Darkangelhome

Pan’s Labyrinth – Çocuk da var Savaş da…


Beni etkilemiş filmlerin tanıtımına devam ediyorum. Aslında bu bir nevi arşivimdeki filmleri elden geçirip onlar hakkındaki düşüncelerimi bir kere daha tazelemek ve sizlerle paylaşmakda oluyor. Eğer şimdiye dek bu filmleri izlemediyseniz belki bir sonraki film gecenizde aklınıza gelebilir.

Filmlerimi tararken bu filmi asla es geçemem dedim ve geçtim bilgisayarımın başına. Film bence zaten büyük bir çoğunluğunuzun izlediği bir film olmalı ya da bir şekilde adından söz edildiğini duymuşsunuzdur. Zira Oscar adaylığı ve izleyen hemen herkesi bir şekilde etkilemesiyle çok konuşuldu.

Pan’ın labirenti (Pan’s Labyrinth) kesinlikle her karesiyle beni sarmış bir film. Guillermo del Toro’nun muhteşem hayal gücünü konuşturduğu en iyi filmlerindendir. Konusu, İkinci Dünya savaşı sırasında 10 yaşındaki Ofelia annesinin yeni kocasının yanına taşınmak zorunda kalmıştır. Çünkü kocası bir yüzbaşıdır ve annesi de karnında onun değerli oğlunu taşımaktadır. Ofelia oldum olası hayal gücü kuvvetli bir çocuktur ve kendini sıkan bir durum olduğunda hayal gücüne sarılmaktadır. Yeni taşındığı evin arka bahçesinde esrarengiz bir labirent keşfeder. Labirentin içerisinde yaşayan Pan adındaki yaratık küçük kızın tüm yaşamını değiştirecektir.

Pan’ın Labirenti’nin başarılarına gelince Cannes Film Festivali’nde 22 dakika alkışlanmış, çeşitli ödüllere aday gösterilmiş, En İyi Makyaj, En İyi Sanat Yönetmenliği ve En İyi Sinematografi dallarında 3 Oscar’a lâyık görülürmüştür. Ancak gelin görün ki şiddet içerikli sahneleri yüzünden Malezya’da yasaklanmış. Onların kaybı ne diyelim.

Biraz da benim yorumlarımla filmden bahsedeyim. Öncelikle filmin atmosferi, yaratılmış envai çeşit hayal yaratığının etkileyiciliği, oyuncuların da büyük bir beceriyle canlandırdıkları rolleri sayesinde izlemekten zevk alacağınız bir filmle karşı karşıya olduğunuzu söylemeliyim. Küçük kızın içinde bulunduğu acımsızlık, içinde sığındığı hayal dünyası ve kendini orada avutması ancak bunu seyirciye verirken gerçekçi bir şekilde sunup o hayal dünyasına bizim de girmemizi sağlaması açısından Del Toro takdire şayan bir iş çıkarmış. Ofelia kendi küçük dünyasında kendi masalını yaratıyor, tebeşiriyle yeni dünyalar açıyor, kendi masalının sonunda mutluluğu bulamamış olsa da… (ya da bulmuş mu desek)

Hangi sahnesinden bahsetsem ki, kendi karısını açıkça aşağılayan ancak masadan kalkarken ayağa kalkma centilmenliğini gösteren, ikide bir saatine bakarak tıpkı babası gibi oğluna bırakacağı mirası hatırlayan, her gün muntazaman traşını olurken aynadaki yansımasına bakışlarında nefreti mi yoksa hayranlığı mı gördüğünü kestiremediğimiz yüzbaşı, Sergi Lopez’in harikulade oyunculuğuyla hayat buluyor. Eğer bu karakter bu kadar güçlü olmasaydı sanırım film çok şey kaybedebilirdi.

Film bir yerden sonra seyirciyi de yanına alarak masalın gerçek olmasını diler hale getiriyor. Bir yandan kötü adam lâyığını bulsun diye dilerken diğer taraftan da kötünün er ya da geç kazanacağını biliyorsunuz. İçten içe bunu hissettiriyor film. Bu bir masal ama unutmayın diyor gerçekler her zaman orada, bekliyor, tetikte, her an o darbeyi vurmak için hazır olacak. Ama yine de… Belki de… O kadar da umutsuz değildir…

Mercedes’in en sondaki ninnisiyle insanın boğazına da birşeyler düğümleniyor. Ne çocuğun gözünden anlatılan bir savaş, ne de savaşın içindeki çocuk filmin konusu ama çocuk da var savaş da. Nasıl olur da bütün bunlar bir karmaşaya meydan vermeden, iki ayrı hikâye şeklinde, üstüne üstlük bir de arkaya masal konularak, fantastik yaratıklar, periler eklenerek anlatılır demeyin? Anlatılıyormuş işte…

Reklamlar

2 Yorum

  1. mavi

    benimde çok sevdiğim filmlerden biriydi bu
    sinemada izlemiştim,geçen elime vcdsi geçti
    yarım bıraktım izleyemedim
    kaldıramadım bu sefer o kadar acı gerçekliği
    film fantastik gibi duruyı ama o kadar pis gerçekler var ki aslında içinde.

  2. Zaten yönetmenin başarısı da bunca acımasızlığın içinde bir masal anlatmayı becerebilmiş olmasında saklı 😉 Bu yüzden benim için özel filmlerden biridir 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: