Darkangelhome

Varlık İçinde Yokluk Çeken Devlet Hastaneleri


Bu blogu veya benim diğer forumlarımı takip edenler uzunca bir süredir annemin rahatsızlığıyla mücadele ettiğimizi biliyorlardır. Bu yazıyı yazmaya karar vermemin nedeni meydana gelen ve bizi de oldukça üzen son gelişmeler. Önce annemin sağlık durumunu kısaca özetleyeyim, yaklaşık iki yıl önce akciğerinde bir tümör tespit edildi. İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde başarılı bir operasyonla ciğerinin bir kısmıyla birlikte tümör alındı. Tutulumları temiz olduğu için kemoterapiye gerek duyulmadı. Ancak tam bir yıl sonra gece yarısı geçirdiği bir nöbet sonrası beyninde metastaz (hastalığın sıçraması veya yenilenmesi) tespit edildi. Bu kez SSK Samatya’da yapılan bir operasyon sonrası buradaki tümör de alındı. Akciğerinden alınan tümörle uyumlu dokulara sahip olduğu belirlendi. Ancak sıçrama olduğu için bu sefer radyoterapi ve kemoterapi tedavisi görmesine karar verildi.

Zaten ne olduysa bundan sonra oldu. 10 doz radyoterapisi bittikten sonra 4 doz kematerapisine başladı ancak üçüncü dozdan sonra annem iyice kötüleşti. Annem bir gece ayağının uyuştuğunu söyleyince biz baktık bazen de rengi morarıyor, sonra tekrar eski rengine geliyordu. Normal bir durum değildi yani. En son ameliyatını olduğu yere, SSK Samatya’ya gittik. Şimdi önce bu hastaneyi ele alalım çünkü bir hatalar zincirinin başlangıcı burası. Anlattıklarımı okuyunca sadece basit bir hatanın, dikkatsiz bir doktorun, yanlış verilen bir kararın insan hayatında ne denli büyük bir etkiye neden olabileceğini anlayacaksınız.

SSK Samatya’nın eski zamanlarını İstanbul’da yaşayan herkes bilir. Sağlık Bakanlığı’nın son müdaheleleriyle biraz düzene girmiş olsa da bu Samatya’yı adam etmeye yetmemiş. Eskiden hastanızı koyacak sedye bulamazken şimdi koridorlar yatakları aratmayan sedyelerle dolu, hastaları daha etkin tedavi edebilmek için aciliyetlerine göre Yeşil, Sarı ve Kırmızı odalara ayırmışlar.

Ancak gelin görün ki her odada sadece bir ya da iki doktor bir de uzman duruyor. SSK Samatya İstanbul’da akla gelen ilk acil tedavi merkezlerinden biri. Acilinin de bu baz alınarak düzenlenmesi gerekir. Doktor eksiği, bir doktora kaldırabileceğinden daha fazla hasta yüklenmesine ve bu da basitçe fark edebileceği bir detayı gözden kaçırabilmesine neden oluyor.

Örneğin biz annemi götürdüğümüzde acilde bulunan asistan doktor gördüğü Kemoterapide kullanılan ilaçların bazen vücudun değişik yerlerinde uyuşmalara neden olabileceğini söyleyerek daha çok kanındaki düşük potasyumla ilgilenmeyi tercih etti. Hastayı danışacağı uzmana da elbette bu görüşleriyle danıştı. Halbuki en basitinden yapılması gereken şey bunun KT den kaynaklanan bir durum mu yoksa bir damar tıkanıklığı mı olduğunu anlamak için dobler çekilmesiydi. Biz de bunu sonradan annemin rahatsızlığının devam etmesi üzerine tekrar aynı hastaneye gittiğimizde bir zahmet konsültasyona çağırdıkları beyin cerrahisi doktorundan öğrendik.

Bu arada ona danışacakları MR ların çekilmesi içinde dört saat beklememiz gerekti, üstelik acilde kırmızı odada yatan bir hasta olmamıza rağmen. Bunun nedeni de randevulu hastalar arasından müsait bir zaman bulunursa çekimin yapılması. Nasıl yani demeyin aynen böyle. Acil hastası bile olsanız öncelik randevulu hastaların çekiminde, acilin kendisine ait bir MR ı yok çünkü. Normal röntgen odası yapmışlar, kan tahlil odası da yapmışlar ancak hala bazı şeylerde oldukça gerideler. Biz ertesi gün gittiğimizde betyin cerrahisi doktoru bize Samatya’da şu anda devam eden tadilat dolayısıyla bir çok bölümü gibi Damar Cerrahisi bölümünün de kapalı olduğu ve annemi şu anda hizmet veren en yakın devlet hastanesi olan Mehmet Akif Ersoy Hastanesi’ne götürmemizi tavsiye etti.

Bu kez de annemi acilen Mehmet Akif Erson Hastanesi’ne kaldırdık. Bir dobler çekiminden sonra herşey ortaya çıktı. RT ve KT sonrası annemin bağışıklık sisteminin zayıflaması tümörlerinin yan etkilerinin ortaya çıkmasına, damarlarının iyice daralması sonrası da sol bacağında damarlarının tıkanmasına neden olmuş. Kemoterapi gören hastalarda bu her zaman büyük bir riskmiş ve o risk de gelip annemi bulmuş. Ancak maalesef bu tür damar tıkanıklıklarında ilk 6 saat çok önemliymiş ve biz bu hastaneye annemin ilk şikayet başlangıcından iki gün sonra başvurmuştuk. Anlayın basit bir yanlış kararın bize mal olduğu zamanı ve bunun önemini. Yine de hemen aynı gün ameliyata girdi ve anjiyo yapıldı.

Yeri gelmişken bu hastaneden de bahsedelim. Devletimiz cillop gibi bir hastane yapmış, koskocaman, sadece Kalp hastalıkları ve Damar cerrahisi için pırıl pırıl bir hastane. Ama gelin görün ki henüz yeni bir hastane, hemşire eksik, personel eksik hatta doktor bile eksik. Damar Cerrahisi bölümüne bakan birkaç tane doktor var ve en büyük kıdem Uzman dr. başlarında bir profesör bile yok. Sabah hastanın yanına geliyor, iki dakika ayağına bakıyorlar sonra çıkıp gidiyorlar bir daha ertesi sabaha kadar yanına uğramıyorlar. Vizit dediğin böyle mi olur? Ne hastayla konuşmak, ne yakınlarına bilgi vermek… Annem bu hastanedeyken iki kere nöbet geçirdi ve konuşma yetisini kaybetti. Nedenini de yine sonradan SSK doktorundan öğrendik, kendileri öyle dalgınlarmış ki annemin beyin ameliyatından sonra her gün alması gereken nöbet ilaçlarını vermeyi unutuvermişler. Doktor ne gelip hastanın düzenli olarak kullandığı ilacı var mı yok mu sordu ne de önceki ameliyatları hakkında bilgi aldı. Tamamen kendi bildikleriyle annemi tedavi etmeye çalıştılar ve başarısız oldular.

İki anjiyodan sonra bize ilaç vereceklerini ve annemin bundan sonraki tedavisinin ilaçla yapılacağını söyleyerek ayağı hala mor haldeyken bizi taburcu ettiler. Ancak ağrıları hala devam etmesi ve morarıklığın yayılması üzerine tekrar aynı hastaneye döndük. Bize ne dediler dersiniz? Pazar günleri dobler çekecek personelleri olmuyormuş, bu yüzden hastayı kabul edemezlermiş, pazartesi günü polikliniğe gelmemiz gerekiyormuş. Biz de sinirle kalktık bu kez Çapa’ya gittik.

Çapa’da kan tahlillerimiz ve doblerimiz çekildi ancak maalesef orada da damar cerrahisindeki doktorların çoğunun şu tam gün yasası yüzünden özelde çalışmak üzere ayrılması nedeniyle danışabilecekleri kalan kişilere Pazar günü ulaşamayacağımızı öğrendik. Neyse ki yine de acildeki uzman cerrah annemin durumunun acil olduğunu söyledikten sonra Mehmet Akif Hastane’sinin telefonunu alıp gitti. Birkaç dakika sonra gelip ” Siz şimdi oraya gidin doktorunuz sizi bekliyor ” dedi. Bir de gittik ki doktorumuz asistanlarıyla birlikte acilde bizi bekliyor. Artık nasıl bir papara yediyse annem on dakika sonra yine ameliyattaydı. Demek ki neymiş, durumu pazartesi polikliniğine bırakılmayacak kadar acilmiş.

Sağ bacaktan sol bacağa damar nakli (bypass) a denediler bu kez. Ancak buna rağmen damarlardaki tıkanıklığı açamadılar, bacak morarmaya devam etti. Sonunda da artık bacağı kurtaramayacaklarını, ampute edilmesi (kesilmesi) gerektiğini söylediler. Onlara göre kesim hattı bile oturmuş, ayak bileğinden bir karış üstünden kesilecekmiş. Artık kesinlikle bu hastaneye ve doktorlarına güvenim kalmadığından amputasyon kararı sonrası annemi tekrar Çapa’ya naklettirdim. Burada oturdu dedikleri hattın oturması için iki hafta bekledikten sonra ” diz üzeri ” amputasyona karar verildi. 8 Ağustosta’da ameliyatını oldu ve bacağı kesildi.

Şimdi bizi uzun bir mücadele ve adaptasyon dönemi bekliyor. Üzüntülerimizi içimize atıp geleceğe bakmak istiyoruz ve anneme moral vermeye çalışıyoruz. Ama yukarıda yazılanları okuyup da bu memleketin sağlık sistemine sövmeyecek bir insan evladı var mıdır merak ediyorum? Hatalar ve eksiklikler zincirinin bir insanın hayatında ne büyük acılara neden olabileceğini bizzat ilk elden deneyimledik. Bunun ucunda çok daha kötü şeyler de olabilirdi yine de Allah’a şükrediyoruz, sabırlı olmaya çalışıyoruz.

Umarım bu yazıyı sadece blogumu takip edenler değil, Sağlık Bakanlığı’nın naçizane yetkililerinden birkaçı da okur da belki birşeyler yapar. Bizim için değil, bundan sonra başka yüreklerin de böyle acılar çekmemesi için. Şu anda elinizdeki sistemin yılların çürümüşlüğünü, karışıklığını ve yükünü taşıdığını biliyorum. Ama bunu düzeltmek elinizde, devletimiz sağlık sektörüne ne kadar büyük önem verdiğini yapmaya çalıştığı atılımlarla gösterdi. Ama biz hala varlık içinde yokluk çekiyorsak o zaman yanlış işleyen çarklar var ve birileri görevlerini hala tam anlamıyla doğru dürüst bir şekilde yapmıyor demektir. Maaşımı alırım yan yatarım dönemi artık kapandı, kimse çenesini kapatıp başına gelenleri sindirmiyor. Biz gereken yerlere gereken şikayetleri ilettik. Bu tip olaylarla karşılaşanlar da susmasınlar ve haksızlıkların peşini bırakmasınlar. Özellikle de böyle hayat memat meselelerinde yapılanların…

Reklamlar

44 Yorum

  1. Yazılarını hep okuyorum…Benimde hastanelerle ilgili tecrübelerim oldu o yüzden neler hissettiğini çok iyi anlayabiliyorum.Annen için çok üzüldüm umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur ve bütün tatsız anıları geride bırakırsınız.Geçmiş olsun.

    • Teşekkürler. Türkiye’de yaşayıp bu tür deneyimler yaşamamışsanız zaten kendinizi şanslı saymalısınız. Sana da geçmiş olsun. 😉

  2. Atam mı demişti “BENİ TÜRK DOKTORLARA EMANET EDİN” diye yoksa ben gaipten mi okuyorum bunları… ATAM sen kusuruna bakma bu devletin, aile hekimliğini getirdik diyen çığırtkanların, artık muayene olmak çok kolay diyen gerçek halk düşmanlarının.
    herkes sadece kazanacağı paraya ve hastanın nüfus cüzdanındaki isme baktığı için sağlık sektörü bitti. adın ibrahim tatlıses ise eğer kafana ak47 mermisi yesen ve beynin saçılsa bile ölmezsin. ama halksan bir grip için gidersin başına gelmeyen kalmaz.
    Allah yardımcınız olsun Yasemin. tekrar tekrar geçmiş olsun. umarım bu defa tamamen kurtulmuştur.

    • Doğru söze ne denir? Ancak altına imza atılır… Sağol canım tekrardan.

  3. geçmiş olsun gerçekten çok zor bir durum hastaneye gitmesen bir dert gitsen bin dert diye boşuna dememişler
    inşallah yazını sağlık bakanlığından birileri okur da bazı şeylerin farkına varırlar
    Allah yardımcınız olsun

    • Allah ne eksik etsin ne de muhtaç etsin derler ya öyle çirkef bir durum işte bu…

  4. Büyük geçmiş olsun. Anneciğin rahata erer, acıları diner, uzun ve sağlıklı bir ömür yaşar inşallah. Gerçekten alışması zor bir durum ama annen için çok daha zor, emin ol. Ancak siz iki güçlü kardeş yanında olduğunuz sürece annenin sırtı yere gelmez eminim.
    Ne yazık ki klişe ama gerçek, bu memlekette insan hayatı çok değersiz. Zararın nerden, nasıl geleceği belli olmuyor. Ne kadar dikkatli olursan ol, birilerinin yaşama hakkı böylesine umursamaz insan müsveddelerine verildiği sürece kimse aynısının başına gelmeyeceğini garanti edemez.
    Hep bekliyoruz bir gün bir şeyler değişecek de göreceğiz diye. Artık yokluk döneminde değiliz, savaştan çıkmadık ama hala en hassas konu olan sağlık sektörünün bu halde olması düşündürüyor.

    Tekrar tekrar geçmiş olsun. Sizler bizler hakkımızı arayalım, susup oturmayalım. Ben de her alandan bu yazıyı duyurmaya çalışacağım.

    • Boşuna varlık içinde yokluk çekiyoruz demiyorum nedenini bir türlü çözemediğimiz şekilde ileri adım atamıyoruz ancak emekliyoruz. Geçmişte söğüşlemekten iliği kemiği kurutulan sağlık sektörü şimdilerde zoru görünce özele kaçmanın yolunu arıyor, kalanlar da bütün yükü ben mi çekcem yaa havasında. Neden hem doktorların kazanabileceği hem de halkın kaliteli sağlık hizmeti alabileceği bir sistem yok diye düşünüyoruz ama inanın bu Amerika’da bile aynı. Özel sektör orada daha bile acımasız. Eskiden gelen yatırımlar ceplerde eriyordu şimdi yatırımı hizmete çevirmeye çalışanlar ya doğru yönlendirilmiyorlar ya da hala söğüşlemenin yollarını arayanların kurbanları oluyorlar. Çarkların tıkandığı noktaları bulmak ve onları açmak yetkililere düşüyor. Şikayetleri alabilmek için bile çok iyi kanallar kurmuşlar ve cidden bu şikayetleri dikkate alıyorlar. Eskiden kaç tane dilekçe doldurursan doldur bir karşılık alamazdın. Biz şu anda Mehmet Akif Hastanesindeki doktorların soruşturmadan geçtiklerini biliyoruz mesela. Sonuçta yırtarlar veya yırtmazlar bu soruşturma onların sicillerinde ölene dek kalacaktır.

  5. Her zaman deniliyor “erken teşhis hayat kurtarır” diye fakat bunu gerçekleştirmek için bir çaba sarfedilmiyor lafta kalıyor işte.Devletin en fazla ilgilenmesi gereken alan sağlık gel gör ki bizim ülkemizde en önemsenmeyen alan. Gene de Allah beterinden korumuş anneni, umarım çok çabuk iyileşir, sağlıklı sıhatli bir ömrü olur inşallah.

    • Sağol canım. Sağlık inan bana çok önemsenen bir konu ama maalesef sadece özel sektör tarafından. İstanbul’un en büyük acil yardım sağlayan devlet hastanelerinden birinin acil servisine iki doktor yerleştirirsen daha çoook davayla karşılaşırsın.

  6. Çok çok geçmiş olsun. Kelimelerin yetersiz kaldığı anlardan biri ama umarım annen sağlığına kavuşur ve yeni hayatına uyum sağlar. Bu süreçte size çok büyük kolaylıklar diliyorum. Tekrar çok büyük geçmiş olsun.
    Ülkemizde sağlık sistemi gibi ölüm-kalım meselesi bile bürokrasi ve para üzerine kurulu olduğu için her zaman sorunlar çıkıyor. Bazı hastaneler çalışan eksikliği çekerken bazılarıda fazla çalışan ile ne yapacağını bilmiyor. aynı şekilde bu kullanılan malzemeler için de geçerli. Bunları bir düzene sokmak fazladan alıp eksiği olanları tamamlamak çok mu zor iş bilmiyorum. Ama bence doktorların tam gün olayıyla, aile hekimliği işiyle ve de sürekli değiştirilen ilaç alımıyla uğraşacaklarına bunların yapılması daha makul görünüyor.
    Umarım bu yazıyı okuyanlar ve başlarına benzer işler gelenler sessiz kalmaz ve gereken yerlere şikayet ederler. Ve başlarına böyle şeyler gelmemiş olan da gereken duyarlılığı gösterirler diyorum.
    Tekrardan çok geçmiş olsun….

    • Sağol canım. Açıkçası ben tam gün yasasını onaylıyorum. Aile hekimliğini de onaylıyorum. Hastanelerin en azından poliklinik ve acil yükünü azaltmak için aile hekimliği sistemi güzel bir sistem ama bunun için yeterli zeminimiz var mı? Olmadığı açıkça ortada. Tam gün yasası ise sadece doktorlar açısından kötü. Hastalar açısından neresi kötü? Bir hocaya sadece 12ye kadar değil de mesai bitimine kadar ulaşabilmek güzel olmaz mı? Ama o zaman o hoca 12 den sonra özelde kazanacağı paradan olacağı için bundan mutsuz olur tabi. Yıllarca bıçak parası adı altında insanlardan alınan paraları düşününün. Tam gün yasasıyla bütün bunların önü kesildi. Ama ne oldu? Hocalar özele kaçıp da üniversitelerin gelirleri düşünce yasada hafifletilmeye gidildi. Bir noktadan sonra para kazandı diyebiliriz. Maalesef acı ama gerçek. Doktorlar alacakları parayı verecekleri hizmetin üzerinde tutuyor.

  7. Lee

    Çok çok geçmiş olsun, okurken tüylerim diken diken oldu. Hastaneye düşecek bir işim olmasın diye dua bile ettim.

    Gerçekten bu ülkede yanlış, eksik, ufacık bir kararla bir sürü insanın hayatını söndürdüler. Umarım annen için (bütün anneler için) en iyisi neyse o olur.

    O doktorlar hiç mi vicdan azabı yaşamıyor, içleri sızlamıyor? Bu devlet hiç mi şu kördüğüm lanet sistemi düzeltmek için adımda bulunmuyor. İş ilaçları halka ucuza dağıtmakla bitmiyor, asıl önemli olan bu gibi şeyler.

    • Sağol canım. Devlet en azından adım atıyor. Bundan önceki yıllarda bıçak parası adı altında alınanları düşün, aradığın ilaçları eczanelerden faiş fiyata aldığın zamanları düşün. Şu anda olan şey hep direnç. Geçmişin kaymağına alışan kesimlerin -ki bunlar başta doktorlar ve eczaneciler olmak üzere, hastaneler ve malzeme sağlayan sektörler- ayak diremeleri ve zorluk çıkarmaları. Devlet ne kadar kararlı olur ve geri adım atmazse ileride durum o kadar iyi olacaktır. Birşeyler yapılmaya çalışıyor en azından ama yetersiz, bu yazıyı yazmayı istememin nedeni de bu, hala yetersiz olduğunu ve çok basitçe verilen yanlış bir kararın nelere yol açabileceğini göstermek. 😉

  8. Secret

    Ayy canım ne desem bilemedim annene Allah acil şifalar versin inşallah..Çok haklısın yazdıklarının hepsi malesef ki doğru..Annemde hastanelerde çok çektiği için benim hep doktor hemşire vs. olmamı isterdi..Umarım annen en yakın zamanda iyileşir canım..Onun morali bozuktur,siz moralini yüksek tutmaya çalışın tabi bu gibi olaylar olduğu müddetçe oda nasıl olacaksa !

    • 🙂 Ben de sağlık sektöründe çalışıyorum üstelik. Bazı yerlerde çok yardımını da gördüm bu özelliğimin ama yine de demek ki bu da yetersiz oluyormuş. Sağol dileklerim için.,

  9. Allah acil şifa versin annene, yaşadıklarınız korkunç! Doktor olmak kolay değil ama öyle bir ülkede yaşıyoruz ki tıp okuyup doktor olabilecek zekada olan bu insanları cellata çevirmeyi de başarıyoruz ne yazık ki. ne umutlarla tıp fakültesine yollanmış zekalar karşımıza nasıl bir halde çıkıyorlar, yazık!!!
    Allah hastası olanlara sabır versin!
    Hepimiz burda sizin için dua ediyoruz, inşallah tüm bu zor zamanları atlatıp, tekrar huzurlu bir hayata döneceksiniz… tekrar geçmiş olsun

    • Sağol canım dileklerin için. Bir doktora baş edebileceğinden fazla hasta yüklersen alabileceğin verim de minimum seviyeye iner. Sonuçta doktorlar da robot değiller birer insanlar. Onları gecede ikiyüzden fazla hastanın başvurduğu bir acil serviste altı doktor çalışırsa ne beklenir ki?

  10. Canım süreci yakından takip ediyorum biliyorsun. Hep dua ediyorum allah dert verip derman aratmasın diye. Allah başka acı yaşatmasın. Maalesef Türkiyede’ki sağlık sistemi dökülüyor. Bu kadar ağır olmasa da geçen yaz yaşadıklarımı hatırlamak bile istemiyorum ki düşün benim ki ağır bir hastalık falan değildi çok şükür. Yine de ne varsa üniversite hastanelerinde var. Süründüyorlar belki ama iyileştirmeden de bırakmıyorlar. Geçsin, gitsin inşallah bu sıkıntılar. Bir daha yaşatmasın mevlam.

    • Evet üniversite hastaneleri kötülerin iyisi durumunda şu anda. Sağol canım her zaman iletişimdeyiz zaten 😉

  11. Çok çok geçmiş olsun, inşallah anneciğin sağlığına en kısa zamanda kavuşur. Yaşadıklarınızı içim acıyarak, isyan ederek okudum. Göz göre göre bunların olması inanılır gibi değil… Kime kızacağımı bile şaşırdım; o dikkatsiz ve ilgisiz doktorlara mı, onları bu hale getirenlere mi… Allah hepinize sabır ve güç versin, umarım en kısa zamanda her şeyi atlatıp huzura erersiniz arkadaşım. Sevgilerimle…

    • Sağol canım iyi dileklerin için. İnşallah Allah kimseye böyle acılar yaşatmaz, gerçekten çok üzücü.

  12. Tekrar geçmiş olsun Yasemin Abla… Siteden takip ediyordum ama bu yazı daha açıklayıcı olmuş.

    Benim anneannemin de bacağı kırıldığı zaman ilk müdahale ve ilk ameliyatı devlet hastanesinde yapılmıştı. Zaman geçmesine rağmen kırık iyileşmeyince tekrar rötngen çekilmiş ve gerizekalı doktorların platini yanlış taktığı anlaşılmıştı. Böyle böyle 6 ameliyat geçirdi ve sonunda bacağının artık kaynamayacağı ve ne kadar yaşarsa gibi bir şey söylemişlerdi.

    Sakın yanlış anlama. Sizin yaşadıklarınız ilk değil ve ne kadar öyle olmasını istemesem de son olmayacak gibi. Gönül ister ki erken teşhis ve tedaviyle daha iyi sonuçlar alınabilse… Başkalarının da canı yanmasın…

    • Yanlış anlayacak bir durum yok canım elbette ben de biliyorum yaşadıklarımızın bir ilk olmadığını. Ama artık devir değişti şimdilerde yapılan şikayetler ve iletilen merciler konusunda gerçekten gelişme var. Mesela biz şu anda Mehmet Akif doktorlarının soruşturmadan geçtiklerini biliyoruz. Bundan sonra da bizim başımıza gelenler gibisi hatta daha kötüleri de meydana gelecektir eminim. Tamamen çürümüş bir binayı yıkıp sıfırdan yapmak kolay değil. Devletimiz umarım başladığı işi yarım bırakmaz ve reformlarına, yenilikler yapmaya ve sorunlara çözümler aramaya devam eder.

  13. Gumiho

    Çok geçmş olsun bnd bir sağlık çalışanıym maalesef bu tür olaylar çok fazla oluyor devlet hastanelere büyük bir yatırm yaptı ama çalışanlar bir işe yaramıyor bizzat şaht oluyorum teste bakmadan testn sonucu kafasna gôre yazanlar var .doktora gdiosun sana direk 4.kuşak(en etkli)antbiyotk verio bir sürü gereksiz ilaç….. Hata yapşanda devlet seni ışten atmıo insanların düzelmesi lazım

    • Teşekkürler dileklerin için. Sadece hastanelere değil personele de yatırım yapmak gerekiyor demek ki. Eğitimsiz, yıllarca onun bunun yakını diyerek kümelenmiş kişiler yerine işini bilen ve işini yapan kişilerin iş başında olması gerek.

  14. Çok çok geçmiş olsun. İnşallah korktuğum şey yaşanmamıştır diye diye okudum. Diyecek kelime bulamıyorum, çok üzüldüm. Umarım annen en kısa zamanda eski sağlığına kavuşur. Allah yardımcınız olsun.

  15. hasret

    Çok geçmiş olsun.Allah sabırlar versin annenize de size de

  16. uzun bir süreçti biz sizi takip edenler her telefon açışımızda yeni bir gelişme ile yıkıldık, sizleri zaten düşünemiyorum bile:( allah sabrını verdi çok şükür. telafisi olmayan yanlışlıklar. bu devlet asıl ilgilenmesi gereklki kurumları göz ardı edip az para çok iş mantığı ile devam etmeye çalışırsa daha beterleri de olacak. diyeceksin tarih84 doktorlar anasının dinini alıyor haklısın ama doktor özelde çalışınca 4 katını da alabiliyor. devlette şartları iyi olmadıkça kendini zorlamıyor. tam gün yasası ile birçok uzman doktor istifayı bastı. bir de performans geldi bir doktor poliklinik gününde 60 hastaya bakabiliyor ama sadece bakıyor anlamıyor. bende uzun ameliyat süreçleri yaşadım benim bahsi bile edilemez annenin yaşadıklarına kıyasla. eğitim ve sağlık bir ülkenin bel kemiğidir, iş bilmeyen asistanların elinde geri döndürülemeyecek yaşamlar teslim edilirse, yaş ağaçların en kritik dönemlerinde ücretli iş bilmez öğretmenlere teslim bırakılırsa bir geleceğimiz olacak mı bilemiyorum.

    Allah annene bundan sonra sağlıklı, huzurlu bir ömür ihsan etsin, hayattaki en zor sınavı olsun daha kötülerini yaşatmasın. dularım hep sizinle canım:)

    • Sağol canım 🙂 Zaten hocalar poliklinik yapmıyorlar ki, hiç yapmadılar, her zaman asistanlar hastalara bakar, takıldıkları hastaların röntgenlerini vs toplayıp götürüp hocaya danışırlar. Ama bu bile onlara ağır bir yükmüş demek ki. Doktor olmak ilk başta mesleki fedakarlık gerektiren bir meslek, devlet sana hocasın diye elbette özel hastanenin ödeyeceği rakamı ödemez, niye ödesin? Devlete çalışıyorsan herkes gibi hak ettiğim maaşı alacaksın. Özel hastane adın hastaneye hasta çekiyor diye sana o kadar parayı ödüyor, devlet ise sadece doktor olduğun için. İşte aradaki fark bu. Hem yarım gün geleyim devletten maaşımı alayım, forsumu devam ettireyim hem de özele gidip parayı da çuvallayım diye düşünenler şu anda imzayı basmış olanlar. Açıkçası duyduğum her istifada devleti değil doktorları suçluyorum ben. Belki de başımıza gelen hataların hepsinin kaynağı doktorlar olduğu içindir bilmiyorum.

  17. Ares03 (Abdullah)

    ALLAH sabır versin abla. Çok zor bir süreç ve istenmeyecek bir sonuçla bitmiş.
    Ülkemizde gerekli koşullar var ama böyle diplomasını alıp para derdinde olan doktorlar olduğu sürece bu imkanların olması bir önem kazanmayacak.
    İnşaallah gelecekte daha iyi bir sistemle karşılaşırız, ama şuan büyük üzüntü içindeyim.
    Çok geçmiş olsun diyorum.

    • Sağol ablası sen zaten gelişmeleri biliyordun ama son durum bu işte. Bundan sonra artık toparlanma sürecindeyiz. İnşallah dua ediyoruz ki bu meret hastalık bir kere daha nüksetmesin. Hamdolsun şimdiki durumuna inşallah bundan sonra daha iyi olacak.

  18. Serkan

    allah acil şifalar versin…

    ve bahsettiğin hastane gibi nece hastaneler var bilemezsiniz, ama bi o kadarda gerçekten hastaya hasta değil bir insan gibi bakan temiz ve elinden gelen her noktada yardım etmeye çalışan hastane çalışanlarımız var gerek doktor gerek hemşire veya bakıcılar…

    maalesef böyle kötü ve hüzünlü olaylara bizden birileri insan olarak gördüğümüz sağlığımızı canımızı onlara teslim ettiğimiz insanlar bazen oyuncak hatta bir robot ve ileri gidip hayvan olarak muamele ediyorlar. Maalesef ki keşke robot görseler çünkü hayvana bile böyle dikkatsizce davranılmaz bir can taşıyor karşındaki ne olursa olsun elinden geleni yapmaz zorunda ve bu konu daha çok devletimize düşüyor maalesef ki üzülerek söylüyorum körelmiş bir milletin dünyanın içinde yaşıyoruz.

    sana zarar verenden, seni irtibatını zedeleyenden, senin halkına vatandaşına zarar verenden bu her noktaya gider “Kurtulmak için hiç durmayıp gerekeni yapacaksın” diyorum ama demekte kalıyorum 😦 çünkü ben tekil bir kişirim çoğul da konuşsak ne yarar bildiğini okuyor devlet.

    Gene çok eskileride bilirim saat 4 lerde sıralara girerdir doktor için o günleri tekrar aratmasın lakin yaptımı işi tam yapsalar çok daha iyi olacak…

    Tekrardan geçmiş olsun… Acil şifalar

    • Teşekkürler dileklerin için. Çok haklısın söylediklerinde. Birşeyleri değiştirebilmek için çok uğraşıyorlar biliyorum, ben de sağlık sektöründe çalışmama rağmen annem için çok fazla şey yapamadım. Yılların çökmüşlüğünü bir anda tertemiz yapmak mümkün değil. Ama en azından çabalanıyor, bundan önce kendine haline bırakılmış bir sistem vardı. Ama yapılanların yetersiz olduğu ve bir an önce önlem alınması gerektiği başımıza gelenlerden belli. Paran varsa başına bilmem ne kurşunu yediğinde bile hayatın kurtulur ama paran yoksa hayatın işte bu kadar ucuz olur.

  19. Ares03 (Abdullah)

    Bizimde dualarımız sizinle abla işin çok zor, w4de bir ablam daha var onunda annesi aynı durumda inşaallah onda en azından daha doğru tedaviler uygulanır

    • İnşallah ben böyle şeylerin düşmanımın bile başına gelmesini istemem. Biz bunlar da bizim sınavlarımız işte deyip kabullendik, başka çare yok 😉

  20. Serkan (EnKralDost)

    aynen öyle paran varsa muhabbeti ama genede şuan kötünün iyisi durumdayız daha önce hatırlıyorum adam 5 hastane geziyordu bir hastane bile kapısından içeri almıyordu, hatırlıyorum muaneye gidiyorsun burada bakımayacağmı muaneme geliniz lütfen diye kartvizit uzatıyordu.

    yani devletimiz hastanelerimiz aslında bu kadar aciz değil, ablamında dediği gibi başıbuşluk içinde kendi haline bırakılmış dı yıllardır ve bir anda değiştirmek kolay değil tabiki lakin bazı kurumlar hiç de öyle değil abla geçmişte de iyi bakıyordu gelecekte daha iyi bakacaklarına eminim evet bunlar devlet kuruluşları şu varki balık baştan kokar baş hekimi karaktersiz ve vurdum durmaz ise ve tabiki doktorlarıda o hastanenin maalesef devlet ne kadar uğraşırsa uğraşsın onların hepsi oradan kazınıp mesleklerinden men edilmedikte bu Samatya hastaneside olsun ankara tıp hastaneside olsun karşımıza biryerlerde denk geleceklerdir 😦

    Allah (cc) iyi insanlarla karşılaştırsın, iyi doktor ve tabiki memur çalışanlarımızla…

    insan insana güvenemediği şu dünyada bizler yaşamaya çalışıyoruz sonumuz hayır ola

    • On yıldır sağlık sektöründe çalışan biri olarak meydana gelen değişimlerin ve yeniliklerin en fazla farkında olanlardan biriyim diyebilirim. Gerçekten çok çabalanıyor, uğraşılıyor, hem devletten paramı alırım hem de özelde parsayı vurarım devri de artık kapanıyor. Pek çok kişi kızıyor biliyorum ama yapılan şeylerin ileride güzel neticeleri olacağı kanısındayım. Yeter ki daha iyi oturtulsun. Yeni kural, kanun geldiğinde ilk önce direnç oluyor ama zamanla kabullenilecek. Biz o zamanları görür müyüz artık Allah bilir. Diğer arkadaşımıza da allah sabırlar versin, inşallah annesi sağlığına kavuşur.

  21. Evet abdullah bir ablamız onunda annesi kötü ve bir arkadaşımız var gecesenin diye onunda annesi rahatsız… Allah acil şifalar versin tüm hastalara

  22. Ares03 (Abdullah)

    Amin … Bu illete o kadar çok yakalanan var ki ve sayıları o kadar hızlı artıyorki 😦 Ama bunu sınav olarak karşılayıp kendini ALLAH a teslim edenler o kadar az ki … Sizin yaptığınız tesl,m,yet çok önemli abla inşaallah bu derdin şifasıda gelir

  23. Ares03 (Abdullah)

    Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim.(…) (Mü’min: 60.)

Trackbacks

  1. Uzun Aradan Sonra… « I NEED YOO.. I WANT YOO.. I'LL RUN TO YOO…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: