (Bae Doo-Na) karşılaşırlar. Savcılıktaki rüşvetçiliği yok etmek ve cinayeti çözmek üzere birlikte çalışmaya başlarlar.

Dizi aynı zamanda bölüm başına 200 bin dolar bedelle Netflix’te yayınlanmıştır. Dizi yayınlandığı kablolu kanal olan TvN de yayınlandığı zaman dilimindeki en iyi reytingleri elde etmeyi başarmıştır. En düşük %3.41, en yüksek %6.45 reyting alan dizi averajda % %4.56 reyting elde etmiştir. Dizi hem eleştirmenlerden hem de yerel ve uluslararası izleyicilerden son derece olumlu eleştiriler almıştır.

KİŞİSEL YORUM : 2017 yılının Kore dizileri içerisindeki kuşkusuz en iyi Kanun/Hukuk dizisi Secret Forest’tir. Başladığı yoldan şaşmadan ilerlerken dallanıp budaklanan senaryosuna dolanmayan, başarılı oyuncularıyla ilgiyi bir an bile kaybetmeyeceğiniz, tertemiz bir iş çıkarmışlar. Her sene en az bir tane de olsa böyle güzel dizi çıkarsalar yeter. Hukuk dizilerini çok seven biri olarak izlerken büyük keyif aldım.

Duygusuz savcı Hwang Shi Mok rolünde izlediğimiz Cho Seung Woo‘u yine bir başka kaliteli yapım olan God’s Gift 14 Days‘den hatırlayabilirsiniz. Orada diziyi taşıyan oyuncuydu, burada da böyle. Karakterin sahip olduğu duygusuzluğu o kadar iyi yansıtıyordu ki ağzım açık izledim. Muhteşem bir performans ortaya koymuş. Sesinde titreme, ton oynaması, yükselmesi alçalması dahi olmadan, mimiklerinde en ufak bir kontrol dışı tepki vermeden, vücut dilini böylesine sakin, kontrol altında tutarak karakteri öylesine başarıyla canlandırmış ki alkış tutmaktan başka yapacak bir şey yok. Sadece bazı sahnelerde makyajını abarttıklarını düşünüyorum. Yani adamın yüzü bazı sahnelerde hayalet gibi bembeyazdı. Pudranın dozunu bariz kaçırmışlar. Bunun dışında karakterde fiziksel bir sorun yoktu. Zaten daha önceki projelerinden Cho Seung Woo’nun gülümsediğinde ne kadar tatlı, ne kadar yakışıklı olduğunu bilen biri olarak sanırım en çok gülümsemesini özledim diziyi izlerken. Bizlere verdikleri o küçük kaçamaklara bu yüzden minnettarım.^^


Bae Doo Na kendi ülkesinde olduğu kadar yabancı ülkelerde, özellikle de Amerika’da oldukça sevilen bir oyuncu. Sadece onun bu dizi kadrosunda bulunması dizinin Netflix’e satılmasını sağlamış. Umarım bu sadece Cho Seung Woo da kendisine yeni hayranlar edinir.^^ Canlandırdığı karakter olan Han Yeo Jin savcımız ne kadar duygusuz biriyse o  da o kadar içten ve sıcak biri. Yardımsever, insanları neşelendirmeyi seven, içinden geldiği için hediyeler veren, espriler yapan sevimli birini bütün gün beton gibi yüzle dolaşan bir adamın yanında düşünün. İşte böyle farklı ama tatlılar. ♥ Bae Doo Na canlandırdığı karakterlere farklılık katmakta zorlanan bir oyuncu bence. Six Sense dizisindeki karakteri gibi burada da zaman zaman yüzünde ifade olmadan durduğu sahneler var. Konuşurken ağzını tam olarak açmaması da hiç değişmiyor. Yine de özellikle de Cho Seung Woo ile kimyasının tutmuş olması sayesinde hiç sıkmadan etmeden izlettiriyor kendini. Polis olduğu için ondan aksiyon sahneleri bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar. Biraz aksiyon sahnesi var ve bunlarda da her zamanki gibi başarılı.


Yoo Jae Myung yükselmesinin önüne geçilemeyen, üzerine çektiği şüphelerden bir türlü kurtulamayan Lee Chang Joon karakterine harika. Cidden adamın oturduğu bütün koltukları kaldırabileceğini hissediyorsunuz. Yüzünden sinsilik akıyor ama bir yandan da acaba diye düşünmenize neden oluyor. Nitekim karakterin sonu da bu sorularımızı cevaplar nitelikte gerçekleştiği için ben fazlasıyla tatmin oldum. Her zaman bu adamın basit yükselişlerden fazlasının peşinde olduğunu düşünmüştüm zaten.^^ Lee Joon Hyuk ise canlandırdığı Seo Dong Jae karakterinde muh-te-şem! Bu dizideki Cho Seung Woo’dan sonraki en iyi performansı göstermiş. Karakterine ilk başta sinir olacaksınız, küfürler edeceksiniz. Ama Seo Dong Jae ilerleyen bölümlerde kesinlikle beğeninizi kazanacak, bundan eminim. Gözlerini pörtlete pörtlete fırsatların peşinden koşmasını, dakika geçmeden insanları satmasını, plan üstüne plan yapıp bütün planları bittiğinde yalvarmaktan gocunmamasını görünce bu adam balık olsa karada bile yaşamanın bir yolunu bulur diye düşünmeden edemedim. 😀 Karakter bizi hiiiiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Başından beri nasıl bir insansa sonunda da öyle biri olmaya devam ediyor ki en eğlenceli kısmı da bu. Ne başına gelenlerden ne yaşadıklarından hiç ders almamış, hırsının kurbanı olmaya devam ediyor. 😀 Bazı insanlar böyledir, kumarbazlar gibi, ne kadar kaybetseler de oynamayı bırakamazlar.


Dizide performansını beğenmediğim tek bir isim var o da Shin Hye Sun. Karakteri o kadar itici ki her göründüğü sahnede gözlerimi devirmek istedim. Hızlı hızlı konuşan, her şeye burnunu sokan, haddine düşmediği halde cevaplar talep eden, insanların özel hayatına kendini fırlatmaya ve bu sayede bir şeyler öğrenmeye çalışan Young Eun Soo karakteri en başından beri kendi kuyusunu kazan biriydi. Savcımızdan hoşlanıyor muydu, aralarında hafif bir kimya var mıydı hiç bilemeyeceğiz. Ama polis hanımdan daha fazla yakınlaşmaya çalıştığı bir gerçek. Dizinin sevdiğim bir diğer noktası da aşk meşk olaylarına azıcık kıyısından köşesinden dokunup ilerlemesi, kendini aşk senaryosuna dönüştürmemesi.

Dizimizin katilini tespit etmem aslında hiç zor olmadı. Tavırlarından belli oluyordu ve motivasyonu da son derece kabul edilebilirdir. Cidden o sorgulama sahnesinde göz yaşlarımı tutamadım. Spoiler vermeden katilin ve suçluların işledikleri suçlara rağmen lanetler yağdırabileceğimiz birileri olmaması sanırım dizinin en ağır bombası. Beraberinde götürdükleri isimlere bakınca özellikle de çabalarını ve feda ettikleri şeyleri takdir etmeden duramıyorsunuz.

Dizinin aslında çok kaliteli bir soundtrackı olmasına rağmen şarkıların dizide kullanıldığını pek duymuyoruz. Şarkılar yerine tempolu müzik kullanımı hukuk dizisi olduğu için gayet iyi ama bazı sahnelerde müzik kullanımını beğenmedim. İki adam sakin sakin konuşurken bile arka tonda birazdan aksiyon patlak verecekmiş gibi yükselen gaz bir müzik yerleştirmeleri gibi hoşuma gitmeyen sahneler vardı. Ama bunun dışında kovalamaca ve aksiyon sahnelerine uygun müzikleri var.^^

Diziyi BURADAN veya BURADAN Türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz.

10 / 8 Neden?

Devam edecekmiş havasında bittiği için. Evet bir davayı kapattılar, suçlular ortaya çıktı. Ama bunun sonucunda davayı kovalayanlar hiçbir şey kazanamadılar, aksine kaybettiler. Son sahnelerde ise verdikleri mücadelenin karşılığını almaya başlayacaklarının sinyalini verdiler ama bizler bunu göremedik. Savcımız yeni bir politik mücadelenin başlangıcında gibiydi ve seyirci olarak bunu keyifle izleyebilirdik.^^ İkinci sezon neden gelmesin? Belki daha zor bir dava ve karmaşık olaylar işlenirse daha da güzel olabilir. Cho Seung Woo beni bir kere daha hayal kırıklığa uğratmadı. Umarım daha sık yeni projelerde yer alır. Özlüyoruz onun bu muhteşem oyunculuğunu :/

Dizinin Traileri

Diziden beğendiğim birkaç parça koyacağım ama bence bütün soundtrack dinlemeye değer.^^

Oohyo – Shower

Peter Han – Goodbye

Ruler: Master of the Mask – Maskenin Ardındaki Prens


Adı : Ruler: Master of the Mask
Diğer Adı : The Emperor: Owner of the Mask
Korece Adı : Goonjoo-Gamyunui Jooin
Yönetmen : No Do-Cheol, Park Won-Gook
Senarist : Park Hye-Jin, Jung Hae-Ri
Yayınlandığı Kanal : MBC
Bölüm Sayısı : 40
Yayınlandığı Yıl : Mayıs 10 – Temmuz 13, 2017

OYUNCULAR

Yoo Seung Ho – Crown Prince Lee Sun
Kim So Hyun – Han Gaeun
Kim Myung Soo (L) – Commoner Lee Sun
Yoon Sohee – Kim Hwagun
Heo Joon Ho – Kim Daemok
Park Chulmin – Woo Bo
Park Chul-Min – Woo Bo
Shin Hyun Soo – Lee Chung Woon
Bae Yoo Ram -Park Moo Ha
Kim Seo Kyung – Gon
Kim Sun Kyung – Queen

KONU : Gizli bir örgüt olan Pyunsoo yavaş yavaş ülke üzerindeki bütün güçleri elde etmeye başlamıştır. Bunu gören prens örgütle anlaşma yapar ve kardeşini bertaraf ederek tahta geçer. Ancak karşılığında örgütün istediklerini yapmak zorunda kalmıştır. Üstelik her ay içmesi gereken zehirli bir hapla örgütün kontrolüne girmiştir. Pyunsoo’nun lideri Daemok kralın veliaht prensi doğduğunda ona bir ders vermesi gerektiğini düşünür. Gizli ortaklarıyla birlikte bebek prensi zehirleyerek öldürmeye çalışırlar ancak prens zehri yener üstüne kanı zehirlere karşı bağışıklık kazanmıştır. Kral bunu fark edince hemen olayı gizler. Etrafa bebeğin kurtulduğunu ama zehir ve ateş yüzünden yüzünün şeklini bozulduğu söylentisini yayar. Bebeğin yüzüne de bir maske takar. Gerçeği sadece kral, prensin annesi ve en güvenilir iki adamı bilmektedir.

Yıllar boyunca kapalı kapılar ardında bir maskeyle yaşamak zorunda kalan prens Lee Sun sonunda bir yolunu bulup saraydan kaçar. Pyunsoo örgütünün halka yaptıklarına şahit olur. Bu arada örgüt krallığın su kaynağını tekelleştirmiş, insanlar susuzluktan kırılmaktadır. Yeni hedefleri ise para basma hakkını elde etmektir. Genç prens kendisiyle aynı adı taşıyan köylü bir çocukla ve yargıcın kızıyla tanışır. Kızla kısa sürede birbirlerine aşık olmuşlardır. Ancak örgüt kralın kontrolünü artık elinde tutamayacağını anlayınca kuklaları değiştirmeye karar verir.

İki farklı reyting ölçüm şirketinden alınan verilere göre, en düşük reyting 8.5%, en yüksek reyting ise 17.6% olarak gerçekleşmiştir. Averaj olarak ise 11.5% reyting elde etmiştir. Dizi aynı zamanda Singapur, Hong Kong, Malezya ve Endonezya’da gösterilmiştir. Yeni reklam yasası yüzünden normalde 70 dakika olarak hazırlanan bölümler ikiye bölünmüş ve bu iki bölüm arasında reklamlar yayınlanmıştır. Dizide sahte kralı canlandıran oyuncu Kim Myung Soo (L) Infinite isimli bir kpop grubunun üyelerinden biridir.

KİŞİSEL YORUM : Bu sene en çok beklediğim dizilerden biri olmasına rağmen beni en çok hayal kırıklığına uğratan dizi oldu ne yazık ki. Baş roldeki Yoo Seung Ho‘nun bir hayranı olarak diziyi izledim. Aslında dönem dizilerini uzunluklarından dolayı fazla izlemem ama baş rollerinde sevdiğim oyuncular olduğunda şans veriyorum ve genelde beni memnun ediyorlar. Ruler: Master of the Mask ilk bakışta konu olarak çekici geliyor. Heyecanlı dövüş sahneleri ve büyük gizemler beklentisiyle izlemeye başlıyorsunuz. Ama bir dönem dizisi için oldukça az dövüş sahneleri kullanılmış hele ki Yoo Seung Ho’nun bu tür sahnelerde ne kadar başarılı olduğunu bildiğim için beklentilerim son derece yüksekti. Aynı kulvardaki dizilerle kıyaslandığında bu konuda çok zayıf kalmış.

Yeni reklam kanunu gereği son dönemlerde dizilerin bölümlerini ikiye bölmeye başladılar. Her bir bölümü 25-30 dakika uzunluğunda ve 40 bölüm ama aslında yayınlanan bölüm sayısı 20. Durum böyle olunca her bölümün gidişatını ayarlamak için kendilerini bayağı zorlamışlar. Dizinin şirazesi kaymış deyim yerindeyse. Senaryo kopuk kopuk ilerliyor ve tatmin edici değil. Anlamsız konuşmalar ve bakışmalarla dolu boş sahneler gırla. Yönetmenin oyuncu yönetimi de kötü. Sahne girişinde kamera oyuncuya odaklanıyor oyuncunun gözünde damlamaya hazır bir damla gözyaşı. Bunu geçtim oynanan sahne boyunca o tek gözyaşı akmak bilmiyor. Anladık sahte gözyaşıyla doldurdunuz gözleri ama en azından ikna edici bir şekilde ağlasın oyuncu. Kızın yüzü duygusuz duvar gibi ama gözlerde birer damla yaş? Herhalde bir insan nasıl ağlar bilmiyorsunuz. Açın izleyin ” How to Get Away with Murder ” ın bölümlerini de ağlama görün. XD



Yoo Seung Ho zavallım elinden geleni yapmaya çalışmış. Zaten Koreli oyuncular içerisinde en iyi ağlayan erkeklerden birisidir. Lee Jun Ki’yle birlikte favorilerim arasında. Bu yüzden mi bilmiyorum paso ağlattılar çocuğu. Tıpkı Jun Ki’yi oynadığı dizilerde devamlı ağlattıkları gibi bu adamı da dizilerinde ağlatmaya doyamıyorlar. Anladık çok güzel ağlıyor, duygudan perişan oluyoruz ama her sahnede ağlayınca bıkkınlık geliyor. Askerden sonraki ilk dizisi olduğu için Korelilerin büyük beklentileri vardı zira kendisi ülkenin en sevilen genç yeteneklerinden birisi. Dizinin bu kadar reyting toplamasını bile bu adama borçlular. Başka biri baş rolde oynasaydı bu dizi reytinglerde sürünürdü o kadar diyim. Yoo Seung Ho her zamanki gibi inanılmaz yakışıklı. Askerde kilo alıp daha da irileşmiş. Dizi başladığında daha kiloluydu ama adama bir şok diyet yaptırdılar dizi ortasında çubuk kırakere döndü. :/ Duygulu ses tonu olsun, bakışları olsun, uzun saçın felaket yakıştığı hatları olsun bu role gerçekten uygun, keşke daha iyi bir yönetmen ve senaristle çalışsalarmış.


Kim So Hyun aslında benim yeni nesil bayan oyuncular içinde en sevdiklerimden biri ama bu dizide felaket bir oyunculuk sergiledi. Karakterinin çok boş olması bir yana 2. kadının daha ön plana çıkan duygusallığı ve başarılı oyunculuğu ile ne yazık ki gölgede kalmış. Karakter sözde ana kadın karakter ama elle tutulur bir şey yaptığı yok. Genellikle bu tür dizilerde bayan karakterin fedakarlıklar yapması, aşkı için savaşması felan beklenir ama bunu ana bayan karakter yerine 2. kadın yaptığında bütün dengelerin nasıl alt üst olduğunu görmüş olduk. Bu dizi size 2. kadın sendromu yaşatabilir. Yoon Sohee 2. kadın Hwagun rolünde o kadar başarılı ki seyircilerin kalbini kazanıp baş rol kadın karakteri karizmasıyla ezmiş dizide. Konuşmasındaki duygusallık olsun, bakışlarına yansıttığı çaresizlik olsun, karakterinin güçlü duruşu olsun her bakımdan kusursuz bir karakterdi. Bütün olumsuzluklara rağmen Yoo Seung Ho ile birlikte dizinin parlayan yıldızları oldular. Yoo Seung Ho ile kimyaları dahi çok daha uyumluydu.

Dizinin bir diğer başarılı ismi Pyunsoo örgütünün lideri Daemok’a hayat veren Heo Joonho. Karakterini harika canlandırmıştı. Bakışlarındaki sinsilik olsun, planlarını açıklarken ki akılcı duruşu olsun tam bir kötüydü. Gerektiğinde acı, gerektiğinde öfke hisseden ama son ana kadar pes etmeyen bir kötüydü. Bu üç oyuncunun çabalarıyla diziyi sonuna kadar izleyebildim. Park Chul Min abartılı oyunculuğuna burada da devam etmiş. Oyuncuyu o kadar kötü bir perukla oynattılar ki rezillikti resmen. Sadece onun değil taa karşıdan ben peruğum diye bağıran peruklar kullanmışlar pek çok karaktere. Sonradan eleştiriler gelince bazılarınınkini değiştirdiler ama olan oldu tabii. Kim Sun Kyung kraliçe rolünde harikaydı. Ağdalı ağdalı konuşması ve duruşuyla kraliçelere layık bir performans sunmuş. Ayrıca sessiz aşık samuray Gon rolündeki Kim Seo Kyung‘u da ayrı bi sevdim. Keşke açılsaydın be koçum. :/

Bir de küçük kötümüz var. Infinite grubu üyesi L in canlandırdığı sahte kral. L’in daha önceki projelerini hiç izlemedim ama bence burada elinden geleni yapmış. Bence rol yaparken abartıyor. Gözlerini gereksizce belertiyor, bağırırken tükürükler saçıyor ve neden bilmiyorum boynunu kasarak kambur bir duruşa geçiyor. Hadi ezik köylüyü oynarken neyse de kral pozisyonunda hala aynı tavırları devam ettiriyordu. Karakterinin aslında korkak biri olduğunu vurgulamak için bu hareketlere devam ettiğini düşünüyorum. Bazı sahnelerde o kadar başarılıydı ki Yoo Seung Ho’dan rol çaldığı bile oldu. Acemiliğinin kurbanı olmuş diyelim ama ben şahsen kendisini izlemekten keyif aldım. Ona biçilmiş olan rolün altından kalkmayı başarmış. Özellikle Yoo Seung Ho’nun derin duygulu sesinden farklı tonlamalara sahip sesini de ayrıca beğendim. Hoş bir tonu var ve maske arkasından konuşurken gayet etkiliydi.


Dizinin müzikleri de orta karar. Hit olan soundtrack parçasına sahip değil. Hem Koreli izleyiciler hem de uluslararası izleyiciler dizinin sonunu pek beğenmediler. Ama sanırım bağlanabilecek başka bir son yoktu sadece o salak hayaletler olmasa daha iyiydi. Kadın öldüğünde tepki bile göstermemişsin kral tahtında onu hatırlamak nedir? Yoo Seung Ho Warrior Baek Dong So dizisinde krallığa tehdit olan bir örgütün lideriydi burada ise örgütle savaşan prens rolünde.^^ Warrior Baek Dong So dizisinden tanıdık yüzlerin de olması cabası. Ah ahhhh~ Gelmedi onun kadar güzel bir bromance dizisi :/ Yoo Seung Ho’yu biraz da aksiyon dizilerinde görmek istiyorum. Daha önce hiç bu tarz bir projede yer almadığı için iyi bir değişiklik olabilir. Ayrıca eğer bir daha tarihi dizi seçecekse seçimlerini daha iyi yapmalı. Adama cidden tarihi karakterler çok yakışıyor, yüzünün yakışıklılığı ortaya çıkıyor. Ama kötü bir diziyi oyuncunun bile kurtaramayacağını görmüş olduk.

Diziyi BURADAN veya BURADAN Türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz. Emeği geçenlere teşekkürler^^

10/6 Neden?

Yoo Seung Ho, Yoon Sohee ve Heo Joonho’nun gösterdiği çabalar ve yan karakterlerin derli toplu performansları diziyi izlettiriyor. Özellikle bölümlerin bölünmüş olmasının dizinin akışkanlığını etkilediği belli. Eğer Yoo Seung Ho hayranıysanız diziyi izlemenizi öneririm. Sonuçta tarihi dizi karakteri içinde muhteşem görünüyor.^^

Dizinin traileri

Soundtracktaki en sevdiğim iki parçaya yer vereceğim. İlki K.Will – The Person I Love

Yang Yoseob – Couldn’t Cry Because I’m A Man