Darkangelhome

AKAME LAST PART – AYRILIK…


Tatil girince araya son partı atmam gecikti biliyorum ama ne yapalım deniz, kum, güneş üçlüsü sayesinde zinde bir şekilde bilgisayarımın karşısındayım şimdi. 🙂 Yazacağım bu en uzun partla yazı serisini de noktalamış olacağım. En son Jin’in Amerika’dan döndüğü 2007 yılında kalmıştık. Eveeet Jin Amerika’dan dönmüştür dönmesine ama grup artık bıraktığı grup değildir. Birincisi o yokken grup bir tv programına imza atmıştır. Bahsi geçen programdan daha önce ŞU YAZIMDA bahsetmiştim. Cartoon KAT-TUN Jin’in gelmesinden önce start alır ve o geldikten sonra ancak 3. bölümüne yetişebilir. Ama bu programa geçmeden önce o yokken meydana gelen diğer değişiklik ve gelişmelerden de bahsedeyim.

Jin grup içinde Kame’nin en iyi anlaştığı, arasından su sızmadığı kişiydi, hatta bir keresinde Kame onu en iyi arkadaşı olarak tanımlamıştı. Bir programda Nakamaru’dan öğrendik ki özellikle Koki Kame ve Jin’le birlikte vakit geçirebilmek için efor sarfeden biriymiş. ” Ancak o iki arasına girmek pek kolay değildir. ” diyor Nakamaru gülerek. Jin Amerika’ya gidince Koki’ye gün doğuyor. Kame ile arasındaki arkadaşlık bağlarını giderek güçlendiriyor, yakınlaşıyor ve Kame’nin en yakın arkadaşı sıfatının sahibi oluyor. Ama bu öyle birden bire olan birşey değil. Söylentilere göre – özellikle sahne stafflarından sızan raporlar bize çok ilginç dedikodular sunuyor – Jin’den ayrı düşen Kame giderek depresyona girmeye başlıyor ve sonunda konserlerinden birinin sahne arkasında patlıyor. Hıçkırarak ağlarken ” Dayanamıyorum artık! Ben de onun yanına gideceğim! ” diye isyan edip bağırdığı söyleniyor. Kame’nin zor ve depresif durumunda yanında olup acısını paylaşan ve destek olan kişi de kim mi? Elbette bizim tatlı, duyarlı Koki’miz.

Sadece bu da değil Jin yokken o zamana kadar tabloid gazetelerinde sık sık kızlar, erkekler, garip karışımlarla anılmış ama hiçbiri ciddi olmayan Kame birden kendine bir sevgili yapıvermiştir. Üstelik bu kişi kendisinden 20 yaş büyük, ünlü ve tanınan bir aktrist olan Kyoko Koizumi’dir. Kame 19, Kyoko 40 yaşındayken çıkmaya başlarlar. Bu olay Kame’nin hayranları arasında büyük tepki çeker. Hatun japonya’da çok sevilmesine rağmen Kame gibi gencecik bir idolü paylaşmaya yanaşmayan hayranlar tarafından bu ilişki kabul görmez. Kame ve Kyoko’nun ilişkisi tam iki yıl sürer ve bir basın açıklamasıyla biter. Ancak bu ilişkinin başlangıcı, gelişmesi ve bitimi de yüzlerce dedikoduya neden olmuş, bir sürü teori üretilmiştir.

TEORİ 1 : Kyoko Kame gibi erkek çoğunluklu bir aileden gelen, küçüklüğünden beri annesinin dikkatini çekmeye çalışan biri için bir nevi anne konumunda onun sığınacağı bir yuva olmuştur. Zaten kim sevgilisine Obaa-chan diye hitap eder ki?

😀 Kame’nin küçüklüğünden beri annesine düşkün olduğu doğrudur. Ama söylentilerin aksine o kendi ailesinin veya annesinin dikkatini çekmek için çabalamamıştır. Zaten doğduğundan itibaren oldukça narin ve zayıf olan Kame abileri ve ebeveynleri tarafından pek koruyup kollanmıştır. Annesine ev işlerinde yardım etmesi, yemek yapması onun tamamen doğasından, efemine yapısından gelen birşey. Seviyor çocuk ev işini 😀

TEORİ 2 : Kame ve Jin arasında daha resmi bir mesafe isteyen Johnny-san Jin’i Amerika’ya postaladıktan sonra Kame’ye de eli yüzü düzgün, belli bir saygınlığı olan bir kadını sevgili olarak ayarlar. Amaç tıpkı Tarkan’ın zaman zaman Juliet’ti Bilge’ydi kendine sevgili yapması gibi Kyoko’yu kullanarak Kame’ye bir paravan oluşturmaktır. Böylece onun oldukça dedikoduya yol açan eğilimleri de ört bas edilebilir, Akame ilişkisi birinden birinin ciddi bir ilişkisi olursa bu kadar çok göze batmaz.

Bu benimde katıldığım teoridir. Johnny’nin piyasada oldukça ağırlığı ve gücü var. Kyoko’yu Kame için ayarlar ve bu elbette karşılıksız değildir. Ne büyük bir tesadüftür ki Kyoko Kame ile çıkmaya başladıktan birkaç ay sonra uzun bir süredir uzak kaldığı müzik piyasasına bir singlela geri dönmüştür. Yani alan memnun satan memnun. Bu ikisi Paris’e bir defileyi izlemeye gittiklerinde aynı otel odasında kaldıkları raporu düştüğünde aceyip tepkiler almışlardı. Jin’in de elbette bu ilişkiden haberi vardı ve Kame ile arasındaki gerilimin giderek tırmanmasının nedenlerinden biri buydu. Peki kadınla neden ayrıldılar? Birincisi iki yıl ardından sonra bile hayranları Kame’nin Kyoko ile olan ilişkisini hala ret ediyor ve kabullenmiyorlardı. Sonunda Johnny Jin ile Kame arasına yeterince mesafe koyduğunu, ilişkinin de Kame’ye zarar vermeye başladığını düşünerek ilişkiyi bitirmiş olabilir.

İkincisi ve fanların çoğunluğunun yine fanraporlarına dayanarak inandıkları ayrılık nedeni, meydana gelmiş olan büyük bir kavga. Kame ve Jin’in arasının bozulmasına ve bu hale gelmesine neden olduğu ileri sürülen kavga hakkında şunlar söyleniyor, bir konserleri sonrasında soyunma odasında Kame’ye direktifler veren Kyoko’ya sinirlenen, zaten kadının gereğinden fazla sahiplenici olduğunu düşündüğü için onu fazlasıyla kıskanan Jin kadınla tartışmaya başlıyor, ikili giderek daha yüksek sesle bağrışırken sonunda Jin dayanamayarak Kame aralarına girene kadar kadına sağlam birkaç tane geçiriyor. Kame’nin ikisini ayırdıktan sonra orta yolu bulmak yerine ikisine de dönüp ” İkinizden de bıktım artık! Beni rahat bırakın! ” diye bağırdığı ve olay mahallini terk ettiği söyleniyor. Bu olaydan sonra bir basın açıklamasıyla Kyoko ile ayrılırken Jin’le ilişkisi de kopma noktasına geliyor.

Elbette yukarıda bahsettiğim olayların hiçbirinin sağlam bir dayanağı yok. Üstüne basarak belirtiyorum ki sadece fanraporlarına dayanarak üretilmiş, bazıları tabloid gazetelerin stünlarında tartışılmış dedikodulardır. Evet Jin döner ama aklı hala Amerika’dadır. Bir programda durup dururken tekrar Amerika’ya gitmekten bahseder ama bunu söylerken dönüp sadece Kame’ye bakar. ” Hadi L.A ye gidelim. ” der. Bu arada diğer üyelerin, özellikle Koki’nin Jin’e bakışına dikkat. Kame’de gülerek ona döner ve ” Gidecek ve bizi yine yanlız mı bırakacaksın? ” der. Kame gülüyordur ama bu cümlede pek çok anlam yüklüdür. Birincisi Jin yokken Kame kendini grupta yanlız hissetmiştir. İkincisi onun ikinci kez gitmesini istemiyordur.

VİDEO BURADA

İkisi arasındaki soğukluğu en iyi anlayacağınız video sanırım LİPS making olacaktır. Eğer daha önceki yazımda koyduğum SİGNAL makingi izlediyseniz hazır olun, çünkü karşınızda bambaşka bir grup bulacaksınız. Jin ve Kame arasında bölünmüş, ne yapacağını bilemeyen, ikisini de idare etmeye çalışırken saçmalayan bir grup var. Özellikle de Koki’nin adeta düşman çatlatırcasına Kame’nin etrafında fır dönmesi de ayrı bir olaydır. Kame’ye sarılır, onu kucağına alır, şakalaşır hatta onunla düet bile yapar. Bu arada Jin garibanı da kendi köşesinden olan biteni izlemektedir. Kame ve Koki şakalaşırken bir ara dayanamaz ve onlara dahil olmaya çabalar. Koki sanki ayağına basmış gibi davranır ve ilgiyi kendi üzerine çekmeye çalışır.

Ama bu o kadar da kolay olmayacaktır. Koki, Nakamaru ve Kame çekimler arasında bir köşede çıplak sesleriyle kısa iki şarkı söylerken o arka planda adeta özlem dolu bir şekilde elini çenesine dayayarak onları seyretmekten başka birşey yapamaz. Ne garip bir tesadüftür ki Kame yıllar önce Jin’le birlikte düet yaptıkları Kinki Kids şarkısını seçmiştir. Sonrasında Jin bu göndermeyi karşılıksız bırakmaz. O da yıllar önce Kame’nin sahnede yaptığı bir telefon esprisinin benzerini yapmaya çalışır. Sonra Kame’yi yanlız yakaladığı bir an cesaretini toplayarak hemen yanına sokulur. Kame o sırada bir digital makineyi incelemektedir. Jin makine hakkında birşeyler söyleyip güzel olduğunu ekler. Kame’den aldığı cevap ise soğuk bir şekilde ” Elbette öyle ” olur. Kame başka tek kelime etmeyince ayakta ona doğru eğilmiş olan Jin yavaşça gerileyerek sandalyesine geri döner ama öyle bir bozulmuştur ki yüzünden düşen bir parça şeklindedir.

VİDEO BURADA

Cartoon KAT-TUN a merak sardıysanız ilk bölümler ile son bölümler arasındaki farkı da zaten göreceksiniz demektir. Ama ben bu programda en sevdiğim AKAME bölümlerini ve anlarını kısaca vermek istiyorum. Program başladığı andan itibaren Kame ve Jin’e ortak görev ancak bir elin parmakları kadar verildi. Üstelik programda oturma düzeninde de grup elemanlarının iki farklı tarafında yer alıyorlardı. Sahnede onları birbirine yapıştıran şey şimdi onları birbirinden ayırmaya uğraşıyormuş gibiydi. Cartoon KAT-TUN daki en en en meşhur bölümle başlamak en iyisi. Zira artık bu bölüm Cartoon KAT-TUN bölümü olarak değil de Akame bölümü olarak anılıyor diyebiliriz. Bu bölüme ünlü komedyen kızımız Becky konuk ve sahneye en sevilen taklitlerinden biri olan Yankumi taklidiyle geliyor. Bilindiği üzere Kame ve Jin Gokusen’in 2. sezonunda yer almışlardı. Becky pek hayrandır Kame’ye ve bölüm boyunca konuşurken devamlı ona baktığı da dikkatinizden kaçmayacaktır eminim. Neyse muhabbet başlıyor, başka iki komedyen daha var. Adamlardan biri sevgilisiyle yaşadığı olayları anlatıyor.

Kadının ilk kez elini tutmak istediğinde kadın ellerini arkasında saklayarak şeker bir şekilde hayır demiş. Ama aslında evet demek istediği için günün ilerleyen saatlerinde elini tutmasına izin vermiş. Ancak sonra kadınla tabloid gazetesinde çıkan bir resim yüzünden ayrılmışlar. Kame diyor ki ” hazır kamera da var hadi ona bir mesaj gönder. ” Adam da büyük bir ciddiyetle kadına “eğer hala beni seviyorsan lütfen eve geri dön” diyor. Hepsi bunu alkışlarken Kame garip bir şekilde konuşmaya dalıyor ve ” Eğer onun geri dönmesini istiyorsan bunu ona sorma, tutup onu geri getir. ” diyor. Yanlız bunu söylerkenki surat ifadesi aynen ” ben sana söylüyorum ama sen anla ” ifadesi. Zaten yanındaki Jin de kısa bir an ona bakıyor ve hemen önüne dönüyor. İkisinin de bariz bir şekilde gülümsemeleri bozuluyor. Sonra biraz toparlıyorlar ve eski hallerine geliyorlar.

Veee asıl olay bölümün sonunda kopuyor. Komedyenler ve Becky gittikleri anda Kame ve Jin de ayrılmak üzere yataktan kalkıyorlar. Ancaaak birden kendince birşeyler planlamış, kararlı bir Kame ” Nee… Chotto… Lets Hold Hands… ” deyiveriyor. O an Jin’in yaşadığı şok görülmeye değer. Kame’ye dönüp öyle bir ” HA? ” diyor ki bütün arka plandakiler kopuyor. Kame kısa bir an Jin’e anlaması için bakıyor ama nerdeeeeee 😀 Kame’nin amacı adamın anlattığı hikayedeki gibi bir mizansen yaratmak. Yani o Jin’e ” Hadi el ele tutuşalım. ” dediğinde Jin’in de kadının yaptığı gibi ellerini arkasına saklayıp hoplayarak ” Hayır ” demesi gerekiyordu. Böylece hem Kame’nin elini tutmak istediğini ama yapmayacağını söylemiş olacaktı. Ama nerde bizim bakamızda o ince akılll? 😀

Jin şok halde Kame’ye bakarken Kame ellerini sallıyor ve anlamasını bekliyor. Olmayınca Jin’den beklediği hareketi kendisi yapıyor ve ” Böyle yapacaktın ve hayır diyecektin. Ben de kısa bir süreden sorun olmaz diyecektim. ” diyerek odayı terk ediyor. Kame bunu istediği anda kamera Jin’in yüzüne zum yapılıyor, özellikle o ana dikkat etmenizi öneriyorum. O gözlerde gerçek bir inanamazlık, şok, şaşkınlık ve bir sürü duygu var. Jin öyle heyecanlanıyor ki elini kolunu nereye koyacağını şaşırıyor. Kame gittikten sonra da ” Bu hakkında gerçekten çok endişeliyim ” diyerek onun peşi sıra odadan çıkıyor.

VİDEO BURADA

Bu bölümde de ikisinini kısa bir bölümleri var. İlk başta Kame gelip yatağa oturduğunda Jin’le ikisinin utanmaları, gülmemeye çalışırken girdikleri haller için bile izlenmelidir. 😀

VİDEO BURADA

Bu iki bölümün haricinde Kame ve Jin’in etkileşime girdiği pek çok bölüm var ama elbette hepsine birden yer vermeye kalksam bu yazının sonu gelmez. Bu yüzden en bilinen ve sevilen birkaç tanesinden bahsedip geçeceğim.

Jin’e bakarken konuşmayı kaçıran Kame

VİDEO BURADA

Jin’e gidebilmek için hem Maru’yu hem de Koki’yi itekleyen Kame

VİDEO BURADA

Her zamanki gibi Kame’yi yapacağı görevi büyük bir merakla izleyen Jin

Önce Jin elini Kame’nin elinin üzerine koyuyor ve hemen ardından Kame uzanıp Jin’in elinin üzerine elini koyuyor.

Kame’nin en sevdiği parçalardan birini çalan Jin

VİDEO BURADA

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim meşhur yeni yıl bölümünden Jin’e atılan tatlı bir bakış,

Kame’ye bakarken yakalanınca Jin’i aldığı surat ifadesi

Komedyenler bir senaryo veriyorlar bizimkilerin elinde onlar da buna göre oynuyorlar. Bu oyunu daha önce de oynamışlardı o zaman da Jin başroldeydi kereta çok sevimli bir şekilde kotarmıştı işi. Jin Ueda, Maru ve Kame’nin önüne geçtiğinde bir tek Kame’yi kolundan tutarak engellemeye çalışıyor. Asıl can alıcı sahne bunlar oyunu kazandıklarında seviniyorlar, zıplıyorlar falan. Komedyenler de hediyelerini uzatıyorlar. O ana çok dikkat edin. Jin iç güdüsel olarak Kame’nin yanında durmak için atılıyor. Ama bir nedenden ötürü birden duraklıyor. Öyle bir bocalıyor ki bir ileri bir geri adım atarken çok telaşlı görünüyor, bir türlü karar veremiyor. Kame ile göz göze gelince Kame aralarına oyundaki tek kadını alarak Jin’i geride durmaya mecbur bırakıyor. O zaman Jin gerilerken hafifçe Maru’ya tosluyor.

VİDEO BURADA

Bu an önemli neden çünkü benim de katıldığım önemli bir teorinin de kaynağını oluşturan anlardan biri. Kame ve Jin özellikle 2009-10 yıllarında birbirlerinden olabildiğince uzak durdular. Bunun nedenleri bir sürü nedene bağlansa da ortada bir gerçek var hem Kame ve Jin hem de grup üyeleri ikisinin birbirinden uzak durması için özel bir çaba harcıyorlar. Bunu daha önceki ŞU YAZIMDAKİ 9. maddede bahsettiğim yarışmaya çıkarlarken de benzer bir olay yaşanmıştı. Kame ve Jin ilk giriş yaptıklarında hemen yan yana duruyorlar. Kolay değil on yıldan fazla bu şekilde durmaya alışmışlar. Ama sonra Nakamaru ve Taguchi hemen Kame ve Jin’in arasına girerek mesafelerini açıyorlar. Tabii bu arada hem Kame’nin hem de Jin’in bakışlar oldukça ilginç.

Mesela şu örneğe dikkat edelim, Jin aptalca bir espri yapıyor, diğerleri gülerken Kame’de gülerek Jin’e doğru atılıyor. Tam o anda Nakamaru uzanıp Kame’yi kolundan yakalıyor ve onun Jin’e ilerlemesine engel oluyor. Kame bir an ona bakıp bir an şaşırıyor ama hemen toparlanıp geriliyor ama bu arada gülümsemesi de gidiyor. Jin de garip sadece seyredebiliyor olanları.

Biraz daha yakından bakalım,

Durum budur. Şimdi benim teorime gelelim ortada dönen bir sürü teorem var. Özellikle de ben tatilde olduğum sırada *zamanlama harika di mi* Jin’in KAT-TUN dan resmi olarak ayrıldığı açıklandıktan sonra. Evet, Akanishi Jin artık KAT-TUN grubunun bir üyesi değil. Zaten ben bir önceki yazımda Johnny’nin Jin üzerindeki oyunlarından bahsetmiştim az biraz. Şimdi elimizdekileri iki teoriye dönüştürebilirim,

TEORİ 1 : Jin Johnny için Amerika’ya giriş bileti olarak seçmişti. Hem İngilizceye yatkınlığı, hem ailesinin soy ağacı, yakışıklılığı, yeteneğiyle biçilmiş kaftandı. Jin’i Amerika’ya rahatlıkla gönderebilirdi çünkü geride KAT-TUN u sırtlayabilecek biri, Kame vardı. Ama ilk denemesinde başarısız oldu çünkü henüz ortam hazır değildi. Ne Jin açısından ne de Kame açısından. Bir de skandallar patlak vermeye başlayınca başka bir yol bulmaya karar verdi. Jin’i geri çağırdı ancak bu arada Kame’ye ikisi arasında bir set vazifesi görecek bir sevgili yaptı. Amacı yavaş yavaş Kame ve Jin arasındaki mesafeyi açmak ve soğutmaktı. Böylece ikisini yıllar boyunca sırt sırta, omuz omuza, göz göze görmeye alışmış, bunu seven ve isteyen hayran kitlesini ayrılığa hazırlamış olacaktı.

Kame ve Jin birdenbire birbirlerinden uzaklaşmadılar zaten ne kadar çabalasalar da bir şekilde her zaman birbirleriyle ilgili oldular. Zamanla baskı arttı, diğer üyeler de özel bir çaba göstermeye başlayınca Kame ve Jin artık tek kelimeli konuşmalara geçtiler. Hatta sonlara doğru artık kesinlikle birbirlerine bakmıyorlardı. Ancaaaak gerek Cartoon KAT-TUN çekimlerine, gerekse grubun katıldığı programların çekimlerine katılan hayranlardan düşen fan raporları gösteriyordu ki Kame ve Jin sadece kamera açıkken birbirlerine kaşı bu şekilde soğuklardı. Ne zaman kamera kapansa o zaman birbirleriyle konuşuyor, şakalaşıyor, fısıldaşıyorlardı. O zaman ya bu soğukluk sadece bir oyundu. Fanları Kame ve Jin’in birlikte çalışmaktan mutsuz olduklarına inandırmayı, aralarında sorun varmış izlenimi yaratmayı, böylece tıpkı şu anda olduğu gibi Jin grubu bıraktığında hayranlardan çok da fazla tepki almamayı amaçlıyordu.

Şu anda Jin grubu bıraktı. Evet herkes üzgün ama ne var biliyor musunuz? Aynı zamanda oldukça büyük bir çoğunluk bunun olmasını bekliyordu hatta Kame ve Jin ayrı ayrı mutlu olacaklarsa Jin gitsin diyenler bile çıktı. Yani plan başarıyla uygulanmaya başlamıştı. Artık Jin’in macerası için yolları açık, Kame başarıyla ilerleyen Asya turu sayesinde artık grubu başarıyla sırtlayabileceğini göstermiş durumda. Artık KAT-TUN un K ve A harflerini Kamenashi Kazuya temsil edecek. Grubun ” gücü ” olarak.

TEORİ 2 : Jin’in ilk Amerika’ya gidişi kopan bir skandal sonrasında gerçekleştiği için oldukça zor bir durumdu. Tabloid gazetelerine sızan haberlerde Jin’in 14 yaşında bir kızı hamile bıraktığı geçmeye başladı ve Jin Amerika’ya postalandı. ( Bu arada Japonya’da 13 yaş yasal evlilik yaşı olarak kabul ediliyor. Yani 13 yaşındaki bir kız isterse evlenebiliyor. Jin’i de annesi 15 yaşındayken dünyaya getirmiş. ) Johnny’s bu tür skandallara asla taviz vermeyen bir şirket. Daha önce News grubundan Kusano ve Uchi yasal olmayan içki ve uyuşturucu madde kullanımı yüzünden gruplarından atılmışlardı. Johnny’s in grup dağıtmaya kadar gittiği de biliniyor aynı zamanda bu tür olaylarda.

Bu skandal patladığında Johnny apar topar Jin’i gönderdi. Çünkü Jin Kusano veya Uchi gibi kolayca gözden çıkarabileceği biri değildi. Hem japon kızlarının 1 numarası, hem de daha yeni albümü 1 milyon satış rakamını aşmış bir grubun en sevilen üyesiydi. Dolayısıyla onun akıllanmasını istedi. Jin döndükten sonra durum bir süre olaylar iyi gitti ancak Jin yine yavaş yavaş yoldan çıkmaya başladı. Birincisi neredesye alkoliklik seviyesinde içki içen bir insana dönüştü. İkincisi elinden sigarasını bırakmaz oldu. Elinde sigarasıyla video klipte görünen tek Johnny’s üyesidir. Kadınlar arasındaki gezintisi son sürat devam etti ama asla bir kadında kalıcı olamadı. Bir de üstüne uyuşturucu kullandığında dair haberler çıkmaya başlayınca Jin için bazı kararlar alınmasının vakti gelmişti.

Jin eğer isterse Johnny sponsorluğunda Amerika’da şansını deneyebilirdi. Ama bizzat Johnny-san’ın lafına göre ” Eğer Jin Amerika’da başarısız olursa bir daha KAT-TUN a dönemeyecekti. “ İşte bu Johnny’nin Jin’in önüne koyduğu en büyük engel ve kural oldu. Yani bu demek ki artık Jin’in ikinci bir geri dönüş umudu yoktu. Bu Jin’i de Uchi ve Kusano gibi gruptan atmanın değişik bir tarzı gibi olmuştu. Zaten Amerika konserleri öncesinde Jin’in gruptan ayrılmayı düşünmediğini söylerken ilk konseri sonrasında birdenbire gelecekte ne olur bilinmez demecini vermesi, böylece kendini birilerine kanıtlamış gönül rahatlığıyla konuşması buna işaret olarak gösterildi.

Eveettt kafanız karıştı mı? 😀 Nette, bloglarda, forumlarda haftalardır bu teoriler tartışılıyor. Zaten teaa aylar önce Oppasia’daki topiclerinde Jin’in bu grupta zamanının fazla kalmadığını yazmıştım ve öngörüm gerçekleşti. Keşke olmasaydı ama sanırım bu kaçınılmazdı. İster top secret bir ilişkiyi gizlemek için olsun, ister atılmanın değişik bir yolu olsun sonuçta artık Kame ve Jin kesin olarak ayrıldılar. Jin’in Amerika konusundaki başarı şansına gelince bunu da değerlendireyim.

Pozitif 1 : Jin gerçekten müzikal bakımdan yetenekli, hem besteciliği hem de söz yazarlığı olan bir müzisyen. Ayrıca yakışıklı, seksi, kızları kendine çeken bir cazibesi var. Müzikal pazar için iyi niteliklere sahip. Elbette biletleri satacak ve ilgi görecektir. İyi dans ediyor, güzel görünüyor, kızları çığlık attırıyor.

Negatif 1 : Ancak müzikal pazar Jin gibi yüzlerce yeteneği hemen her gün sindirip çerez misali tükürüyor. Jin’in Amerika’ya adım atmak için öncelikli olarak Amerika’da yaşayan Japon, Tayvan ve Çin vatandaşlarını hedef alması, Afro kökenli oyunculardan oluşan bir filmim Harlem’de galasının yapılması gibi birşey. Jin % 60 ı uzak doğu kökenli 2000 kişilik stüdyo konseriyle Amerika’yı feth edeceğine inanırsa alacağı tek şey poposuna güzel bir ayak izi olabilir.

Pozitif 2 : KAT-TUN hayranlarının büyük kısmı hala onu desteklemeye devam ediyor. Bu iyi bir şey çünkü eğer ki Amerika macerası hüsranla biterse Jin’i evinde bekleyen bir kitle olacak demektir. Zaten ilk gidişinde ve dönüşünde Amerika’da tek bir basın organında bile haberi yapılmazken kendi ülkesini ayağa kaldıran kişi olmasından bellidir ki o, kendi ülkesinde bir prenstir.

Negatif 2 : Büyük kısmı destekliyor evet ama büyük kısmı da artık Jin’i unutmaya hazır bir tutuma girmiş durumda. Hele de Kame ile arasının artık bir buz dağı misali açıldığı 2010 yılında en arzu edilen erkek listesinde 3. lüğe kadar gerilemesi bunun ilk göstergesi olmuştu.

Pozitif 3 : Jin sanırım bu atılım olayında yanlız olmayacak gibi zira Yamapi de bu pazar için cilalanmaya başlanmış bir görüntü içine girdi. Çıkardığı singlelarındaki ingilince ağırlığı, son klibinde dünyaca tanınan bir video klip yönetmeninin tutulması gibi bazı işaretler var. Ne kadar çok yandaş bu piyasaya girerse Amerikalıların japon şarkıcılara ilgisi de artabilir.

Negatif 3 : Ancak ortada büyük bir sorun var. Hani Jin’i ve Yamapi’yi diğerlerinden farklı kılan o dil özellikleri var ya aslında pek çok kişi tarafından beğenilmiyor. Şahsen ben çoğu kez Jin’in veya Yamapi’nin ne dediğini anlayamıyorum. Yamapi biraz daha iyi gibi olsa da Jin biraz da dilini sürçerek konuşmasından ileri gelen bir anlaşılmazlığa sahip. Üstelik Jin oldukça içine kapanık bir insan. Yani o sahnede parlayabilenlerden. Bir izleyin ropörtajlarını onunla konuşurlarken her zaman başka yerlere bakan, bakışlarını bir yere odaklayamayan, mutlaka bakaca birşeyler söyleyen biridir. Son ropunda Yellow Gold şarkısını anlatırken ” Tenim sarı hayatım Altın renginde ” diye birşeyler söyleyip herkesleri kendisiyle alay ettirip güldürdü. Daha Jodie Foster’in karşısında iki kelimeyi bir araya getiremeyen bu adam nasıl bu piyasaya tutunabilecek merak ediyorum.

Pozitif 4 : Amerika’da yaşamak, western/hiphop tarzı müzikler yapıp şarkılar söylemek Jin’in her zaman hayali olmuştur. Diyebiliriz ki o şimdi hayallerini gerçekleştirmek için herşeyi, bütün ününü ortaya koymuş biri, takdir edilmeli. Herkesin hayallerinin peşinde koşmaya hakkı vardır. KAT-TUN da istediği gibi müzik yapamayan ve mutsuz olan bir Jin yerine özgür, istediği gibi şarkı söyleyen, yaşayan bir Jin tercihimizdir. Nasıl ki mühendis olmak isteyen bir doktor ameliyata girip hasteyi kestiğinde ” dökün çimentoyu ” diyorsa Jin’in de Amerika’yı istiyorken KAT-TUN da mutlu olması imkansızdır.

Negatif 4 : Amerika maalesef Jin gibi yetenekli, yakışıklı bir çok girişken gence sahip bir piyasa. 26 yaşına geldikten sonra bu piyasaya girmek, tutunmak, kendini geliştirmek oldukça zorlu bir süreç olacaktır. Jin’in ihtiyacı olan dikkat çekici birkaç olaya imza atması, iyi şarkılarla piyasaya girmesi olmalıdır. Jin gibi hassas bir çocuk orada eğer başarısız olursa alkoldü, uyuşturucuydu herşeye bulaşabilir. Zaten alkole düşkünlüğü biliniyor, Amerika’daki ilk konseri sonrasında arka kapıdan dansçılarından üçünü koluna takmış giderken *gözün doysun jin* görülmesi de kadınlardan da vazgeçmediğini gösteriyor. Bir de zührevi hastalığa yakalanırsa tamam olur.

SONUÇ : Jin’in Amerika’da başarılı olma şansını &40 olarak gösteriyorum. % 10 YETENEĞİNE, % 10 YAKIŞIKLILIĞINA, % 10 AMERİKADAKİ FAN DESTEĞİNE, %10 DA SÜRPRİZ GELİŞMELERE. Eğer film gibi bir şeylerde rol falan kapar ya da ünlü biriyle bir skandala adı karışır da dikkatleri üzerine çekmişken piyasaya girerse başarılı olma ihtimali var. Ama ben diyorum ki tilkinin döüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı olacaktır. Aynı yüzdeki Kame için yapmamı isteseniz size %70 oran veririm. Üstelik kırdığım %30 un tamamının nedeni sadece Kame’nin ingilizceyi bilmemesi. Çünkü Kame’de Jin de olmayan bir şey var, insanları etkileyen sempatiklik, nezaket, sevimlilik ve yakışıklılığın haricinde parıldayan bir güzellik. Sadece kızların değil erkeklerin de bir anda ilgisini çekebilecek bir potansiyele sahip. Üstelik girişken, konuşkan, akıllı. Yani Jin de ne eksikse Kame de bunlardan fazlası var. Gönül isterdi ki ikili olarak birşeyler yapsınlar o zaman bu oran %100 olurdu.

AKAME efsanesinin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Görüntü itibariyle Kame ve Jin arasında her ne vardıysa bitmiş durumda. Kame ne onun adını ağzına alıyor, ne de onun hakkında konuşulurken konuya müdahil oluyor. Bu göstermelik veya değil bundan sonra AKAME moment denilen o tatlı anlardan bir daha göremeyeceğiz anlamına geliyor. AKAME gizemi çözülemeden bitti veya hala büyük bir gizem olmaya devam ediyor. Johnny’s şirketinin gelmiş geçmiş en gizemli, en tartışmalı, en konuşulan ilişkisi hakkında unuttuğum, atladığım pek çok detay ve bilgi vardır eminim ama ben elimden geldiğince AKAME yi anlatmaya çalıştım. Şimdiye dek yazıyı merakla takip edip destek olanlara teşekkürler. Kokame istekleri var biliyorum ama önceliği sanırım KAT-TUN un bir hafta içinde Kore’de vereceği konsere vereceğim. Bu oldukça büyük bir olay olacak ve ben de sabırsızlanıyorum. KAT-TUN lu günler efem 🙂

Reklamlar

30 Yorum

  1. Darkangelcım öncelikle ellerine, gözlerine, o güzel yorumuna sağlık 🙂
    Süper bir seri hazırladın, blog alemi bu kadar detaylı, bilgi dolu, belgesel tadında bir seri yazı daha görmemiştir sanırım. Son partına kadar dikkatle okudum, arada gelip gidip baktım bizimkilerden yeni haberler varmı diye. 🙂
    Son parta gelicek olursak:
    Kame’nin kendinden büyük bir kadınla beraber olduğunu biliyodumda, hatun kimdir necidir bilmiyodum. Ne yalan söyleyim güzel hatunmuş. 🙂
    Bende sana katılarak diyorumki tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır. Jin tekrar gruba dönermi bilmem ama Japonya ya döneceği kesin. 🙂
    Ayrıca bu Johnny şirketinin oyunlarından bir Lost dizisi çıkar yani, ne bu Dallas mubarek:)
    Tekradan ellerine sağlık diyerekten çok çok teşekkür ediyorum ve yeni haberleri dört gözle bekliyorum. 😉

  2. La Fea

    Bence Jin ve Kame ayrılamazlar. Belki de Kame gizlice ziyarete gider onu 🙂 Ve ne yazık ki Jin Amerikada tutunamaz. Dediğin gibi Asya kökenli izleyicilere konser verebilir ancak. Yazık olmuş diyorum ama en azından denedim diyebilir. Sonuna kadar merakla okudum. Ellerine, zihnine sağlık 🙂

  3. @ Astrea : Sağol canım iltifatların için 🙂 Akame’yi çıkan olaylardan sonra anlatmak, antiakamecilerin gereksiz derecede püsküren öfkelerine cevap verebilmek için bu yazı dizisi gerekliydi. Ama öyle birkaç paragrafla anlatıp geçmek de bu çifte haksızlık olacaktı. O zaman madem elimi atıyorum benden beklenen en iyi şekilde anlatmalıyım diye düşündüm 🙂 Kyoko yaşına göre oldukça güzel bir kadın evet ama Kame ile hiçbir ortak noktası olmayan bir kadın, ilişkilerinin nasıl başladığı bile tam bir muamma, sadece birden bire gezerlerken yakalandılar ve bom! dolayısıyla teorilere oldukça açık bir durum. Bu ilişkiye gönülden inanlara göre hala görüşüyorlar, zira ayrılıklarının nedeni hayranların 2 yıl sonunda bile hala bu ilişkiyi kabul etmemeleri, bir gün Kame kariyerini bırakıp onunla evlenmek istiyormuş dedikoduları da yapılmıyor değil. Ama her zamanki bunlar da sadece dedikodudan ibaret. Kame’nin kadının üzerinden kaç kişiyle daha adı çıktı ben sayısını unuttum 😀 Bakalım ben de merakla Jin’in başarılı olup olamayacağını takip edeceğim ve elbette buradan da haberlerini vereceğim.

    @ Lafea : Sağol canım sonunda merakını giderebildim inşallah 😀 Hayatları boyunca gizli bir ilişkiyi yürütebildilerse bundan sonra da yürütebilirler herhalde 😀 Jin’e gönülden gambatte diyorum neler olacağını göreceğiz 🙂

  4. yine süper bir yazı eline sağlık dark’cım, ben de her yazıda olduğu gibi yine yorum için burdayım^^
    bence jin amerika’da yapamaz tam da senin verdiğin sebeplerden, yamapi için de aynısını düşünüyorum maalesef yeni tarzını pek beğenmedim, daite senorita halleri daha benlikti. bana göre amerika yerine önce asya üzerinde daha kapsamlı çalışmalar yapsa johnny amca daha makbule geçer:)
    daha önce bahsettiğimiz videoyu eklemişsin, becky’li olan, bayılıyorum valla bölüm olarak da çok eğlenceli akame moment açısından da tabi:)
    şu 40lık hatun konusunda da ben de johnny’nin işi diye düşünüyorum, yani kame’nin hayatında daha fazla adının geçeceğini sanmam. hoş kadın ama 20 yaş da büyük fark ya, hele kame’nin bebek yüzünü düşünecek olursak:)
    yazı dizisi için eline sağlık, internet alemine güzel bir katkıda bulundun.
    kore konserleriyle ilgili haberleri de bekliyoruz bakalım neler olcak.
    benden de hem KAT-TUN’a hem Jin’e kocaman bir gambatte 🙂

  5. kimbapsushi, teşekkürler canım finali beğenmene sevindim 🙂 Aynen ben de senin gibi düşünüyorum One in a miirrriioon Yamapi için çıkış olabilir mi? Bu şarkıda kullandığı ingilizcenin ne kadarı anlaşılır? Yukarıdaki Million/Mirrion benzetmesi boşuna değil zira lj, forumlar falan hep bu alaylarla kaynıyor. Neden? Çünkü her ne kadar kendi standartlarına göre ingilizceleri iyi olsa da standart olarak Amerika’yı aldığımızda oldukça aşağıda kalıyorlar, benim gibi pek çok kişi onları anlamakta zorlanıyor. Yamapi de Jin de olmayan şey soğuk çekicilik. Bazıları sahneden buz kütlesi gibi dururken bile içinin yağlarını eritir ya öyle bir adam işte. Ama bence de senin dediğin gibi Asya üzerinde yapılacak girişimler çok daha başarılı olacaktır. Aslında Amerikadan önce Avrupa’ya girişmeleri bence çok daha akla yatkın bir seçim olabilir. Çünkü Fransa, Suudi Arabistan, Almanya ve Rusya başta olmak üzere Jpop gruplarına oldukça yoğun ilgi var son zamanlarda. Biraz üzerine düşseler daha iyi sonuçlar almaları işten bile değil.

    Kyoko’ya gelince ikisinin yan yana yakalanmış bir foto yok ama yan yana dursalar ana oğul gibi dururlardı 😛 Kadın hoş olsa da Kame’yi düşününce insan olmaz diyor. 7-12 yaş farkı bence de uygun olabilir ama 20 gerçekten de çok. Demek ki neymiş adam gibi anlatınca herkes oturup dinliyor, kimse de kendini zorlanmış, ikna edilmeye çalışıyormuş gibi hissetmiyormuş 😀

  6. nihal

    merhaba burayı ilk defa ziyaret ediyorum ve jin ve kame hakkındakilerin hepsini okumadım bile çünkü böyle bişeyin olmasını hiç istemem ama benim için önemli olan kişi yamapi hiçbir zaman kanıtlanmamış dedikodu olarak kalmış diyorsunuz akame hakkında ki inşaAllah öyledir yamapi hakkında böyle şeyler varmı çünkü akanishi gay se ryo-chan hakkında da gay deniyor yamapi nin en yakın arkadaşları gay mi şimdi en çok onlarla anlaşıyorum diyor bunlar aklımı kurcalıyor deliricem ya ama hepsinin kızlarla adları çıkıyor nasıl oluyor cevap vermek zorunda değilsiniz tabi ama çok merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinicem ya yamapi lütfen lütfen

  7. Yamapi hakkında böyle bir söylenti hiç çıkmadı neredeyse diyebilirim. O sadece biraz fazlaca el şakası yapmasını seven biri o kadar. Hani bizim erkeklerimiz de birbirlerine yapar ya aynı öyle şakalar yapmayı seviyor. Ama onun uzun bir süredir bir ayrılıp bir barıştığı bir manken sevgilisi var benim bildiğim kadarıyla. Ne zaman bir albüm çıkacarak olsa ayrılır albümün heyecanı yatışınca yine çıkmaya başlar falan. Ryo için evet bu tür söylentiler çok çıktı hatta kendisinin Ikuta Toma’ya çıkma teklif ettiği ve ret edildiğini bizzat Ikuta’dan öğrendik. Yine de doğrulanmış bir durumu yoktur.

  8. nihal

    çok çok teşekkür ederim rahatladım bir sürü kız arkadaşı olabilir onuda kıskanırım aman olsun aslında akanishi yi çok severim toma yıda ryo yuda kame yi onlardan biraz az ama onuda severim hepsinin yakın arkadaş olmalarına da bayılıyorum ama sadece öyle olsunlar benim sizler kadar bilgim yok onlar hakkında çünkü yeni yeni tanıyorum hepsini yamapi nobuta da izleyip sevdikten sonra dizilerinin çoğunu izledim akanishi yi ve news i yamapi den dolayı izleyip sevdim ve benim bildiğim kadarıyla nerde bi videolarını izlesem ne yamapi’nin nede akanishi’nin kame’yle anlaşamadığını düşünüyordum 2005 yılında sanırım videoları var malum sitede siyah beyaz görüntü hatta biliyorsunuzdur kame onlarla konuşmaya çalışıyor ama onlar konuşmuyorlar nobuta nın kamera arkalarında bile yamapi ve kame’yi pek yakın görmedim işlerini yapıyorlardı sadece .Akanishi’nin Kame’nin kat-tun’un lideri olduğu için geri planda kaldığını düşündüğünü ve kame’yi sevmediğini düşünüyordum şimdiye kadar yani hiçbir videoda yüzyüze bakarak konuştuklarını bile görmedim şimdi akanishi’nin kame’ye düşkün olduğunu falan okuyunca şaşırdım benim bildiklerim bu kadar siz daha çok bildiğiniz için rica ediyorum vaktiniz varsa beni aydınlatabilir misiniz

  9. Akame olayı hakkında zaten partlar halinde herşey yazılı, bunun haricinde daha fazlasını bulacağın yer yandaki butonlarda olan Oppasia’yı tıklamak olabilir. Orada Yamapi’nin de ayrıca kendine özel bir bölümü var. Hatta Yapami ve Kankileri diye bir yer de var. Oraya göz atarsan aslında Kame ilk de oldukça iyi anlaştığını göreceksin. Junior zamanlarında Yamapi ve Kame bir kere tartışmışlar. Yamapi bunu bir programda anlatıyor ve diyor ki ” Hata kesinlikle bendeydi. Çok fazla popüle olmanın getirdiği kendini beğenmişlikle onu kırdım ve kızdırdım. ” Sonra Nobuta projesi geldiğinde Yamapi Kame’yi yemeğe çıkarıyor ve ondan özür diliyor. Kame de ondan özür dileyince aralarındaki tatsızlık bitiyor. O zamandan beri araları en yakın arkadaş kıvamında olmasa da iyidir. Jin Yamapi’nin en yakın arkadaşlarından, zaten Kame’yi yakın arkadaşı olarak hiç tanımlamadı. Onun için Kame, Kame’ydi. 😉 Partları okumaya sabrın yeterse herşeyi öğrenebilirsin 🙂

  10. nihal

    teşekkür ederim

  11. ayse

    ya ben uzun zamandır bu siteyi takip ediyorum tabi kat-tun uda anlayamadığım jin madem gruptan ayrıldı yeni albümde ne işi var ´no more pain´ baktım 2010 albümünde jin yani gerimi dönmüş yoksa sadece bu albümde mi yer alıyo son olarak bu konuda bilginiz varsa beni aydınlatır mısınız.ayrıca bu güzel paylaşımlar için teşekkürler.

  12. **Aki**

    yer aldığı 2 3 şarkı var canım çünkü o şarkılar albümden ayrlar önce çıkan singleda var olan şarkılardı.Onu değiştirmemişler.

  13. Jin NO MORE PAİN albümünde yer almıyor. Kendisinin D-Motion ve Love Yourself gibi şarkılardaki kısımlarını diğer üyeler seslendirerek albüme revize edilmiş. Ama söz yazarı olarak adı albümde geçiyor, şarkılara katkısından dolayı.

  14. ayşe

    sağolun geç oldu ama güç olmadı inşallah peki ekimde kesin ayrılık olacak denilmişti resmen ayrılacak jin malum ekime neredeyse girdik ayrılmasa daha iydi ama az zaman kaldı doğrumu kattn artık 5 kişiden oluşan bi j-pop grubu olcak kesin tarih nedir bi bilginiz var mı bu konuda çok teşekkürler cvplar için bizi bilgilendirmeye devam edin lütfen…

    • Ekim ayında resmi olarak Jin’in kontratı bitiyor. Ondan sonra solo artist olarak kontratını yenileyecek. Bir basın toplantısı beklentisi içindeyiz ama böyle sessiz sedasız da bitirebilirler. Ama Jin artık kesin olarak KAT-TUN grubunun bir üyesi değil bunu söyleyebilirim. KAT-TUN artık 5 kişilik bir grup, K ve A harflerini de bundan sonra Kamenashi Kazuya temsil edecek.

  15. ayse

    teşekkürler cevap için kendinize iy bakın ve lütfen yazılarınızdan bizleri mahrum etmeyin:)

  16. merhaba.. ellerine sağlık çok harika bir yazı dizisiydi… kat-tun grubunu çok uzun zamandır takip eden birisi değilim. ama akame’ye bakıp gruba aşık oldum. B.LOVE olayı biz Türklere yabancı evet sanırım bakış açımızdan kaynaklanıyor. o yüzdenpek çok kişi hemen gay yakıştırması yapıyor. ben bol bol sounen ai/yaoi okuyan birisi olarak yadırgamıyorum. hatta o ikisinin arasındaki ilişkiye çok değer veriyorum. çünkü b-love çok basit birşey değildir. bir kız-erkek ilişkisi basitir toplum kabul etmekte zorlanmaz, sıradandır. ama b-love çok çelişkili çok zor bir yoldur. aradaki ilişkinin sınırını ayarlamak bir aslında neyiz birbirimize göreyi çözmek, ikimizde erkeğiz dilemması, toplumun tavrı… ama onlar şanslı çünkü her yaştan japon bayan b-love delisi. bu mangaların çokluğundan da belli..çok fazla yuri tarzı manga yoktur ama yaoi fazladır… herneyse, ben onların sevgisine inanıyorum… jin birkaç ay önce twiterda aşk üzerine birşeyler yazmıştı. “somebody and someting” kısmı çok ilgimi çekmişti çünkü bu bana kame’nin solo söylediği “someday for somebody” şarkısını hatırlattı… o kame’yi Kame onu özlüyor, bense AKAME’Yİ…

    • Teşekkürler yazı dizisini beğenmene sevindim. Aynen Boys Love meselesi daha kabul edilebilir Japonya’da ancak idollerin çıkıp birbirlerine aşık olduklarını ilan etmeleri de gerçekten büyük skandal olurdu. Bütün geleceklerini kaybetme riski de var. Yani saklamalarını da anlayabiliyor insan. Diğer AKAME blogumda bu yazı dizisinden sonra meydana gelen etkileşimlerle ilgili yazmaya başladım. En önemli besin kaynağımız da elbette Jin in tweetleri. Özellikle de son cümlene sanırsam bütün AKAME ciler yürekten katılacaktır. We miss so musc AKAME 😦

  17. KaeL

    İnanılmaz yazıyorsun. Ama öyle bir yazıyorsun ki neyi sorsam ne kaldı kafama takıllan unutuyorum.
    Buraya daha sık uğramalı.
    Teşekkürler.

    • Ne zaman sorarsanız online olduğum ilk anda cevaplarım hiç merak etmeyin 😉

  18. minekibuu

    Merhaba,
    Bloguna ilk yorumum mu bilemedim. Ama kimbap ve astreayla yapılan muhabbetlerde AKAME adının sık geçmesi ve gülüşmeler nedeniyle müsait olduğum bir zaman bu konuya göz atayım diye düşünmüştüm. Bu gün ilk boş günümdü sanırım (bir blogda görmüştüm sanki öyle birşey neydi neydi hımmm darkangel mıydı ki) düşüncesiyle, birkaç blog karıştırıp forumu bulup ordaki 5 partlık yazı dizisini görünce pek mutlu oldum.
    Sorun şu ki grubu ne dinledim ne de Kame dışındaki birini tanıyabilirim :/ Ama postlar sayesinde çok fazla şey öğrendim. (not: saat 09.00-14:00 arası resmen AKAME özel ders gibi oldu)
    Birçok konuya geç giriş yaptığım gibi bu konu içinde baya geç kalmışım. tipik özellik diyelim…
    Eline sağlık çok ayrıntılı ve aydınlatıcı AKAME kaynağı olmuşsun. Görüşmek üzere…

    • Eh geç olsun da güç olmasın diyelim o zaman 🙂 AKAME varlığı kanıtlanamayan ama gerçek orada bir yerlerde diye insanın aklını her zaman şüphede bırakan esrarengiz ilişkilerden biri. Sadece ülkeleri Japonya’da değil dünya üzerinde pek çok fanları var. İkisi arasındaki kimyanın tek kelimeyle hayranıyım ben eğer birbiri için yaratılmış diye bir şey varsa bu ikisini tarif etmek için bulunmuş. Benim için o kadar özeller. Gerçek olup olmaması bile önemli değil o kimya beni aşka inandırıyor ve içimi pır pır ediyor ya o yeter 🙂

      • minekibuu

        aralarındaki kimya çok iyi kesinlikle. forumda da örnek fici okudum ve eline sağlık geri kalanları okuyabilmek için ne yapmak gerekiyor aydınlatırsan sevinirim. teşekkürler.

    • Hikayeler konusundaki sorunu da forumda cevapladım 😉

  19. Sakuraçan

    Bu yazını yeni keşfettim:) ve nasıl bu kadar geç kalmışım şaşkınm :O sabah uyandım ve şöyle güzel bir akame fic i bulabilir miyim diye google amcaya sordum.karşıma darkangel çıkıncada onun okumadığım yazısı varmıymis diye atladım(gerçi okumaya hak kazanamadigim hikayeler var ve okumayı dört gözle bekliyorum ama bakalım:( diyerek mesajımıda göndereyim:) )hemen okudum ve şu anda daha çok okumak istiyorum o Bu yazını yeni keşfettim:) ve nasıl bu kadar geç kalmışım şaşkınm :O sabah uyandım ve şöyle güzel bir akame fic i bulabilir miyim diye google amcaya sordum.karşıma darkangel çıkıncada onun okumadığım yazısı varmıymis diye atladım(gerçi okumaya hak kazanamadigim hikayeler var ve okumayı dört gözle bekliyorum ama bakalım:( diyerek mesajımıda göndereyim:) )hemen okudum ve şu anda daha çok okumak istiyorum Bu yazını yeni keşfettim:) ve nasıl bu kadar geç kalmışım şaşkınm :O

  20. esrajm

    Vay be… Hepsini bir solukta okudum resmen. Meğer farkında olmadan ne çok şey biliyormuşum Akame ile ilgili.. Yayınladığın video ve resimlerin çoğunu görmüşüm 🙂 burdan şunu anlıyorum Jini veya Kameyi tanımaktan ziyade Akameyi tanıyormuşum ben 😀
    Bu konuya ilgi duymamın sebebi de sanırım hayatımda böyle bir ilişkiye sahip olmam.. Ben aşkın tek türü olduğunu düşünmüyorum.. Bana göre insan karşı cinse aşık olabileceği gibi annesine de babasına da arkadaşına da aşık olabilir sonuçta temeli sevgi ve hayranlık değil mi bu işin? İlla bir isim koymaya gerek yok 🙂
    Aralarındaki ilişkinin boyutunu hiçbirimiz tam kestiremesek de bir araya geldiklerinde ortaya çıkan o ilginç atmosferi fark ediyoruz. En azından ben ediyorum 🙂
    Bu arada ben Akanishi tarafındayım yani ona ilgim daha fazla demek istiyorum 😛 Baka olduğundan mıdır nedir sahip çıkma hissi uyandırıyor bende.

    • Teşekkürler yorumun için 🙂 Akame hakkında son bir part daha hazırladım aslında. Bu daha çok bir hikayemin giriş bölümü gibi olan ve Akame’ye bambaşka bir bakış açısı kazanmanızı sağlayabilecek bir teoriyle alakalı. Ama hikaye forumunda yer aldığı için burada yayınlamadım. Bilemiyorum belki o teoriyi de bir post olarak atabilirim 😉

      Jin hayranı okuyucularım çok. Ben Jin’i sevsem de artık gırtlağıma kadar bakalıklarıyla dolduğumdan gözümde sevimli imajı çok büyük zarar gördü. Artık ona çok fazla eleştirel gözle bakıyorum :/

      • esrajm

        Bloguna tesadüf eseri girdim yeni olduğumun farkındasındır 🙂 Vaktim oldukça girip bakıyorum neler var neler yok diye ama çok güzel hazırlanmış emeğine sağlık..
        Jin kadar olmasa da ben de biraz safımdır hayata karşı yani bakalıklarım var benim de 🙂 Bu yüzden sanırım ona daha yakın hissediyorum.. Yine de Jin gibi ben de Kame’ye hayranım.
        O bahsettiğin son partı atarsan çok mutlu olurum 🙂

      • Teşekkürler^^ Baştan savma iş yapmayı sevmem. Yandaki sıralamada Darkagel yazan bütün yerler benim ve hepsine büyük özenle post hazırlıyorum. Sadece o zaman okunup geçilecek bir şeyler değil her zaman okunup zevk alınabilecek şeyler hazırlamaya çalışıyorum 🙂 Katıldığın katılmadığın ne varsa yazabilirsin 😉

Trackbacks

  1. Kahin Miyim Neyim? « Darkangelhome

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: