Darkangelhome

Defendant – Hukuk Skandalı Dizi


ADI  : Defendant / Innocent Defendant

Türkçe Adı : Masum Sanık

Yönetmenler : Jo Young Kwang, Jung Dong Yoon
Senaristler : Choi Soo Jin, Choi Chang Hwan
Tür : Polisiye, Hukuk
Ülke : Güney Kore
Dil : Korece
Bölüm Sayısı : 18
Yayın Yılı : 2017

OYUNCULAR

Ji Sung – Park Jung-woo
Um Ki joon – Cha Sun-ho / Cha Min-ho
Kwon Yu-ri – Seo Eun-hye
Oh Chang-seok – Kang Jun-hyuk
Uhm Hyun-kyung – Na Yeon-hee
Shin Rin-Ah – Park Ha-Yeon
Kim Min Suk – Lee Sung-Gyoo
Yun Yong-Hyeon – Bangjang
Woo Hyeon – Milyang
Oh Dae-Hwan – Moongchi
Jo Jae-Ryong – Wooruk
Jo Jae-Yun – Shin Chul-Sik

KONU : Park Jung Woo Seul Merkez Bölge Savcı Ofisinde çalışan cesur bir savcıdır. Büyük bir davanın üzerindeyken bir gün uyandığında kendini hapishanede kapalı bulur. Geçici hafıza kaybı yaşamaktadır ve neden orada olduğunu hatırlayamaz. Sonradan öğrendiğine göreyse bu hafızasını ilk kaybedişi de değildir. Daha da önemlisi eşi ve kızını öldürmekle suçlanmaktadır. Cinayetle yargılanan savcı idam cezasıyla karşı karşıya kalmıştır. Şimdi masumiyetini kanıtlamak için mücadele etmek zorundadır.

Dizinin elde ettiği en düşük reyting TNmS’ye göre 11.9% – Nielsen’e göre 14.5%, en yüksek reyting ise final bölümünde elde edilen TNmS’ye göre 26.6%, Nielsen’e göre 28.3% oranında gerçekleşmiş. İki farklı kurumdan gelen reytingler olunca böyle birbiriyle tutarsız rakamlar elde etmiş oluyoruz ama Kore’de genellikle ikisi de kabul ediliyor.^^ Dizi elde ettiği bu yüksek reytinglerle aynı dönemde yayınlanan diğer rakip dizileri solladı ve büyük bir ilgi topladı. Hatta bu yüzden önceden 16 bölüm olarak açıklanmışken 18 bölüme uzatıldı. Dizi ayrıca Malezya, Singapur, Brunei, Endonezya ve Kamboçya’da gösterilmiştir.

KİŞİSEL YORUM : Hukuk ve polisiye dizilerini her zaman çok sevmişimdir ve genel olarak bu tarz dizileri izlemeyi tercih ederim. Konu hukuk olduğunda bir yapımı ayakta tutan en önemli etkenlerden biri hukuk kurallarının çarpıtılmamasıdır. Örneğin bir avukatın kanunda bulunan boşluklardan faydalanarak davalar kazanmasını izleyebiliriz ama o avukat kendisi bir kanun yaratamaz veya var olan kanunu değiştiremez. Defendant dizisinin en kabul edilemez ve eleştirilmesi gereken yanı kanunu hiçe sayan senaryosu olacaktır. Yıllardır hukuk dizisi seyrederim bu derece saçmalıklarla dolu bir diziyi ilk defa seyrettim. Yani adamı tutuklamışlar ama olay yerindeki tatbikata suçlanan kişi yerine bir başkasını götürmüşler, adamın avukatı bunu ortaya çıkardığı halde hiçbir şey yapmıyor. Sadece bu bile adamın davasına büyük etki edebilecekken, taraflı savcının görevinden alınmasını sağlayabilecekken avukat saçma saçma pazarlıklara falan girişiyor mesela. O.o Ülkedeki hiçbir (!) kurumun güvenilir olmamasından bahsetmiyorum bile. Dizinin kötüsünün gücü o kadar abartılıyor ki bir yerden sonra yok artık devenin nalı diyorsunuz, mesela adamın kanı bulunan delil üzerinde yapılacak DNA testi için bırakın Kore’nin resmi araştırma laboratuvarını hiçbir laboratuvardan güvenli ve doğru bir sonuç elde edemiyorlar. O.o Savcı bey hapishanenin içinde her gece fink fink geziyor, bir tane güvenlik görevlisi fark etmiyor, bir kamera görüntüsüne yakalanmıyor.



Ji Sung benim Lee Min Ho ile birlikte oyunculuğunu beğenmediğim aktörlerin başında gelen biri. Gerçi onu Lee Min Ho ile aynı kefeye koyarak bir parça hakaret etmiş gibi oldum ama neyse~ Ji Sung bazı sahnelerde gerçekten başarını ancak duygu aktarması gereken sahnelerde başarısız olduğunu düşünüyorum. Mesela genel olarak ağlama sahnelerinde son derece kötü. Bir, erkek gibi bağıramıyor, kuyruğuna basılmış kedi gibi ciyaklıyor, iki, ağlama sahnelerinde vücut tepkilerini aşırı derecede abartıyor, çırpınmaları çok sahte görünüyor, son olarak da fake ağladığı çok belli oluyor. Genel olarak zaten Koreli oyuncuların ağlama sahneleriyle alakalı sıkıntıları var. Fake ağlama yaptıklarını gözlerini kırpmadan açık açık dururken sadece bir gözden gözyaşının aktığı sahnelerde kolaylıkla anlayabilirsiniz. Ağlama sahnelerini en doğal oynayan oyuncular Lee Jun Ki, Jang Geun Suk, Cho Seung Woo ve Yoo Seung Ho’dur. Ji Sung da bu dizi boyunca tek gözüyle ağlayıp durdu. 😀

Ayrıca neden bilmiyorum dizinin yarısından çoğunu hayalet gibi bir suratla oynadı. Özellikle yapılmış bir makyaj olduğu belli ama neden? Tamam hafıza kaybı var ve psikolojik olarak yıpranmış durumda ama bu fiziksel olarak görüntüsüne yansır mı? Hadi ilk bölümler şoktan dolayı öyleydi diyelim neyse de adam hapishaneden kaçma planları peşinde hala yüzü ölü gibi. Bu makyaj işini çok abartmışlar, aynı hücrede kaldığı diğer oyuncuların yanında makyajı yüzünden ne kadar kötü göründüğünü fark edeceksiniz. Ji Sung böyle düşük bir performans sergileyince diziyi kim kurtarıyor dersiniz? Yan rollerdeki başarılı oyuncular ve dizinin ana kötüsünün sergilediği muhteşem performans.



Dizinin ana kötüsünü Um Ki joon büyük bir başarıyla canlandırıyor. Hem de iki karakteri birden canlandırıyor. Klasik kötü adamların aksine yakışıklı ve cidden akıllı da. Savcıyı sadece köşeye sıkıştırmıyor elinde avucunda ne varsa alıp sahip olduğu bütün gücü ona karşı çeviriyor. Aslında dizi boyunca tek rakibi kendisi, çünkü hep kendi yaptığı hataları temizlemekle uğraşıyor. Yerine geçtiği tek yumurta ikizi kardeşinin imzasını atmak yerine kendi adının imzasını atmak ve sonra bunu ortadan kaldırmaya çalışmak gibi. Savcının karısını bizzat bıçaklamak gibi sanki elinin altında profesyonel bir tetikçi yok ya :p Tabii bunlar bilinçli hamleler çünkü eğer bunlar da olmasa bu kötü alt edilemez seviyeye ulaşacaktı. Cha Min Ho karakterinin kardeşinden ne kadar farklı olduğunu bize hissettirecek bir oyunculuk sergiliyor. Her ne kadar Cha Sun Ho gibi davransa da Cha Min Ho gibi hatalar yapıyor. Sabırsız davranıyor, duygularının kararlarına karışmasına izin veriyor, bozuk psikolojisini iyi yansıtıyor, savcıyla oyun oynama olayını bizzat hapse girecek kadar ileri götürüyor, önemli bir şeyi savcıdan önce yaptığında onu arayıp ” Ben kazandım! HAHAHAHAHA! ” diye yüzüne gülecek kadar narsist ve çocuksu bir karaktere sahip. Bu yüzden de karakter kendisini sevdiriyor.


Dizide aşk yok. Savcının avukatını canlandıran Kwon Yuri fena değil, role uymuş, aşk meşk olaylarına girmemeleri iyi olmuş çünkü Ji Sung ile sıfır kimyası vardı zaten. Cha Min Ho’nun karısını canlandıran Uhm Hyun Kyung şimdiye dek Kore dizilerinde izlediğim en frijit, en soğuk, en yeteneksiz kadın oyuncu. Buz gibi donuk bir suratla oynadı bitirdi diziyi. En iyi performansını sondaki dava sahnesinde gösterdi, bunun dışında 90 larda yaşıyormuş gibi vatkalı kıyafetleriyle soylu soylu ortalıklarda dolaşıp durdu. Savcının hücre arkadaşlarını canlandıran oyuncuların her biri çok iyiydiler. İçten ve samimi performansları sayesinde dizi izlenirliğini arttırdı diyebilirim. Dizinin bir diğer kötü oyuncusu da hain savcıyı canlandıran Oh Chang Suk. Özenle mi seçmişler bu oyuncuları bilmem. Buna rağmen bir de bu kadar güzel reytingler almasına şaşırdım açıkçası. O.o

Dizinin sevdiğim bir diğer oyuncusu da Kim Min Suk oldu. Özellikle ağlama sahnelerinde neredeyse baş rolden daha sıcak ve samimi bir oyunculuk sergilediğini söyleyebilirim. Bence biz bu oyuncuyu giderek daha iyi projelerde göreceğiz ileride. Bir de ufak bir rolde olmasına rağmen şapka altından attığı nadir sevimli gülümsemeleri, yakışıklı yüzü ve hakim olduğu mimikleriyle dikkatleri çeken Oh Seung Hoon‘dan da bahsetmesem olmaz. Tetikçi rolünde gerçekten güzel bir performans sergilemişti. Aslında bu karakterin arka planını doldursalardı tadından yenmeyecek bir performans izleyebilirdik. Üstelik kendisinin ilk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen benim dikkatimi çekti yani düşünün.^^


Dizinin müzikleri idare eder ama dikkat çekici bir soundtracka sahip değil. Ayrıca dizi boyunca savcı ve Cha Min Ho arasındaki kedi fare olayını bu kadar dağıtıp derinleştirdikten sonra savcı serbest kalır kalmaz 2 bölümde bütün komployu çözüverince dizinin inandırıcılığı da büyük bir darbe alıyor. Dizi boyunca kule gibi yükselen kötümüz püfff diye ufacık darbelerle yıkılıveriyor. ” Ben demiştim içeriden çıkınca işin bitecek diye keh keh keh ” olayı aynen yaşanıyor. Sanırım finalin de ciddi bir mücadeleyle geçmemesi ve akıllı planlar içermemesi izleyicide hayal kırıklığı yaşatıyor. Bütün kötüler yakalanıp bütün iyiler (!) sürpriz ve mucizevi bir şekilde serbest ve mutlu bir hayata başlayınca dizinin bir parça gerçekçiliğini kaybettiğini kabul etmek gerek.^^

Diziyi Türkçe alt yazılı olarak BURADAN veya BURADAN izleyebilirsiniz.

10/6 Neden?

Hukuk dizisi çekmek istiyorsan hukuku ayaklar altına almayacaksın da ondan. Diziye bir hukuk dizisi değil de hapishaneden kaçma dizisi olarak yaklaşırsanız belki daha rahat izleyebilirsiniz. Çünkü zaten dizinin %80 inde savcı hapisten kaçmaya çalışıyor. Yaptıkları planları, arkadaşlarıyla çabalarını falan izlemesi eğlenceli. Yan karakterler ve ana kötümüz çok başarılı. Ben bile Ji Sung sevmememe rağmen diziyi izleyip bitirdim yani. Prison Break benzeri diziler arayanlara önerebilirim en azından o kısımlar eğlenceliydi.^^

Dizinin trailerleri

Strong Woman Do Bong-Soon – Güç Kalpte Midir Yoksa Bilekte Mi?


Adı: Strong Woman Do Bong-Soon
Tür: Romantik, Komedi, Fantastik, Aksiyon
Yönetmen: Lee Hyeong-Min
Senarist: Baek Mi-Kyeong
Yapımcı: Park Jun-Seo, Lee Jin-Suk
Bölüm Sayısı: 16
Yayın Tarihi: 2017
Dili: Korece
Ülke: Güney Kore

OYUNCULAR

Park Bo Young – Do Bong Soon
Park Hyung Shik – Ahn Min Hyuk
Ji Soo – In Gook Doo
An Woo-Yeon – Do Bong-Ki
Shim Hye-Jin – Hwang Jin-Yi
Yoo Jae-Myung – Do Chil-Goo
Jun Suk-Ho – Secretary Kong
Lim Won-Hee – Baek Tak
Kim Won-Hae – Kim Gwang-Bok / Oh Dol-Byung

KONUSU : Do Bong Soon ikiz erkek kardeşinin aksine olağanüstü güçlerle dünyaya gelmiş bir kızdır. Aslında çok çok eskiden Kore’de savaş zamanlarında tanrı tarafından ailenin sadece ” bayan “ üyelerine verilmiş olan bu güç onların fiziksel olarak süper güçlü olmalarını sağlamaktadır. Ancak güçlerini sadece iyilik için kullanmaları gerekmektedir. Eğer güçlerini çıkar için kullanırlarsa veya masum birine zarar verirlerse güçlerini tamamen kaybederek normal insanlara dönüşmektedirler. Do Bong Soon bebekliğinden beri güçlerini kontrol edip gizlemeye çalışmak zorunda kalmıştır. Ufacık tefecik ve sevimli bir kız olan Bong Soon’un kolayca kocaman adamları fırlatıp atacak gücü vardır aslında. Do Bong Soon lise çağlarından bu yana yakın arkadaşı olan ve aynı mahallede oturan polis dedektifi In Gook Doo’ya platonik olarak aşıktır.

Ahn Min Hyuk ise dijital oyun firmasının CEO sudur ve kimliği belirsiz kişilerden tehditler almaya başlamıştır. Bir gün tesadüf eseri Do Bong Soon’un çete üyelerini evire çevire dövmesine tanık olur ve hemen ona koruması olmayı teklif eder. Bong Soon her zaman kendi oyununu yaratmak istediği için tehditler çözüldüğünde ona şirketin geliştirme bölümünde çalışma şansı vermesi karşılığında Ahn Min Hyuk’la anlaşır ve işe başlar. Öte yandan mahallelerinde gizemli bir katil ortaya çıkmış ve masum kadınları kaçırmaya başlamıştır. Do Bong Soon hem sevdiklerini katilden korumaya hem de kalbini alt üst eden Ahn Min Hyuk’la olan ilişkisini çözmeye çalışacaktır.

2017 yılının en çok izlenen romantik komedilerinden biri olan dizinin reytingleri yayınlandığı kanal JTBC‘nin en yüksek reytinglerini elde etmeyi başarmıştır. En düşük reytingi 3.8%, en yüksek reytingi 9.6% olan dizinin average reytingi 7.6% olarak gelmiş. Genel olarak bakıldığında aslında reytingler düşük ama yayınlandığı kanal ve zaman dilimi bakımından bakıldığında yüksek.Teselli ikramiyesi gibi düşünebilirsiniz.^^ Dizinin esas erkek karakteri rolündeki Park Hyung Shik aynı zamanda resmen dağılmamış olsa da artık üyeleri farklı ajanslar altında çalışan “ZE:A” isimli kpop grubunun üyesidir.

KİŞİSEL YORUM : Bu diziyi izlemeye niyetlenenler için verebileceğim tek tavsiye beklentilerinizi yüksek tutmadan izlemeye başlayın. Çünkü dizinin ait olduğu dal her ne kadar romantik komedi olsa da içerdiği supernatural olaylar ve gerilim kaynağı olan katil yüzünden bir tür çorbası sayılabilir. Diziyi siz ciddiye almayın zira dizi de kendisini ciddiye almıyor. 😀 Her türlü çete olayıyla dalgasını doya doya geçen dizi kendi içinde ikiye ayrılmış izlenimi veriyor. Bir yanda sonuna kadar gülmekten yarılacağınız sahneler içerirken diğer yandan ciddi bir polisiye işleme çabası mevcut. Çünkü her süper kahramanın dövüşmek zorunda olduğu bir kötü olmalıdır.^^

Dizideki en küçük karakterden en büyük karaktere kadar incelikle işlenmiş esprili bir yön var. Hatta bir oyuncu iki karakteri birden canlandırıyor ve her ikisi de birbirinden eğlenceli. 😀 Dizide sürpriz diyebileceğimiz neredeyse hiçbir gelişme yok, sonu başından belli dizilerden. Buna rağmen içerdiği eğlenceli sahnelerle sıkmadan izlettiriyor. Dizi bütün çete klişeleriyle, zengin ve yakışıklı CEO tribiyle hatta içerdiği aşkla birle dalgasını geçerek seyircileri bol bol güldürüyor. Aslında çete olaylarının diziye neredeyse hiçbir katkısı yok ama baş rol kızımızın gücünü sergilemesi için dizide olmaları gerekiyormuş. Çünkü kızımız sadece ” kötüleri ” dövebiliyor. 😀

Park Bo Young canlandırdığı Do Bong Soon karakterinde son derece başarılı ve role çok yakışmış. Ama şahsen bebek ağzıyla konuşan kızlardan, kocaman olmuş hala barbie bebekmiş gibi konuşan kadınlardan hiiiiiiiç hoşlanmadığım için konuşma stili ilk bölümlerde fazlasıyla sinirlerimi bozdu. Yavaş yavaş alışsam ve sonradan sevimli de bulsam ne zaman sesini inceltip çocukça (!) konuşsa içimden bir ürperti geçmedi değil. 😀 Ufacık boyuyla esas erkeklerin yarısı kadar olduğu için fiziksel olarak da çok sevimliydi. Hele polis memuru rolündeki Ji Soo nam-ı diğer Eyfel Kulesi yanında minicik kalıyordu. 😀 Madem bu kadar minik bir baş rolün var esas adamları da buna göre seçsenize kardeşim. Oyun tasarlıyormuşmuş gibi davrandığı her sahnede gözlerimi devirdim yaptığı da aynı tıklamayı tekrar edip durmak.


Zengin CEO muz Ahn Min Hyuk rolündeki Park Hyung Shik belki de dizinin en iyi oyuncusu, hem rolüne uygun hem de çok doğal bir şekilde canlandırdığı karakteriyle bir bütün olabilmiş. Do Bong Soon’un sevimliliğiyle yarışan tatlı mimikleriyle birbirlerine gerçekten yakışıyorlar. Ji Soo ile Park Bo Young arasında neredeyse sıfır kimya olduğu için ilişkilerini kabul etmek de seyirci için daha kolay oluyor elbette. Sürmeli göz makyajını abartılı, tenini beyazlatmak için kullandıkları ürünlerde aşırıya kaçtıklarını düşünsem de yine de yakışıklıydı kerata.^^ Sinir olduğum bir başka nokta da sözde çalışmak için ofislerine geçtiklerinde üstlerindeki kabanları, paltoları çıkarmamaları. O kadar zenginsiniz de ofisinizde ısıtma sistemi mi yok yoksa paltolarınız üzerinize mi yapışık kardeşim? İkisi de üzerilerinde kalım paltolarla çalışıyorlardı, bu da inandırıcı olmayı bırak çok absürd duruyordu.

Polis dedektifi In Gook Doo rolündeki Ji Soo rolüne uygun ama bu diziye uygun biri değildi bence. Çünkü esas kızla kimyası yoktu ayrıca komedi sahnelerine katılımı da çok azdı. Dizideki herkes komedi yardırırken Ji Soo’nun son derece ciddi bir yüzde ortalıkta dolaşması biraz eğreti duruyordu açıkçası. Ji Soo’nun ses tonunu özellikle çok beğeniyorum. Ciddi rollere de çok yakışıyor, belli ki komediye de uygun biri değilmiş. Onu gelecekte polisiye, gerilim veya tarihi dramalarda görmeyi umuyorum. Dizide Park Hyung Shik ile birlikte esas iki erkek karakter arasında doğabilecek aşka gönderme yaptıkları sahneler bayağı eğlenceliydi. 😀



Kore dizileri boklu püsürlü iğrenç şeyleri işlemeden yapamıyorlar. Bu tür sahnelere neden ihtiyaç duyduklarını anlamıyorum ama komedi dizilerinin hepsinde bu öge bolca kullanılıyor. Bok şarabı denen şeyle alakalı sahneleri mideniz kaldırmıyorsa direkt geçebilirsiniz, izlemenizi gerektirecek önemli bir şey değil sonuçta. 😀 Do Bong Soon’un annesi ve babası arasındaki meselenin çözülmemiş olması bir yana erkek kardeşiyle dedektifin eski kız arkadaşı arasındaki meselenin neden işlendiğini anlamak güç. Madem birlikte olmayacaklardı neden dedektiften ayırdınız? Hadi dedektifle Bong Soon kavuşmayacağı teaaa en başından belli madem neden adamcağız her iki kadından birden oldu? Hay sizin senaryonuza yani. 😀 Mantıksız bir başka nokta da esas erkeklerin bütün mahalleyi tek bir sıyrık almadan dövebilecek bir kadına devamlı ” Seni koruyacağım. ” demeleri. Erkeğin kadını koruması gerekliliği ince hatlarıyla derinlemesine işleniyor. Kadınlar duygusal olarak zayıf yaratıklardır, süper güçlerinin olması hiçbir şeyi değiştirmez, erkekler onları korumalıdır mesajından hiç hoşlanmadım. Bu durumu esas erkek karakterin kadın için yaralanmasına kadar götürmeleri de can sıkıcıydı. Kadın 20 katlı bina tepesinden yere atlıyor hiç bir şey olmuyor, bu ne  yani, kahramanlığa ne gerek var? 😀

Dizinin soundtrack albümünde öne çıkan iki parça dışında akılda kalıcı bir parçaya rastlamadım. Müzik kullanımını da genel olarak bu iki parça üzerinden yapmışlar zaten. Dizinin geneli gibi sonu da aşırı mutluluğa boğulmuş. Yine de bir çok romantik komediden farklı bittiği için güzel denilebilir. Reklam kullanımına gelince evet sahneler içerisine gömülmüş reklamlar bu dizide de mevcut. Sırf su markasının reklamını gözümüze sokmak için bir şişe su açıp bir yudumcuk aldıkları sahneler mevcut. *facepalm*

Diziyi  BURADAN VEYA  BURADAN Türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz.

10/7 Neden?

Absürd komedi sınırlarında gezinen romantik komedileri sevenlere yönelik bir dizi de ondan. Uzun zamandır Kore drama piyasası sadece komediye odaklanmış bir romantik dizi çekmediği için olsa gerek gereğinden fazla sevildi dizi. Komedi pompalayıp durduğu için bir yerden sonra sıkılabilirsiniz. Mantıksız bulacağınız bir sürü detay ve olay da olabilir ama kafanıza takmadan izleyin çünkü dizi dediğim gibi kendisini ciddiye almıyor. Siz de almayın.^^

Dizinin fazla güzel soundtrack parçası yok. Bu yüzden sadece en sevdiklerimi paylaşacağım. Suran – Heartbeat

Eunji (Apink) – You Are My Garden

Rich Man Poor Woman – Niyeti Adından Belli


Adı : Rich Man, Poor Woman (Ricchiman, Puauman)
Yönetmen : Masaki Nishiura, Ryo Tanaka
Senarist : Naoko Adachi
Yapımcı : Jun Masumoto
Kanal : Fuji TV
Bölüm Sayısı : 11 Bölüm + 1 Özel film ( Rich Man, Poor Woman in New York)
Yayınlanma Tarihi : 2012 – Film 2013
Ülke : Japonya
Dil : Japonca
Them Parçası : Hikari e – Miwa

OYUNCULAR

Shun Oguri – Hyuga Toru
Satomi Ishihara – Sawaki Chihiro/Natsui Makoto
Arata Iura – Asahina Kosuke
Saki Aibu – Asahina Yoko
Yosuke Asari – Yasuoka Michiya
Takeo Nakahara – Fueki Tadamasa
Yasuhi Nakamura – Ogawa Satoshi
Kiyohiko Ueki – Hosoki Riichi
Shiro Sano – Yamagami Toshiyuki
Tomomi Maruyama – Nogi Yuta
Yuki Furukawa – Kuga Tomoki
Masumi Nomura – Ono Haruka
Nozomi Yagi – Miyamae Tomoka
Aiku Maikawa – Tateishi Risa

KONU : Hyuga Toru inanılmaz bir bilgisayar dehasıdır. Yazdığı yazılımlar sayesinde işini kısa sürede Forbes dergisinin dünyanın en zengin genç iş adamları listesine girecek kadar büyütmüştür. Aslında bütün işi küçük bir internet sitesi yazmasıyla başlamış, biraz şans, onu sonuna kadar destekleyen bir arkadaş ve sahip olduğu karizmayla kısa sürede ilerletmeyi başarmıştır. Ortağıyla birlikte sahip olduğu Next Innovation gençlerin en çok çalışmak istedikleri şirket olarak geçmektedir. Ne kadar zeki olursa olsun Toru insanların yüzlerini ve isimlerini hatırlamakta zorlanan birisidir. Hayatının amaçlarından biri de onu gençken terk eden annesini bulabilmektir. Makoto Natsui ise fotografik bir hafızaya sahip olmasına rağmen teknoloji ve internet konunda tamamen bilgisiz birisidir. Üniversiteden yeni mezun olmasına rağmen henüz iş bulamamıştır ve bir gün Next Innovation’un toplantılarından birine gider. Burada konuşma yapmakta olan Toru öylesine seçtiği Makoto’yu herkesin içinde rezil eder. Sonrasında adını sorduğunda Chihiro Sawak diye cevap verince ise şok olur, çünkü bu aradığı annesinin adıdır.

Episode Ratings

01 13.9%
02 11.3%
03 13.1%
04 10.8%
05 10.2%
06 8.9%
07 12.2%
08 12.9%
09 13.7%
10 15.8%
11 13.2%
Average 12.4%

KİŞİSEL YORUM : Oguri Shun benim en sevdiğim Japon aktörlerden biridir. Kame ve Yamapi’den sonra en fazla onun dizi/filmlerini seyretmişimdir. Zaten burada yayınladığım dizi yorumlarından belli olmalı pfghpfghpgf XD Geçen arkadaşlarla Japon dizilerinden konuşurken Rich Man Poor Woman’dan açıldı konu, fark ettim ki henüz burada dizi hakkında bir yazı yazmamışım. O.o Halbuki en sevdiğim dizilerden biridir. Madem öyle dedim bir sonraki Japon dizi tanımında bu diziyi tanıtayım.^^

Rich Man Poor Woman adından da anlaşılacağı üzere fakir ancak gururlu bir kadın ile zengin piçi kıvamında gezinen, kendinden son derece emin bir erkek arasındaki aşkı konu ediniyor. Oguri’nin karakteri Toru belki de onun canlandırdığı en çekici, en karizmatik karakterlerden biri. Toru yakışıklı, ağzı iyi laf yapan, zeka fışkıran bir beyne sahip, gerektiğinde zekasını insanların yüzüne çarpmaktan da çekinmeyen biri. Dört dörtlük bir prens. Gelin görün ki çok zeki, etrafındakilerden daha zeki olunca kendini anlatmakta zorlanıyor. Hele de anlattıklarını anlamayan biriyle karşılaştığında sivri dilini tutamıyor. Makato ile tanışması da bu şekilde gerçekleşiyor aslında kızın aklıyla alay ediyor. Ama kader bu ya kendisi çok zeki olmasına rağmen insanların isimlerini aklında bile tutamazken Makoto bütün bir apartman kompleksinin adını sadece bir kere okuduktan sonra hafızasında tutabilecek foto grafik bir hafızaya sahip. Toru birbirlerine muhtaç olduklarını fark ettiğinde Makoto’yu işe alıyor.



Toru’nun üzerinde çalıştığı İnternet sitesi bayağı bayağı bizim e devlet uygulaması olayı. 😀 Toru devletten aldığı siparişle yaşlıların ve teknolojiye yabancı insanların bile kullanabileceği basitlikte bir İnternet sitesi yapmak zorunda. Yaptığı program mükemmel ama kısa sürede fark ediyor ki sadece teknoloji ineklerine göre bir program tasarlamış. Çünkü Makato ne kadar uğraşırsa uğraşsın programı kullanamıyor. 😀 Programını Makato’nun kullanabileceği düzeye çevirmeye çalışırken Toru’nun başarılarını ve herkesin Toru’yu bir ilah gibi görüp takdir etmesini kıskanan en yakın arkadaşı tarafından ihanete uğruyor. Japonya’nın en genç zengini birden kendini yıllar önce başladığı sıfır noktasında buluyor. Kendisine inanan birkaç çalışanı, Makato ve zekasıyla her şeye yeniden başlamak zorunda. Birlikte çalıştıkça birbirlerinin eksikliklerini tamamladıklarını fark ederek yakınlaşan ikili için her şey kolay bir şekilde yerine oturmuyor elbette.

Oguri Shun Toru karakterinde son derece başarılı. Hatta Ishihara Satomi’nin hızlı konuşma alışkanlığına da ayak uydurmayı başarmış. Son derece çekici göründüğünü belirtmeliyim. Oguri’nin her zaman kendine özgü bir çekiciliği olmuştur ama bu karakterde kalpleri hızlandırıyor. Ishihara Satomi ise canlandırdığı her dizide hemen hemen aynı karakterde kadınları canlandırıyor. Karakterlerine farklılık katamaması bence onun en büyük dezavantajı. Yahu kadının canlandırdığı bütün karakterler hızlı hızlı konuşan iş kadınları. O.o Hiçbir orijinalliği yok. Neyse ki yanına her seferinde farklı adamlar koyuyorlar da bu o kadar göze batmıyor. Her zamanki gibi sevimli, neşeli bazen yapmacıklığa kaçan gülümsemesi dudaklarında, çirkin iş takımları üzerinde dolanıp duruyor. Oguri ile kimyası da gayet güzel, bir parça boy farkları var, Satomi giydiği topuklu ayakkabılarla bunu azaltmaya çalışmış.

Tipik Japon hatta genel olarak Asya dizilerinde sıkça rastladığımız üzere burada da kadının kendine güvenini sağlaması için adamdan ayrılıp kariyer yapması gerekiyor. *facepalm* Her ne kadar Japonya kadınlara aynen ülkemizdeki gibi değer vermeyen, işte yükselmelerine engel olan, evlendikten sonra işten ayrılıp evinin kadını olmalarını bekleyen bir yapıda olsa da dizilerinde tam tersi olaylar işlemelerini hep komik bulmuşumdur. Mangaları olsun, animeleri, dizileri, filmleri olsun hepsinin verdikleri ortak mesajlar var, birincisi erken yaşta evlenip bir an önce çoluk çocuğa karışılması gerektiği ikincisi de kadınların mutlaka kadınlara özel üniversite de olsa giderek eğitimlerini tamamlamalarının teşvik edilmesi. Bizde birincisi var da ikincisi? 😀

Dizinin açılış jeneriği çok şeker ve Miwa’nın seslendirdiği parça diziye o kadar uymuş ki anlatamam. Hala ipodumun dinleme listesinde yer alan bir parçadır. Hikaei e yayınlandığı zaman single çok satmasa da en fazla indirilen parçalardan biri oldu. Bazen hani bir parça dinlersiniz de hemen o dizi aklınıza gelir, Hikari e de öyle bir parça.^^ Dizinin özel bölümü de farklı ilerlemiyor aslında. Aynı konu bir kere daha elden geçiriliyor gibi. Hele yurt dışında yabancılara trip attıkları bir sahne var ki gülmekten öldüm. Japon dizileri arşivi yapanlara gönül rahatlığıyla önerebileceğim biri dizidir, aileniz veya arkadaşlarınızla da sıkılmadan izleyebilirsiniz. Zaten özel bölümle birlikte hepi topu 12 bölüm dizi yahu birkaç gecede bitiriverirsiniz.^^

Diziyi Türkçe Alt Yazılı olarak BURADAN veya BURADAN izleyebilirsiniz.

10/8 Neden?

Ishihara’nın orijinal olamayan karakteri, ihanet için beslediği güdüsü son derece zayıf olan kötü (?) karakteri ve havada kalan anne meselesi yüzünden. Ayrıca Saki Aibu’nun neden dizide olduğunu anlayamadım. Hayır güzelce restoran aşkını da işlemediler. Olmasa da olurmuş da sırf kıskançlık olayları yüzünden fazladan bir bayan karakter olsun diye sanki kadroya alınmış. Bunun dışında dizi anlatmak istediği aşkı güzelce anlatıyor. Mesaj falan yok bam bam bam! 😀

Dizinin açılış jeneriği

Miwa Hikari e nin Japonca versiyonu Youtube’tan kısa sürede siliniyor. Bu yüzden şarkının MV sini izleyip dinleyebileceğiniz başka bir link veriyorum. BURADAN izleyebilirsiniz. Bence soundtrackı indirip şarkıyı dinlemeniz daha iyi olur çünkü videolarda ses bilinçli olarak kısılmış. 😉

Miwa ayrıca bu şarkının İngilizce versiyonunu da yayınladı. Dinlemeye katlanabilirseniz,