Darkangelhome

AKAME PART 1 – Chibi Times


Öncelikle bu yazı birilerini AKAME ye inandırma yazısı değildir. Bu yazı bir Akame sever tarafından bu çifti neden sevdiğini, bir çift olarak gördüğünü, neden birbirlerine yakıştırdığını göstermek, çift arasında olan bitenleri sizlerle paylaşabilmek, aralarındaki bağı anlatmaya çalışmak, dedikodu yapmak, teori üretmek için yazıldı. Önemle altını çizerim ki ne Kame ne de Jin gay veya biseksüel değildir. Şu ana kadar haklarında bu konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmamış, tek kare fotoğrafları çekilmemiştir. Yazıda sizlere sunacağım videolar, resimler, ropörtajlar vs hepsi tamamen 2. ve 3. dereceden delillerdir. Akame için boşuna ” Johnny’s şirketinin gelmiş geçmiş en gizemli ilişkisi ” denilmiyor. Bu kadar çok kesinlik varken haklarında bu kadar yoğun spekülasyon yaratılan bir çift daha yok çünkü Johnny’s de 😀

Gelgelelim fasülyenin faydalarınaaaa diye başlayaraktan konuya gireyim. 🙂 AKAME nin ne demek olduğunu bir önceki yazımda ne olduğunu açıkladığım için bir kere daha tanımlamayacağım. Kame ve Jin arasındaki dostluğu, ilişkiyi ve sevgiyi anlatmaya başlayacağım. Elbette bunun için teaaa en başına gitmem gerekecek. *geçmişedalar*

Kame ve Jin JR (Johnny’s Junior) a başvurduklarında, elemelere girdiklerinde Kame aslında bir JR olmayı o kadar da istemiyormuş. Hatta bizzat Johnny-san’ın kendisi Kame’ye ” Neden JR olmak istemiyorsun? ” diye sorunca bizim bıcırık koskocaaaa Johnny-san’a ” Ben sadece beysboll oynamak istiyorum. ” diye yanıtını vermiş. 😀 Kamenashi ile ilgili yazımda onun beysboll aşkından bahsettiğim için detaya girmeyeceğim. Bu laf üzerine Kame’yi kadroya almayı kafaya koymuş olan Johnny ” Ama biz JR ların da bir beysboll takımı var. Boş kalan zamanlarında orada oynayabilirsin. ” diyerek Kame’ciğimizi bir güzel kafalamıştır. Sevmiyorum etmiyorum adamı ama yiğidi öldür hakkını yeme adam tam bir yetenek avcısı. Yamapi, Kame, Jin, hepsi onun sayesinde keşfedilmişlerdir. Jin demişken belirtelim Jin elemeleri maalesef geçememiş ve oldukça üzülmüş. Ancak bizim Johnny-san Jin’deki yeteneği fark ettiği için elenmesine rağmen Jin’i de JR lara almıştır. Japon kızları *ve elbette biz de * ona sonsuza dek minnettar kalacağız. 😀

Ve onlar sonunda tanışırlar… Bundan 10 yıl kadar sonra Jin bir ropta ilk karşılaşmaları hakkında şunları diyecekti,

Jin: “I still clearly remember my first meeting with Kame; it was at the audition at the Jimusho, he was in a blue sports attire, I was wearing jeans.”

İlginç değil mi? Yani bir insanla ilk tanıştığınızda onun hakkında ne düşündüğünüzü hatırlayabilirsiniz ancak kendiniz için gerçekten özel bir insanla ilk tanıştığınızda ne giydiğine dikkat edip on yıllar sonra hatırlayabilirsiniz. Tabii Kame de katıldıkları bir Heyx3 programında tanıştıklarında Jin’in ne giydiği hakkında bilgi verecekti. Bunu ayrıca videoda da izleyebilirsiniz. Ha bu arada bu video da Kame diğer üyelere yaptığı ufak jestlerden bahsederken hemen yanında oturan Jin’in ona bakışı, sonra durup dururken adeta kendini durduramadan ” You’re such a good guy. ” deyişini de mutlaka izlemeniz gerek. Kame’ciğim o kadar tatlı bir şekilde utanıyor ki 😀 Onun utandığında yaptığı ilk şey kafasını yana eğip gülmektir. Ve Jin’in onu bu şekilde utandığı ilk an da bu değildir ayrıca. Jin bilinçli olarak Kame’nin üzerine gitmeyi, onu rahatsız edecek şakalar yapmayı, Kame gibi konuşmayı bilen birini bile utançtan susturabilecek laflar etmeyi seven birisi 😀

VİDEO BURADA

Kame ise genellikle sakindir, Jin gibi duygularının coşkusuna pek kapılmaz, suratından gizem akar, Jin gibi bir kitap gibi açık değildir. Kame isterse saatlerde dümdüz ileriye bakıp sizi görmezden gelebilir. Jin için bu dayanılmaz bir durumdur. Kame Jin gibi çok fazla sululuk yapmaz, göze batacak göndermelerde bulunmaz. Ancak bazen öyle bir şey yapar ki Jin’i afallatıverir. Her zaman Kame’nin üzerine gitmeye alışkın olan Jin’in ayaklarının altından halı çekilmiş gibi öylece kalakalmasına neden olur. Özellikle de göz teması konusunda Kame ustadır. O genellikle biriyle konuşurken mutlaka gözlerinin içine bakmayı seven biri ancak iş Jin’e gelince olabildiğince az göz teması kurma çabasına giriyor. Ama olurda göz göze gelirlerde bunu kırmaları çok zor oluyor. Bazen diğer üyelerden birinin Jin’e veya Kame’ye dokunarak kendilerine gelmelerini sağlamaları gerekiyor. Veya Kame eninde sonunda bakışı kırıyor.

Üzerine yürüyen Kame karşısında afallayan Jin 😀

Kame’nin açıklamasını seyrederken kalakalan Jin

Kame’nin dudaklarını büzmesi karşısında öylece bakakalan Jin

Bu konuya daha çok değineceğiz devam edelim. Kame ve Jin arasında 2 yaş fark vardır. Dolayısıyla Jin JR a girdiğinde Yamapi, Ryo, Ikuta, Tackey gibi kendi yaşıtlarıyla arkadaş olmuştur. Zamanla Kame’de bu gruptaki kişilerle arkadaş olsa da en yakın arkadaşlarını say deseler Kame bu isimlerden hiçbirini saymayacaktır. Kame ondan küçük olmasına rağmen daha olgun ve akıllı bir bıcırık da olduğu için kısa sürede Jin’in hayranlığını kazanmıştır. Jin’e sorsalar o en yakın arkadaşının Yamapi olduğunu söyleyecektir. Bir ropunda,

– March 2002 (Myojo): Jin was talking about 17 years of his life. In the end he said “I won’t forget to thank people around me: my family, staff, fans… and Kame!”

demiştir. Yani arkadaşlarım değil, arkadaşım değil, grup üyeleri değil sadece Kame. Ayrıca Kame. 🙂

KAT-TUN grubunun kurulması da bu ikisinin JR hallerindeyken bile oldukça ilgi topladığı fark edilince gerçekleşmiştir. Bu noktada bir açıklama yapmalıyım. Japonya boys love denilen meseleyi cidden seven, manga/yaoinin merkezi konumunda bulunan bir ülke. Ayrıca hemen hemen bütün Uzak doğu müzik boy bandlarında birbirine yakıştırma olayları mevcuttur. Özellikle de erkeklerin bir kızdan daha güzel ve alımlı olması, adeta canlanmış bir anime karakteri gibi görünmelerinin de bunda büyük etkisi vardır. Koreli gruplar bu konuda daha açıklardır aslında. Örneğin Super Junior grubu 10 küsur erkekten oluşmaktadır ve birbirini gerçek anlamda öpmemiş *dudaktan* tek bir üyeleri yoktur. Hele bir Heechul elemanı var ki sormayın gitsin elinden bi uçan bi kaçan kurtulur. 😀 Japon grupları bu kadar ileri gitmeseler de bu tip yakıştırmalara zemin hazırlayan bazı sevimlilikler yapmaktan geri kalmazlar. Bunun seyircinin hoşuna gittiğini bildikleri için yaparlar, eğlencesine ve dikkat çekmek içindir. (Ryo/Yamapi – Ohno-Nino vs)

Akame’nin bunlardan farkı nedir peki?

FARK 1: Yakıştırma yapılır ama daha henüz 13-14 yaşlarındayken, henüz ünlü bile değilken, üstelik seyirciler tarafından değil bizzat kendi arkadaşları tarafından birbirlerine yakıştırılan bir başka çift daha yoktur da ondan. Yukarıda Jin’in yakın arkadaşı olarak saydığım herkes bir şekilde bir yerde Kame ve Jin arasındaki ilişki hakkında ima yapmış insanlardır. Özellikle Ryo biraz torba ağızlı olduğundan hem Jin’e hem de Kame’ye laf atmayı pek sever. Üstelik chibi zamanlarında Kame’nin tek hayranı Jin’de değildir hani. Mesela şu videoyu paylaşabilirim. Bunlar chibi hallerindeyken bir shouen clubleri vardı, hala da var, meşhurdur bunların pijama partileri. İşte bu partilerden birinin sonunda programı kimler kapatsın diye konuşulurken News grubunun eski üyesi, o zamanlar daha tıfıl olan Kusano hemen zıplıyor ve bilin bakalım kimi istiyor? Elbetteki minicik halinden beri hayranı olduğu Kamenashi’yi.

Kame bayağı istemiyor gibi görünüyor ama Kusano’nun buna aldırdığı yok, o çok mutlu. Ama biri değil. Kim mi? Elbette kıskançlığıyla ünlü bakamız Jin. Kusano Kame’yi seçtiği andan itibaren öyle tavırlar içine giriyor ki gülmekten karnınıza ağrılar girer. Önce Kame’ye ” Sen çok şanslısın çünkü Kusano seni destekliyor ama beni sadece ben destekliyorum. ” diyor. Ardından Kame ve Kusano standa geçiyorlar. Kusano önce kolunu Kame’nin omuzuna atıyor. Belli ki bir fırsatını yakalasa değerlendirecek. Sonra Kame programı öyle üstünkörü kapatıyor ama dikkat edin o birşeylerin geleceğini biliyor sanki bekliyor kendini korumak için. Sooora Kusano öyle tatlı Kame’ye sarılıyor ki ben eridim vallahi. Kame karşılık vermiyor hatta geri çekiliyor, büzülüyor ama Kusano ancak diğer çocuklar onu çekince ondan ayrılıyor.

Jin de hemen patlıyor tabe ” Bu haksızlık! Bu haksızlık! ” diye. Oradakiler ” Nedir haksızlık olan? ” diye soruyorlar. Jin Kusano’ya dönüp ” Kusano… Ben de sarılmak istiyorum. ” diyor. Öyle açık bir cümle ki çek nereye çekersen 😀 Tabe kalbi Akame aşkıyla yanan biz ölüp bitiyoruz. Tam program bitecekken Kusano’ya Kame’nin performansı için puan vermesini istiyorlar ve o da elbette ” 100 ” puan veriyor canım benim seni de anlıyoruz. 😀

VİDEO BURADA

FARK 2 : Akame’nin diğer çiflerden bir diğer farkı aralarında bilinçli olarak yapılmış yakınlaşmaların değil aksine birbirinden uzak durma çabasının var olması. Yani chibi hallerindeyken Kame ve Jin birbirlerine daha yakın ve sıcak davranıyorlardı, birbirlerine ilk adlarıyla sesleniyorlardı, birbirlerine takılıyorlardı. Ama sonra grup resmi olarak kurulup ilk albümlerini çıkardıklarında Kame ve Jin birbirlerine daha resmi hitap etmeye ve aralarına mesafe koymaya başladılar. Onlar artık kontrat denen şeyle bağlanmış, resmen bir grup olmuşlardı. Yani bu çiftte yılışık sarışmalar, öpmeye kalkışmalar vs gibi olaylar hiç olmadı ama aralarındaki tansiyon hayranların dikkatlerinin her daim üzerlerinde olmasını sağlamaya yetti.

İsimlerden bahsetmişken bizim Jin’in lakabının Bakanishi olduğundan AKANİSHİ yazısında bahsetmiştim. Ama onun başka bir lakabı daha var. JinJin 😀 Bu lakabın takılması da oldukça eskiye dayanıyor, bizimkiler yine bıcırıklar ama artık yavaş yavaş büyümeye başlamışlar. Yılbaşı çekimindeler. Nakamaru, Kame ve Jin birlikteler. Bir ara Jin’in dikkati dağılınca Kame uzanıp bunun ayak bileğini kavrıyor ve ona sesleniyor. ” Jin! ” diye ancak Jin duymayınca Kame bunu ard arda iki kere tekrar ediyor. ” JİNJİN! ” şeklinde. Sonunda Jin’in dikkatini çekiyor ama bu arada bütün hayranların da bu seslenişiyle sevgisini kazanıyor. Bundan sonra Jin Kame’nin JinJin’i olarak anılmaya başlanıyor 😀 Ve bu da ilk olmayacaktı elbette 😉

VİDEO BURADA

Cihibi zamanlarını birkaç video ile kapatayım bir sonraki postta biraz daha detaya ineceğim 😉

Dans eden Kame ve Jin, Kame Uke posizyonunda 😀 Zaten Kame bu ilişkide tamamen Uke pozisyonunda görülüyor. Yani daha efemine olan, ev işlerinden anlayan, daha utangaç olan ve Seme (Jin) tarafından kıskanılıp kovalanan kişi. 😀

AKAME TANGO

AKAME FUNNY DANCE

Buz pateni yapmaya çalışırlarken yere yapışan Koki’yi umursamadan kaymaya devam eden Kame ve Jin 😀 Koki düşünce Kame’nin ona bakıp Jin’e dönmesiyle birlikte Jin’in hemen elini otomatikman Kame’ye uzatışı çok şeker 😀

AKAME ICE DANCE

Jin’in buluşmak için otele gitmek istediği söyledikten hemen sonra Kame’ye dönüp seninle demesi tam kopmalık olay. Kame’nin heyecanlı bir şekilde ret edişi sırasında Jin’in bozulup ” öyle söyleme insanlar yanlış anlayacak ” diye sızlanması da çok tatlı 😀 *bu arada Koki o ne kaşlar öyle :D*

DATE WİTH KAME

Shouen sahnesinde Yamapi’den bahsederken göz göze gelen Kame ve Jin ve Jin’in tamamen içinden gelerek muzipleşerek Kame’nin üzerine doğru eğilişi, kopan çığlıklar, ondan kaçmaya çalışan Kame 😀

Jin gets close to Kame

Oyun oynamaya çalışan Kame’ye kulağına üflemek suratiyle suikast düzenleyen Jin 😀 Ona dönüp müthiş şeker bi şekilde bakan Kame.

VİDEO BURADA

Kamerayı Kame’ye gösteren şirin JinJin 😀

Ve chibi zamanlarından birkaç tatlı an

Reklamlar

6 Yorum

  1. Bunlarınki Bromance benziyor sıkılmadan okudum devamını bekliyorum. Bak ne Kat-Tun severim ne Kame bilirim tamamen objektif bir şekilde adına ne derse aralarında özel bir ilişki olduğu aşikar.

  2. Bromance’a benziyor gerçekten de yani Bromance olsa da benim için fark etmez *Kame’yi kendime istiyom ya* Ancak en azından Akame’nin ne demek olduğunu benim sevdiğim açıdan, neden bu çifti diğerlerinden ayrı tuttuğumu gösterebilmek için artık bu yazıyı yazmak farz olmuştu. Daha giriş bölümündeyim aslında ve sen aralarındaki kimyaya onay vermiş durumdasın, bu güzel 🙂 KAT-TUN veya Akame hakkında bilgisi olmayanlar olaya eminim bizden daha objektif bakabiliyordur. Sonuçta benim sunduklarımı da onların anlattıklarını da bir terazide değerlendirebilecekler okuyucular olacak 🙂

  3. süpermiş, hele bakanishi’nin “ama haksızlık bu, ben de sarılmak istiyorum” şeklindeki tepkisine bittim. ben hala kararsızım akame mevzusunda, zaten kesin bir kanıt görmeden hiç bir zaman emin olamıycam ki o da imkansız 🙂 yine de baya ikna edici bir yazı olmuş, la fea’nın dediği gibi aralarındaki kimya inkar edilemez. bu türden bir ilişki ne kadar dikkatli bakarsak bakalım diğer üyeler arasında yok. sanırım gelecek yazılarınla beni daha da ikna edeceksin amacın bu olmasa da 🙂 sabırsızlıkla beklemekteyim 🙂
    bir de yazıların gerçekten pek sürükleyici bence bu seriyi uzat uzatabildiğin kadar 🙂

  4. 😀 Tatilime gidene kadar atacağım part part, hem eğlencesine hem de AKAME yi tanıtmacasına olur. Bu yazıları yazarken cidden arkadaşlarımla oturmuş dedikodu yapıyormuş havasına giriyorum. Kesinlik hiçbir şekilde yok gördüğün gibi. Sadece kendi açımdan, Akame sever olarak anlatıyorum çifti. Çok tatlılar ama di mi o pijama partilerine bayılıyorum zaten. Jin’in kıskançlık serisinin ilk videosu gibi görün onu 😀

  5. Anamm ne güzel bir yazı olmuş bu böyle 😀
    İlk önce Akame hakkında hiçbirşey bilmediğimi ve ilk defa senin Kame tanıtımında öğrendiğimi söylemek isterim. Ne yalan söyliyim hoşuma gitmişti böyle bir şeyin olması. 😀 Şimdi bunuda okuyunca gerçekten ikisi arasında diğerlerinde farklı bir iletişim olduğu görülüyor.
    Bundan önceki postundaki tartışmalarıda ilk defa görüyorum. Bu aralar pek dikkatsizim sanırım. İnsanların her olaya, her yoruma, her düşünceye anlayışla yaklaşırsa hiçbir sorun kalmayacağına inanmaktayım.
    Birde bunlar bu kadar küçükken mi alınıyorlarmış yaa, vay be furbolcular gibi küçüklükten takıma alınırlar yaa onlarda hehe süpermiş, pjama partileri falan çok şirinlerdi. 🙂
    Daha neler öğrenicem blogundan kim bilir, hem eğlendirici hem öğretici diye buna derler hehe 😀

  6. LOL! Sağol canım yazıyı beğenmene sevindim 🙂 10-11 yaşlarında falan alınmaya başlıyorlar Johnny-s Junior’a ama herkes alınmıyor elbette. Kökendinden, ses tonuna, görüntüsünden, yeteneklerine kadar değişik sınıflandırmalar var. Parlama potansiyeli olanlar böyle tv programlarında öne çıkarılıyor, diğerleri arka dansçılar vb gibi şeyler için eğiitiliyor. Akame’nin ilişkisinin en başına gitmem ikisi arasındaki dostluğu ve ilişkiyi daha iyi anlamanızı sağlayacağı için böyle yaptım. Aynen ben de her iki tarafında birbirine saygı duyması taraftarıyım, bir düşünce belirtildiğinde, yorum yapıldığında hemen beni ikna etmeye çalışma havasına girilmesine hiç gerek yok görüldüğü gibi 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: