Darkangelhome

VAMPİR SERİLERİ – PART 1 – Vampir Akademisi


Daha önceden ŞU YAZIMDA sizlere Anita Blake serisi hakkında detaylı bilgiler vermiştim. Ama Twillight sağolsun ondan öncekilerin haricinde onun peşi sıra piyasa onlarca vampir serisi çıkmaya başladı. Zaten bize kazandırdığı tek şey de bu oldu. 😛 Bende bunca seri arasından hangisini seçeceğini bilemeyen okuyucular için vampir serilerini mercek altına alan bir inceleme serisi yazmak istedim. Böylelikle içlerinde iyi olanlara bir şans vermek isteyebilirsiniz.İlk seri benim gerçekten çok sevdiğim bir seri.

RICHELLE MEAD – VAMPIRE ACADEMY SERIES – VAMPİR AKADEMİSİ SERİSİ

VAMPİR AKADEMİSİ
BUZ ÖPÜCÜK
GÖLGE ÖPÜCÜK
KAN SÖZÜ
RUH BAĞI
SON FEDAKARLIK

İlk kitabı 2007 yılında yayınlandıktan sonra gördüğü ilgi üzerine devamı gelen seride vampirler iki türe ayrılıyor. Biri insanlardan beslenen ama onları öldürmeyen, zarif ve kendini savunmak konusunda çok zayıf ancak ateşi, havayı, suyu kontrol etme gibi elementsel özelliklere sahip, üstelik de öldürmediği sürece ölümlü vampirler olan Moroi’ler, diğeri de insanı kanını emerek öldürünce dönüşülen süper güçlü, süper çevik ancak kan ihtiyacı duyan acımasız birer katil, ayrıca da ölümsüz olan Strigoi’ler.

Bir de Dhampir’ler vardı. Bunlar vampirler ve insanların dünyaya getirdikleri çocuklardır. Gardiyanların birbirleriyle aşk ilişkisi yaşamaları yasaktır ve uygun görülmez. Çünkü her zaman öncelikli olan, korunması gereken Moroi’dir ve eğer iki gardiyan birbirini severse öncelik sırası kaybolabilir.

Bu seri kesinlikle P.C.Cast’ın yerlerde sürünen, okullu vampir serisi ile karıştırılmamalıdır. Her şeyden önce bu serinin her bir karakteri güçlü, derin ve sağlam karakterlerdir. Fazlasıyla hafife aldığınız bir karakter bile bir yerde öyle bir noktaya gelir ki sizi şaşırtabilir. Bir karakter asla boş yere bu seriye dahil edilmemiştir. Sadece kahramanlarının değil bütün karakterlerin ayrı ayrı potansiyelleri vardır.

Serinin baş karakteri Rose Hathaway bizim için de değişik bir karakter zira kendisinin babası bir Türk, koyu renk saçları var ve oldukça dışa dönük bir karakter. Kafasına koyduğu bir plan varsa eninde sonunda bir şekilde hayata geçirmeyi başarabilecek kadar kararlı ve kendine güvenli bir gardiyan Rose. Sorumlu olduğu Moroi olan Lissa ile aralarında ” ruh bağı ” denilen özel bir bağ var. Çünkü Lissa nadir bulunan bir özelliğe sahip, o diğer Moroi’lerden farklı olarak ” Ruh ” elementini kontrol edebiliyor. Lissa’nın ailesini kaybettiği kazada en yakın arkadaşı olarak gördüğü Rose’u da kaybetmeye dayanamayarak bilinçsizce onu ölümden geri getirdiği için aralarında bu bağ oluşmuş. Bağ sayesinde Rose Lissa’nın düşüncelerine sızabiliyor, olayları onun gözlerinden izleyebiliyor ve tehlikeye girdiğinde bunu hissedebiliyor. Ancak bu bağ tek taraflı, Lissa Rose’u bu şekilde hissedemiyor.

Bir de Dimitri var bu da Lissa’nın diğer gardiyanı. Oldukça güçlü, deneyimli ve gardiyanlar arasında saygı duyulan biri olan Dimitri ve Rose arasında karşı koymakta giderek zorlanmaya başladıkları bir çekim oluştuğunda kader de ağlarını örmeye başlar. Dimitri adından da anlaşılacağı üzere bir Rus’tur. Yalanıp yutulası kitap karakterleri listesinde daimi bir yeri olacağı kesin olan bu karakter için bile seri okunmalıdır bence. Adrian Ivashkov isimli bir başka Moroi de Rose’a ilgi duyan erkekler listesine girdiğinde olaylar iyice karışacaktır. Zira Adrian vurdumduymaz kişiliği, serseri tavırları, ama müthiş ilgi ve nezaketiyle Dimitri’nin olamadığı her şey olurken bir de Lissa gibi nadir bir Ruh kullanıcı olduğu için Rose’a yakın olma fırsatını da bulabilmektedir. Yine de Dimitri bir başkadır, zaten kitapları okumaya başladığınızda elinizden bırakamamanızı sağlayacak şey Rose ve Dimitri arasındaki bu gerilimi yüksek ilişkinin nereye varacağına duyulan meraktır.

Bu iki erkek karakterin haricinde benim de pek sevdiğim bir karakter olan Christian Ozera vardır. Christian’ın ailesi kendi istekleriyle Strigoi’ye dönüştükleri için insanlar onu ailesiyle bir tutup acımasızca yargılamış, uzak durmayı tercih etmişlerdir. Dışlanan Christian da sivri dilli ancak çok zeki bir velede dönüşmüştür. Onun yaptığı espriler bana her daim kahkaha attırmayı becerdi bunu söyleyebilirim. 😀

İlk kitabın başında olaylara adapte olmakta zorlanabilirsiniz ama kısa sürede kitap akıcılığını gösterip sizi etkisi altına alacaktır diye düşünüyorum. Bocaladığı ve anlatımda eksik kaldığı yerlere rastlamak da mümkün ama emsali seriler içinde dimdik durmasını becerebilen nadir Vampir serisidir diyebilirim. Seri Last Sacriface ile nihayete erdi ama ben bu finalden tam anlamıyla memnun sayılmam. Açıkta kalan çok nokta olmasının yanı sıra zaten devam edecekmiş gibi bir hava yaratılarak final yapılmış.

Yazar bu seriyi devam ettirmek yerine bir de aynı dünyada geçen bildiğimiz birkaç yan karakter ve Adrian Ivashkov’un hikayesinin kaldığı yerden anlatılacağı Bloodlines isimli bir spin-off serisine başlamıştır. Burada anlatıcımız Simyager Sydney olacak ve önceki seriden tanıdığımız Jill ve Eddie karakterlerini de bu seride görme imkanı bulacağız. Anlaşılan o ki Jill önemli bir karakter haline geliyor bu seride. Bu serinin ilk kitabı Kasım ayında ülkemizde yayınlandı ama ben henüz alma fırsatı bulamadığım için tanıtıma dahil edemeyeceğim. Richelle Mead’ın şu anda devam ettiği üç serisi var. Biri Vampir Akademisi olarak bilinen ” Vampire Academy ” -ki bu final yaparak bitti spin-off devam ediyor- diğer ikisi de Georgina Kincaid serisi ve Dark Swan serisi.

10/8 NEDEN? Çünkü yaratıcılık yoksunu benzerlerinden fazlasıyla sıyrılabildiği için…

Reklamlar

13 Yorum

  1. Çok merak ettim bu seriyi, fırsat bulduğum an okuyacağım 🙂 ellerine sağlık

    • Ben tavsiye ediyorum efem ama uyarmadı deme sonra ortalıkta Dimirtrriiiii diye dolanmaya başlarsan sorumlusu ben değilim 😀

      • bak ona söz veremem 😀 😀 söz konusu vampir karakterler ise her türlü fangirllüğümü yaparım 😀 tekrar eline sağlık, çok güzel anlatmışsın 🙂

  2. O zaman bir Dimitri hayranı daha olacak diyebilirim 🙂 😉

  3. Çok yavan olduğunu düşünüp elim ne kadar gitsede rafına almadım bir türlü, sıradan bir seri diye bahsediliyordu hemde ben alacakaranlıktan yüzünden soğudum vampir romanlarından. Ama tekrar düşüneceğim sanırım, belki bende Dimitrici olurum, neme lazım. Eline sağlık.

    • Piyasada o kadar çok kapağı güzel içi boş seri var ki insanın almakta tereddüt etmesi anlaşılabilir bir şey. Çoğu zaman ben de yaşarım. Zaten bu seriyi yazmak istememin nedeni de buydu. Bakalım sen de beğenecek misin? 🙂

      • Kısa zamanda okuyup dönecem sana 😀

  4. wilibiy

    Kitap konusunda çekinceleri olna kişilere tavsiyem gerçekten mükemmel bir kitap yöneticinin de dediği gidi yerlerde sürünen gece evi serisi gibi yada alcakaranlık ın o sadece bella ile edward ın çevrisinde dönüp duran hikayesi gibi sıkıcı değil.Kitap evet başta biraz sıkıcı bende ilk okumaya başladığımda sıkılıp kitabı bi kenara attım uzun bi süre sonra can sıkıntısı işte okumaya devam ettim şu an 3 kitabı yeni bitirdim ve şok içndeyim dimitri konusunda adminle aynı hisleri paylaşıyorum şu an yanımda olsa kendimi kucağına atarım o kadar yani.Neyse açtım gine ağzımı yazı çok güzel olmuş eline sağlık.

    • Teşekkürler yazımı beğenmenize sevindim. Vampir Serilerini yazmaktaki amacım da zaten okuyucuları güzel ve merak uyandırıcı serilerden haberdar ederken, diğer yandan uzak durmaları gereken seriler konusunda da uyarmak. Şu an piyasada çok fazla vampir serisi var ve maalesef hepsi bu seri kadar iyi değil. 🙂

  5. Leyla

    ben Anita Blake ve Sookie Stackhouse ile başladım vampir serilerini okumaya ve hoşuma gitti ama ne zaman elime başka bir serinin kitabını alsam dayanamayıp atıyorum kenara bana bu iki seriye benzeyen tavsiye edebileceğiniz seri var mı? 😀

    • Benzer seriler yerine kendine has özellikleri olan serileri okumanız daha iyi olmaz mı? 🙂 Benim Vampir Serileri yazı dizimi bir incelerin. Bazı serileri övdüm, bazılarını dövdüm. Aklınıza yatan olursa okursunuz. Mesela yorum bıraktığınız bu seri gerçekten güzel bir seridir. 😉 Yorumlarınızı beklerim 😉

      • Leyla

        Evet teşekkürler yoksa ben benzer seri bulmak için kitap israfı yapıyordum 😀 vampirlerin kraliçesi betsy’ye başladım yeniden teşekkür ederim 😀

    • Sevindim 🙂 Tamamen baöbaşka özellikleri olan bir seriye başlamış oldun böylece. Vampirlerin komik taraflarıyla ilgilenen, basit ve eğlenceli bir seridir Betsy 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: