Darkangelhome

Secret Garden – Klişeleri Yıkıyor(muş)


Biraz Uzak Doğu postasına ara vererek uzak kaldığım dönemde biriktirdiğim yazıları da gönderip aklımı temizlemek istiyorum. Bu arada da yeni bir güncelleme yapacak kadar haber de birikir. 😉 Önce çok severek izlediğim ama bir türlü hakkında yazı yazmaya fırsat bulamadığım bir diziyle başlamak istiyorum. Herkesler yazdı etti ama ne yapalım. 😀

İsim: Sikeurit Gadeun
Diğer İsmi: Secret Garden
Türü: Melofantazi, Romantik
Bölüm Sayısı: 20
Yayıncı Kanal: SBS

CAST

Hyun Bin – Kim Joo Won
Ha Ji Won – Ra Im
Yoon Sang Hyun – Oscar
Kim Sa Rang – Yoon Seul
Lee Philip – Im Jong-Soo
Lee Jong-suk – Han Tae Sun

Yönetmen:Sin Wu-Cheol

Senarist:Kim Eun Sook

KONU : Takıntılı ve kendine fazlasıyla güven duyan, karun kadar zengin bir iş adamı olan Kim Joo Won’un kıskandığı tek bir kişi vardır. O da kendisi kadar parası olmasa da ondan çooook daha ünlü olup kadınlar tarafından delice istenen kuzeni Oscar aka Oska. Oscar ünlü bir star (aman pardon hallyustar :P) dır ve kadınlarla aşırı muhabbeti sıklıkla başına bela olmaktadır. Mesela henüz yeni ayrıldığı aktrist sevgilisi elindeki çok özel resimleri basına dağıtmakla onu tehdit edince soluğu kuzeninin yanında alır. Tam da Oscar’la anlaşma yenileme aşamasında olan Kim Joon bunu fırsat bilir, olayı kurtarma karşılığında istediği şartlarla Oscar’ın mağazalar zincirinin tanıtım yüzü olmaya devam etmesini kabul ettirir. Ama kader ona kötü bir oyun oynayacaktır. Zira kolundan tutup basından kaçırmaya çalıştığı kadın aktrist değil onun dublörüdür.

Dizi gerçekten de bu sezon izlediğim en güzel dizilerden biriydi. Zaten favori sahneler pek çok kişi için de aynıdır diye düşünüyorum. Ben özellikle adam kadını düşünürken kadının hayalinin ona eşlik ettiği sahneleri çok beğendim. Çok güzel bir detaydı. Kim Joon’un ilmek ilmeeeek işlenmiş mavi eşofmanı, ” Emin misin? En doğru karar bu mu? ” sorusuyla yönetim kararlarından yırtması, kızımızın ha bire ayağına tekme savurup durması birer klasik halini aldı zaten. Ama bu dizide benim favori karakterim Oscar oldu.

Bir starın sergileyebileceği herşey onda mavcut, karizma, kendini beğenmişlik, güzel bir ses, esprili bir kişilik, çekiciliğini sonuna kadar kullanmak, çevresine iyi görünmek için gerçek tepkilerini gizlemeye çalışmak… Oscar aslında bu yaptığı şeyleri çok bariz yaparak üste çıkmasını bilen bir karakter. Yani basın resmini çekerken yakışıklılığıyla övünüyor mesela ” Sol tarafımdan resmimi çekenler bana göndersinler. ” diyebiliyor. Ya da sevgilisiyle el ele dolaştığını görüp ondan hesap soran hayranına ” Git başka grubun hayranı ol hem onlar daha genç ” diye cevap verebiliyor.

Özellikle ” Ölmek mi istiyorsun? ” sorusuna hasta olmuştum dizi boyunca. Dişleri ağzına fazla geliyormuş gibi dursa da yine de iyi kotardı replikleri. Sanırım dizide yüzüne yapılan makyajın en fazla göze battığı karakter Oscar’dı. Bu yüzden gözleri böyle sevimli köpek yavrularının ki gibi kocaman kocaman ve kapkara görünüyordu. 😀 İçinden geldiği gibi davranması, çok dürüst olması, kendi parasına rağmen gözünün hep kuzeninin eşyalarında olması, Han’ın peşinde oradan oraya sürüklenirken hiç gocunmaması üstüne ona kendini kanıtlama çabasına girerken komik durumlara düşmesi falan gerçekten çok iyi bir karakterdi. Kısacası benim açımdan diziyi kurtaran karakter Oscar oldu.

KİŞİSEL YORUM (SPOİLER İÇERİR)

Zengin adam fakir kadın olayını olabildiğince uç noktada işlemeye çalışmışlar. Mesela adamın annesi kadına para teklif edince klasik dizilerde gururlu fakir kızın teklifi kabul etmemesi gerekiyordu. Ama burada kadın parayı alıp bir günde harcıyor 😀 Gerçi kızın vücudundaki adam ama olsun. Adam kızı yırtık çantayla görünce ” Neden beni hiç düşünmüyor ve kendine özen göstermiyorsun? ” diye azarlayabiliyor. Aralarındaki gerçekleri pembe dizilerde görmeye alışkın olduğumuz tarzda ” bunları aşabilirizzzzzz ” şeklinde değil ” ben buyum sen de busun, bunu kabullenmeli ve buna göre yaşamalıyız ” şeklinde işliyorlar. Ne adamın hayatından vazgeçmeye ne de kadının hayatından vazgeçmeye niyeti var.

Ancaaakk her ne kadar klişeye dirençli görünse de ne oluyor sonunda yine de klişeye yenik düşüyor. Zengin adam ailesine karşı gelip fakir olma pahasına kadınla evleniyor. Bu noktada yaşlı annenin inadından vazgeçmeyip torunlarını severken onları kapı dışında bırakması çok hoşuma gitti belirtmeden geçemeyeceğim wuhahaah 😀

Oscar ve Han Tae Sun arasındaki ilişki benim dizideki en merakla ve severek takip ettiğim ilişki oldu. Ama neden böyle bir ilişkinin varlığına gerek duyuldu? Tamam Kore’liler gay ilişki içeren yapımları daha cesurca işliyor ve sıklıkla yer veriyorlar. Ama bu dizide Sun’un varlığını açıklayacak hiç bir neden yok. Sadece ” gay kesimi de mutlu edelim ” karakterlerinden biri olarak kalmış gibi. Oysa Han Tae ve Oscar arasında gerçekten çok güzel ve eğlenceli bir kimya vardı. Didişmeleri, birbirlerine laf sokuşturmaları, Oscar’ın tam bir seme gibi diğerinin peşinde koşması hatta onu sırtına atıp kaçırması, Han’ın ukeye yakışır biçimde Oscar’ı kıskanması hepsi bu dizide işlenebilecek bir ilişkinin zeminini güzelce hazırlıyordu. Ama zaten Oscar’ın bir yavuklusu olduğu ve barizce sonunda onunla baş göz edileceği belliyken neden Han karakteri diziye dahil edildi? Bu seyircinin ağzına bal sürüp sonra nanik yapmaya benziyor açıkçası. Sonunda Han geldiği gibi sessizce gitti. Oscar’a kattıkları güzeldi ama ne yazık ki Oscar onun duygularını bilemeden hayatından çıktı. Bu dizinin en büyük negatifiydi. Madem sonuna kadar gitmeye cesaret edemeyeceksiniz böylesine güzel hazırlanmış ama asla sona ulaşmayacak bir çifti diziye dahil etmemeniz gerekiyordu. Bu puanınızı düşürmekten öteye gidemedi.

Sonra şu beden değiştirme olayı gerçekten çok gereksiz gibiydi. Bilmiyorum hoşuma gitmedi. Ancak özellikle Hyun Bin’in asansör klostrofobisini en yüksek derecede başarıyla canlandırdığı sahne için bile bunu affedebilirim. Neyse ki böylesine ciddi görünen ve klişeleri yıkmaya kendini adamış bir dizinin içindeki en saçma detay gibi görünen beden değiştirme fantastiğini bir yere bağlamayı başardılar da yırttılar. En ufak karakterinden başrolüne kadar bütün karakterler incelikle işlenmişti, hiçbiri es geçilmedi. Action School’daki elemanlar, şirketteki yönetim kadrosu, sekreter Kim hepsi diziyi izlenir kıldılar bu açıdan artı puanı hak ediyor.

Diziyi Türkçe alt yazılı olarak BURADAN veya BURADAN ya da BURADAN izleyebilirsiniz.

2010’un En İyi Drama ve En Popüler İkilisi (Kim Joon & Ra Im) ödüllerini alan dizi sezona damgasını vurdu diyebiliriz. Hemen bütük Kdramalarda soundtrackler öne çıkar bu dizide de durum değişmiyor. Gerçekten çoık başarılı bir soundtrackı var. Seçmece bir kaç şarkıyı bırakarak dizinin tanıtımını kapatıyorum.

10/8 Neden? Çünkü klişeleri yıkıyor. Ya da en azından yıkmaya çalışıyor. Bazı virajları alamasa da en azından deniyor.

Başroldeki Hyun Bin’in bizzat seslendirdiği That Man

VİDEO BURADA

Dizide Oscar’ı canlandıran ve gerçekte de şarkıcılık yapan Yoon Sang Hyun’dan Tear Stains

VİDEO BURADA

Yine Oscar’dan o komik bel kıvırma hareketini yaptığı hareketli parçası ” Liar ”

VİDEO BURADA

Oscar ve dizinin başında sahnede sergilediği performansın çekimden görüntüleri

VİDEO BURADA

Oscar ve Han fanları da az değil hani, dizi sonraki elbetteki fan videoları yapılacaktı 😀

OSCAR & SSUN

Reklamlar

10 Yorum

  1. secret garden ı o kadar seviyorum ki onlarca post yazılsa ben bıkmadan okurum .daha yeni ablamla tekrar izledim.bıkmıyorum 🙂 klişeleri yıkmaya çalışıyor çok doğru bir tespit en çok bu yüzden seviyorum sanırım pembe dizi gibi olmuyor adam kızın fakirliğinin farkında ve bu yüzden çok direniyor.her ayrıntısı her esprisi güzel olmuş güldürmüştü.birde kıza neden seni sırtımda taşıyayım ki kucaklarım böylece yüzünü görürüm dedi ya bence en büyük klişe olan sırtta taşıma olayını bitirdi.son zamanların en iyi dizisi ellerine sağlık yazı da çok güzel 🙂

    • Sağol canım ben de annemle seyrettim ikimiz de gerçekten beğendik. Gülmekten karnımıza ağrılar girdi bazı sahnelerde bazılarında gözlerimiz yaşardı. Güzeldi ve tanıtılmaya değerdi diye düşünüyorum. Dizinin en belirgin farklı klişilerden olabildiğince kaçınmaya çalışması olduğu için ben özellikle bu konunun üzerinde durdum. Yazıyı beğenmene sevindim 😉

  2. dediklerine aynen katılıyorum darkangel. zavallı çıtırımız han tae sun resmen gay’lerin ağzına bir parmak bal sürmek için konuk edilmiş gibiydi. keşke oska yönetmen kızı değil de onu seçseydi diyenler az değiliz; ama perşembenin gelişi çarşambadan belliydi… ayrıca vücut değiştirme muhabbetini ben de gereksiz buldum. tamam, eğlenceliydi eğlenceli olmasına, ama what the hell was the point of it?! neyse… bu arada uzun zamandır senin uzak doğu postalarını takip ettiğim halde yorum bırakamıyordum; bu bahaneyle yazmış oldum. yazmışken annene de geçmiş olsun dileklerimi de ileteyim. sevgiler ^^

    • Zaten eğer erkekten vazgeçen kadın olup Ocsar Han’la olsaydı işte o zaman tam anlamıyla klişleri yıkmayı başaracaktı ama maalesef o virajı alamadı. Çok muhteşem olabilecek bir olayı ellerine yüzlerine bulaştırdılar açıkçası 😛

      Sağol annem için, yavaş yavaş toparlanmaya çalışıyor 😉

  3. besra

    Yine harika yazmışsın ellerine sağlık 🙂 benim içinde 2010’un en güzel dizisiydi 😀 özellikle dizide Kim Joo Won’un Gil Ra Im’e olan aşkını çok sevdim okadar güzeldiki hala böyle aşklar varmı dedirtti bana …valla ben izlerken ayılıp bayıldığım ender dizilerden 🙂 dizinin ost’larıda çok güzeldi özellikle Binnie’nin söylediği şarkı harikaydı …

    Tamam Dizide vardı klişeler ama genele bakarsak gerçekten çok güzeldi dizi 🙂

    • Zaten ben de beğenmesem yorum yazmaya bile gerek görmezdim ama kesinlikle es geçilmemesi gereken bir dizi bence. Sadece baş rolleri için değil en büyüğünden en küçüğüne kadar bütün karakteri izlenesi cidden 😉

  4. ben bu dizide han tae sun’a bayıldım ya o kadar tatlı bir suratı varki diğer esas oğlan yada oscarı filan gözüm görmed bile hep onun oldugu sahneleri dört gözle bekledim benim en çok beğendiğim sahne kim joo won’la gil ra im aniden yağmur yağmasıyla beden değiştirip kim jo won’un asansörde kalmasıydı aklımdan silinmeyecek bir sahne.neyse yazını beğendim özellikle ‘Bu seyircinin ağzına bal sürüp sonra nanik yapmaya benziyor açıkçası’ işte bu cümlene bayıldım 😀 biraz geç yorum atmışım ama diziyi yeni izleyip onunla ilgili orumları bloglarda arayınca böyle oldu 🙂

    • Olsun ya istediğin yazıya istediğin yorumu yapabilirsin. Ne zaman yayınlandığının bir önemi yok önemli olan sizin hala söyleyecek bir şeylerinizin olması 😉 Han Tae Sun’un harcandığını düşünüyorum. Yazımda da dediğim gibi bence Oscar’la ilişkisi daha derinleşip farklı seviyelere geçseydi işte o zaman dizi inandırıcılığını arttırırdı bence 🙂

  5. bencede baya heyecanlı olurdu ozaman 😀

Trackbacks

  1. I Can Hear Your Voice – Bir Ally McBeal değil… | Darkangelhome

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: