Darkangelhome

Itazura na Kiss – Love in Tokyo – Animesiyle Yarışan Dizi


ADI: Itazura na Kiss -Love in Tokyo (2 sezon)
Bilinen diğer adı: Mischievous Kiss 2: Love in Tokyo
Tür : Romantik , Komedi
Yaratıcısı: Tada Kaoru (manga)
Ülke: Japonya
Dil: Japonca
Sezon 1 Opening theme: Update by Sabao
Ending theme: Takaramono by Sabao
Sezon 2 Opening theme: Kiss Kiss Kiss by Cyntia
Ending theme: White Stock by Cyntia

OYUNCULAR

Miki Honoka as Kotoko Aihara
Yuki Furukawa as Naoki Irie
Yuki Yamada as Kinnosuke Ikezawa
Ira Sese as Jinko Komori
Kasumi Yamaya as Satomi Ishikawa
Tomomi Nishimura as Noriko (anne) Irie
Koura Kazumasa as Shigeki (baba) Irie
Yuga Aizawa as Yuuki Irie
Yoji Tanaka as Shigeru Aihara
Nakai Noemie as Christine Robbins
Takeuchi Toshi as Funatsu Seichi
Horii Arata as Kamogari Keita
Suzuki Mirai as Kikyou Motoki
Kawakami Juria as Shinagawa Marina


KONU: Kotoko Aihara’nın gittiği lisedeki sisteme göre öğrenciler zekaları ve yeteneklerine göre sınıflandırılmışlardır. Kotoko da lisenin en beceriksiz ve tembel öğrencilerinin toplandığı F sınıfının üyesidir. Ancak o kendi çapında bir dahi olarak görülen, girdiği her sınavdan eksiksiz 100 alan, Japonya’nın en iyi öğrencileri arasında gösterilen ve gelecek vaad eden A sınıfı öğrencisi Naoki Irie’ye aşıktır. Sonunda lise hayatı bitmeden ona açılmaya karar veren Kotoko Irie’ye yazdığı aşk itirafı mektubunu okulda herkesin içinde verir. Elbette ki Irie mektubu kabul etmez, üstelik ” Aptal kızlardan nefret ederim! ” diyerek onu herkesin içinde rezil eder. Kalbi kırılan Kotoko Irie’den vazgeçmeye karar verir. Ancak kader bu ya yeni yapılan evleri yumruk büyüklüğünde bir meteorun üzerine düşmesi sonucunda yıkılınca evsiz kalan Kotoko ve aşçı olan babası, babasının yakın bir arkadaşının evinde kalmak zorunda kalacaktır. Bu ev de ne tesadüf ki Irie’nin evidir.


İtazura na Kiss mangası 1990 yılında yayınlanmaya başlamış ve kısa sürede çok popüler hale gelmiştir. Manga ne yazık ki asıl yaratıcısı tarafından tamamlanamamıştır çünkü evini taşırken geçirdiği bir kaza neticesinde hayatını kaybetmiştir. Ancak varislerinin onayı ile animesi devam ettirilmiştir. Animesi 2005-2006 yılında yayınlanmış ve yazarın oğlu tarafından animenin sonunun annesinin planladığı sonla hemen hemen örtüştüğünü açıklamıştır. İtazura na Kiss her romantik/komedi tarzındaki animeleri sevenlerin izlemesi gereken bir animedir.

İtazura na Kiss daha önceden 3 kere diziye uyarlanmış bir anime. İlk olarak 1996 yılında aynı isimle baş rollerinde Sato Aiko ve Ashiwabara Takashi olmak üzere yayınlandı. Ancak pek sevilmemiştir, nedeni de zayıf bir uyarlama olması, baş rollerdeki kişiler arasında kimya olmaması ve baş rol bayanın Kotoko karakterinin tamamen dışında bir karakter sergilemesi olmuş. Ayrıca bu versiyonda İrie ve Kotoko’nun evlilik hayatlarına hiç yer verilmemiştir. Animenin 2007 yılında bu kez Tayvan uyarlaması yapılmış. It Started with a Kiss (2005)/They Kiss Again (2007) olmak üzere 2 sezon halinde yayınlanan uyarlama halen pek çoklarına göre en iyi ikinci uyarlama olarak görülmekte. Baş roller arasındaki uyum, hikayenin iyi bir şekilde aktarılmış olması, ikinci sezonun ilkinden bile başarılı olarak görülmesi gibi güzel eleştiriler almış dizi. Daha sonra 2010 yılında bu kez Kore versiyonu yapılmıştır. KDramalara yakın biriyseniz zaten Playfull Kiss‘i izlemişsinizdir. Baş rollerinde Kim Hyung Joong ve Jung So Min’in olduğu dizi kore dizilerini sevenler için en iyi uyarlama olarak görülse de artık bu özellik dama atılmış durumda. Neticede bu dizinin de pek çok eksiği bulunmaktaydı. Playfull Kiss hakkında yazdığım yazıya BURADAN ulaşabilirsiniz.

İtazura na Kiss Filipinler, Hong Kong ve Endonezya’da yayınlanmıştır. Bu yayınlanan son versiyorunu ” İtazura na Kiss Love in Tokyo ” şimdiye kadarki en iyi uyarlama olarak gösterilmekte. Dizi tek sezon olarak planlanmış ama gördüğü ilgi ve elde ettiği iyi ratingler neticesinde ikinci sezonun yapılmasına karar verilmiştir. Dizi ile anime arasındaki en belirgin fark Kotoko’nun evi animede 2 şiddetindeki bir depremle yıkılıyordu, dizide ise yumruk büyüklüğünde bir meteor yani düşen yıldız neticesinde yıkılıyor. Hikayenin gidişatına etki eden bir değişiklik olmasa da neden böyle bir şey yaptıklarını açıkçası ben de anlamadım.


KİŞİSEL YORUM : Daha önceki Playfull Kiss yazımda da sizlere öncelikle dizinin uyarlandığı animeyi izlemenizi önermiştim. Çünkü gerçekten ne kadar harika karakterlere sahip, iyi işlenmiş bir aşk hikayesi içeren çok eğlenceli ve komik bir anime. Kısa sürede yalayıp yutacağınızdan eminim. Aslında belki de uyarlamalar arasındaki en iyiyi bulabilmek için önce animeyi izlemeniz en güzeli olacaktır.

Kore versiyonunda ne yazık ki aradığımı bulamamıştım. İtazura na Kiss’in o neşesini, eğlencesini, komedisini yansıtmaktan çoooooook çok uzak bir diziydi. Bütün uyarlamalarda en beğendiğim karakter her zaman ” anne ” karakteri oldu. Bu dizide de aynı şekilde herkese böyle kaynana nasip etsin dedirtecek derecede başarılı bir kaynana kompozisyonu var. Kadın neredeyse kızı kendi oğlundan daha fazla seviyor yahu! Böyle bir kaynanaya bizim buralarda rastlamak mümkün değil! XD

Kotoko karakterini canlandıran Miki Honoka gerçekten çok başarılı. İlk sezon henüz acemi bir oyuncu olmasından kaynaklanan bazı hataları mevcut. Mesela mimiklerini çok aşırı kullanarak zaman zaman gerçekten güzel olan yüzünü gereksiz yere çirkinleştirdiği kanısındayım. Ama Kotoko’nun aptal ama sıcak kanlı, başkalarını düşünen ve sevgisini %100 veren yapısını başarıyla canlandırdığını düşünüyorum. Özellikle ikinci sezonda mimiklerini kontrol etmeyi de öğrendikten sonra çok daha iyi rol yaparak karakteriyle bütünleşiyor. Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim kızın kulakları gerçekten çok büyük. Özellikle birinci sezonda bu fazlasıyla dikkat çekerken ikinci sezona geçildiğinde ya izlemeye alıştığımız için ya da ufak bir müdahale olduğundan o kadar dikkat çekmiyor. İlginç şekilde ilk uyarlanan dizide de baş rol hatunun kulakları da bununkiler gibi bayağı bir kepçeydi.

Yukarıdaki resme bakınca ayyy ne sevimli diyebilirsiniz ama Furukawa Irie’nin o öküz soğukluğunu da başarıyla canlandırmıştır. Şu bakışlara bakın hele, resmen bakışlarla aşağılıyor adamı XD

Irie Naoki rolünde Yuki Furukawa var. Diğer oyuncuların aksine Yuki Furukawa sizi gerçekten Irie’nin bir dahi olduğuna inandıracak bir oyunculuk sergiliyor. Diğerleri sadece onun soğuk yapısına odaklanmışlardı. Oysa Yuki hem Irie’nin insancıl zaaflarını, Kotoko’nun varlığına duyduğu ihtiyacı ve soğuk yapısını başarıyla harmanlamayı başarmış. Kendisi de yüksek mühendis öğrencisi olan oyuncu hem kendi ülkesinde hem de Çin’de büyük bir hayran kitlesine sahip. Hatta Çin’de fan meeting düzenleyen ilk Japon oyuncu olmuş. Animedeki Irie en öküz karakter bunda sanırım herkes hem fikir olacaktır. Ardından Kore versiyonundaki geliyor çünkü gerçekten Kim Hyun Joon’un duygu yansıtmayı beceremeyen ölü yüz ifadesi ve donuk duruşu bir bakıma Irie’nin öküzlüğü ile örtüşüyordu. Ama Furukawa zaman zaman Irie’nin Kotoko’nun yaptığı sıcak davranışlara yenilmesini, onun durmak bilmeden çabalayan enerjisine olan hayranlığını ve farkında olmasa da Kotoko’nun söylediklerine ve önerilerine ne kadar değer verdiğini çok iyi yansıtmış karakterinde. Tek beğenmediğim tarafı çok zayıf olması. Gerçekten inanılmaz derecede zayıf bir adam, böyle çubuk gibi. Hele bir koşması var ireeeeennnnnçççç XD Belki de bu yüzden onu hiç koşturmayıp sakin sakin yürütüp durmuşlar. O sıska el bileklerine bakınca adam kadının yanında güçsüz görünüyordu yav.


Bütün uyarlamalar içinde eeeeeeeeen en sevdiğin Kin-chan bu uyarlamada hayat bulmuş. ♥ Animedeki Kin-chan Kotoko’ya olan aşkı için çok mücadele etmiş ve neredeyse gerçekten kazanmanın eşiğinden dönerek, Irie’nin kaybetmek üzere olduğunu idrak edip harekete geçmesi yüzünden kaybetmişti. Yuki Yamada inanılmaz tatlı bir oyunculuk sergilemesinin ötesinde adam bayaaaaa baya yakışıklı arkadaş! Hatta bazen Irie’den sahne çaldığı bile oluyor o derece. O sevdiği zaman sevinip üzüldüğü zaman üzülerek kadar karakterle empati kurmanızı sağlıyor. Tıpkı animedeki gibi Irie’nin Kotoko hakkında gözlerini açmasını sağlıyor. Ayrıca en sevindiğim noktalardan biri de Kore versiyonunda cart diye kısacık kesilen Crisssuuuu~ meselesinin de uzun uzadıya ve güzelce işlenmiş olmadı. Hoş kızın oyunculuğunu pek beğenmedim ama animedeki de böyle aksanlı falan konuştuğu için hoş görülebilir.


Olayların gidişatına neredeyse hiç müdahale etmeden aynen aktarmaları da diziyi sevmemin bir diğer nedeni. Gerçi animesinde Irie Kotoko’yu bu kadar çok öpmüyordu. XD Zavallı kızcaaaz bir öpücük çalacağım diye atla karayı seçerdi. Ama neyse ki dizimiz bu konuda bol keseden gitmiş. 🙂 Anime sadece imkansız görünen bir aşkı değil, bu aşk uğruna iki insanın geçirdiği değişimleri de vurguluyor. Bu açıdan bence benzerlerinden sıyrılmasını beceriyor. Ayrıca hemen her çok popüler animedeki gibi erken evlilik ve erken çocuk sahibi olma konusu burada da merkezde. Japonya nüfusu yoğun olmasına rağmen hala geleceklerini destekleyebilecek genç nüfus çoğunluğuna sahip değil. Bu yüzden erken evlilik ve çok çocuk sahibi olma devlet tarafından destekleniyor, hamile olduğunuzu en yakın hastaneye ilettiğinizde gelecek 3 yıl için bütün kontrol takvimleriniz sizler için hazırlanıyor. Anne adayının hastanede bebek bakım kursu alması ücretsiz. Nasıl ki Kore dizilerinde verilen mesaj erken evlenmeyin, kadınlar öncelikle kendinizi eğitip bir yere geldikten sonra evlenin mesajı açık bir şekilde veriliyorsa Japonya da tam tersine erken evlilik ve kadının erkeği destekleyen toplumsal konumu üzerine inşa ediliyor.


Kotoko’nun meslek edinme çabası içinde hastanede geçirdiği deneyimler de güzel yansıtılmıştı. Keita’yı kısa saçlı bulduğumda şaşırmadım, hem bence gayet yakışıklı bir adamı bulmuşlar. Bana nedense Miura Haruma’yı anımsattı. O.o Ama özellikle Kikyou Motoki karakteri resmen cuk. Çok beğendim. İnanılmaz derecede başarılıydı karakter. Elbette olumsuz ve saçma bulduğum yanları da oldu. Mesela durup dururken bağırarak konuşmaları bir yerden sonra sinir bozucu bir hal almıştı. Irie’nin hasta yatağında!!!! tamamen steril olmayan bir ortamda ameliyat yapmasına neremle güleceğimi bilemedim mesela. Kotoko’nun annesi ile ilgili yerler biraz gereksizdi ama animede olmayan bir ekleme olduğu için merakla izlediğimi söyleyebilirim.

Irie’den inciler…

” Düşen bir yıldız tarafından vurulmak on milyonda bir olabilecek bir durum. Ancak seninle bir araya gelmemiz bundan bile daha büyük mucizeydi. “

” Kotoro benim yapabildiklerimin %90 nını yapamaz. Ancak ben de onun yapabildiği o %10 luk şeylerin hiç birini yapamam. “

Dizinin animesini Türkçe altı yazılı olarak BURADAN seyredebilirsiniz.

 

 

10/9 Neden? Animesiyle yarışan bir dizi olduğu için^^  Ayrıca blogumun 300.000 okumayı geçmesini de bu yazıyla kutladığım için gayet memnunum^^ Nice nice 300 binlere inşallah^^

 

Update by: Sabao “Itazura na Kiss~ Love in Tokyo Opening song

İkinci Sezon Opening Cyntia Kiss Kiss Kiss

Reklamlar

8 Yorum

  1. Tebrikler blogunuzun başarısı için…Bu blogunuzu ve diğer bütün bloglarınızı takip eden biri olarak her yazınızda hem bilgilendiği mi hem de eğlendiğimi belirtmeliyim.Tekrar tebrikler…
    İtazura Na Kiss animesini neredeyse ezbere bildiğim ve diğer bütün versiyonlarını izlediğim bir uyarlama.Şu sıralar mangasınıda okumaktayım zaten…Yazınızdaki her bir noktaya katılıyorum tek değinmek istediğim Naoki’nin yani Yuki Furukawa’nın kahve içişi yani o nasıl bir fincan tutmaktır.Bir insan bu kadar mı etkileyici olabilir!!!.Bütün fantazilerimi toparlayıp gidiyorum.Başarınızın devamı dileğiyle.

    • Teşekkür ederim iltifatların için^^ Bunca zamandır beni takip eden herkese çok teşekkür ederim. Sanırım bunca zaman boyunca aktif olup hayatta kalmayı beceren birkaç blogdan biri olduğum için kendimi şanslı saymalıyım^^ Bir makyaj ya da yemek blogu kadar ilgi görmese de bu kadarı bana yetiyor. 🙂

      Furukawa o fincanı her tutuşunda gözlerim hep bileklerine takılıyordu. Çok ince bilekleri var ve kibar bir tutuşu. Karakterin sakinliği adeta paçalarından akmış gerçekten ♥

  2. gizli

    dikkat ettğimide neden kore dizisiyle japon dizisini karşışatırıpta çok saçmalıyorsun tayvan versiyonundan hiç bahsetmedim anlayamadığım nokta bu .. beğenmeyebilirsin ama sadece kore versiyonun yolundan çıkarak ta tek bu diziyi karşılaştıramazsın diğer versiyonları yazıp hiç bahsetmedin bile. açıkçası ben kore versiyonundaki kıza bayıldım hem komikti hemde aşıktı 🙂 aslında park shin hye ye teklif edilmiş bu rol kabul etmeyince jung so mine gitmiş iyikide gitmiş.. 🙂 lütfen hakça bahsedeksen versiyonlarını sadece kore ve japondan değil diğerlerinden de yola çıkrak anlat

    • Bence bir göz doktoruna gitmeniz gerekiyor çünkü zaten yazıda Tayvan versiyonundan da bahsettim^^ Ya düzgün okumadınız ya da işinize gelen kısımları okudunuz. Ayrıca yazı bir karşılaştırma yazısı değil ama elbette ki uyarlamanın bundan önceki versiyonlarından da bahsetmemiz gerektiği için onlara da değindim. Sadece Playfull Kiss ile kıyaslama yok orada. En son yayınlanan versiyonu o olduğu için kıyaslama kısmı daha geniş o kadar.

      Siz beğenebilirsiniz, o sizin kendi tercihiniz. Ben beğenmedim. Kıza son derece yeteneksizdi. Bu da benim değerlendirmem. Burası benim blogum, bunlar da benim fikirlerim, sonuçta herkes aynı fikirde olmak zorunda değil…

      • gizli

        sen gitsen daha iyi olur okudum ve son derece de beğenmedim güzel yerlere değinmişsin ama tayvan versiyonu es geçmişsin sadce uyarlama olarak söylemişsin netice de karakterlerini anlatmmaışsın hoş anlatsan da aynı zaten evet beğendim illa sizde beğeneceksiniz diye emri vermiyorum ben sadce gözüme çarpanlar söylüyorum sizin bloğunuz olabilir ama eleştimek te bizim hakkımız sadece yazdınız diye de övgü beklemeyin …ben sdece bunlara değindim anladınız mı hem ayrıca yeteneksiz falanda değildi tatlı hoş komik kızdı halende öyle :p ayrıca kore versiyonunla ilgili yazını da okudum doktorluk bir şeyim yok ..

      • Bu yazı İtazura na Kiss : Love in Tokyo inceleme yazısı. Önce bunun bir farkına varın. Bu yazının içinde neden Kore versiyonunu veya Tayvan versiyonunu detaylı olarak inceleyim ki? Kafanız iyi mi sizin? Gerekli yerlerde bütün uyarlamalar ile yapılan kıyaslamalara zaten yer vermişim fazlası asıl odaktaki dizinin incelemesi olmaktan çıkar. Yazı yazmaktan veya makale hazırlamaktan bi haber insanların saçma eleştiriler yapmaya da hakkı yoktur. Önce kendinizi eğitin. Kız yeteneksizdi, bu benim fikrim, yüz kez yetenekli diye yazsanız bile benim değerlendirmemi değiştiremezsiniz hala algılayamadığınız şey bu, o sizin fikriniz bu da benim.

  3. ozlemm

    Çok güzel bir blogunuz var tebriklerr..
    Uzun süredir merak ettiğim bir şey ama ne kadar arasam da cevabını bulamadığım bir soru var BUNLAR GERÇEKTE DE SEVGİLİ Mİ???? Neden bu kadar çok merak içindeyim ben de bilmiyorum ama o kadar uyumlulardı ki bu aklımı karıştırdı. İnşallah cevabı biliyorsunuzdur??

    • Teşekkürler, blogumu beğenmenize sevindim. Benim bildiğim kadarıyla sevgili değiller. Kamera arkalarını seyrettiğimde iyi anlaştıklarını gördüm ama sanırım bayan oyuncu diğer oyuncularla takılırken Yuki çok fazla onlarla takılmamış. Diğerlerinden daha yoğun bir iş programı olduğu için olabilir ama benim bildiğim kadarıyla çok iyi anlaşıyorlar, samimiler birbirlerine karşı ama sevgili olduklarına dair bir dedikodu görmedim hiçbir yerde.^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: