Darkangelhome

Hidamari Ga Kikoeru – Arkadaştan Daha Fazla, Aşıktan Daha Az…


Manganın Adı : Hidamari Ga Kikoeru

İngilizce Adı : I Hear the SunSpot: Theory of Happiness

Yazar-Çizer / Mangaka : Fumino Yuki

Tür : Dram, Okul Hayatı, Shounen ai

Yayın : 2013 – 2016

Bölüm sayısı : 2 Volume – 13 + 2 ekstra Bölüm

KONU : Kolej öğrencisi Kouhei işitme zorluğu çektiği için derslerde kendisine yardımcı olacak bir not tutucu aramaktadır. Kızlar arasında oldukça popüler olmasına rağmen kendini insanlardan soyutlar ve kimseyle yakınlaşmaya çalışmaz. Bir gün öğle yemeği için yine herkesten gizlendiği çatı katında otururken tepesine paldır küldür düşen Taiichi ile tanışır. Taiichi neşeli, parlak bir kişiliğe sahip, geniş bir arkadaş çevresi olan, aklında ne varsa patadanak söyleyen ve yemeğe çok düşkün biridir. Kendi bentosunu (yemek kutusu) ona veren Kouhei Taiichi’yi çok net duyduğunu fark eder. Çünkü diğer insanların aksine Taiichi oldukça heyecanlı ve yüksek sesle konuşan biridir. Taiichi Kouhei’nin not tutucu aradığını öğrenince bu göreve gönüllü olur, karşılığında da Kouhei her öğlen ona yemek kutusu getirecektir.

” Duyamıyor olman senin suçun değil! “

Taiichi’nin bu sözleri Kouhei’nin hayatını tamamen değiştirecektir. Arkadaştan daha fazla, aşıktan daha az… Onunla karşılaştıktan sonra Kouhei mutlu olmanın ne demek olduğunu öğrenecek…

KİŞİSEL YORUM : Bu manga şimdiye dek okuduğum en güzel Shounen ai mangalardan birisi olarak kalbimi kazanmayı başardı. Aşırı dram, aşırı romantik hikayeleri sevmeyen biriyseniz zaten manga kısa sürede sizi de saracaktır. Sanırım mangayı diğer benzerlerinden farklı kılan en büyük özelliği gerçekçi bir şekilde işlenmiş derin bir hikayeye sahip olması. Bedensel engel konusunu gerçekçi bir şekilde işleyen, hele hele de bu türde bulmak gerçekten çok zor.

Kouhei ve Taiichi karşılaştıktan sonra içine kapanık ve duyamaması yüzünden kendini suçladığının farkında bile olmayan Kouhei’nin hayatı, Taiichi’nin açık sözlülüğü ve karşısındaki kişiyle kurduğu inanılmaz empati yeteneği sayesinde yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Kouhei aslında doğuştan sağır veya işitme kaybı olan biri değil. Ortaokul zamanlarında işitme kaybı başlıyor. Bu mangayı okumanızı özellikle tavsiye ediyorum çünkü bilmeden de olsa karşımızdaki insanları nasıl kırabildiğimizi ilmek ilmek işleyen bir manga.

Kouhei işitme kaybı başladığında arkadaşlarından zaman zaman söyledikleri şeyleri tekrarlamalarını rica etmeye başlıyor. Arkadaşları ise ” Önemli değildi zaten “ veya ” Boş ver “ gibi laflarla gülüp geçiyorlar. Oysa Kouhei arkadaşlarının nelerden bahsettiğini gerçekten duymak, küçük şeylerden ve çok önemli şeylerden bahsediyor olmaları önemli değil, sadece nelerden bahsettiklerini gerçekten öğrenmek istiyor. Onun için ” Önemli değildi zaten “ cümlesi en acımasız cümlelerden biri haline geliyor ve zamanla insanlardan söylediklerini tekrarlamalarını istemeyi bırakıyor. Manga boyunca ne zaman birisi Kouhei’ye duyamadığı bir cümle yüzünden ” Önemli değildi zaten “ dese inanın benim de onunla birlikte canım acıdı.

Zaman içinde Kouhei etrafını saran kızların ona sadece acıdığı için ilgi gösterdiklerini ya da engelli bir prense yardım eden prenses gibi hissetmeye çalıştıklarını fark ederek ( örneğin çöpü çıkartırken kızın ona yardıma koşması gibi halbuki çocuğun sadece duyma sıkıntısı var elleri ayakları gayet çalışıyor yani) kızlarla yakınlık kurmaktan da kaçınmaya başlıyor. Kouhei için onu seven bir kadın bulmak önemini yitiriyor ve hayatında onu anlamaya çalışacak tek bir önemli kişinin arayışı başlıyor. Bu dönemde karşısına ” İnsanlara söylediklerini anlayana kadar tekrar ettir, tekrar ve tekrar. Ne kadar gerekiyorsa! Duyamıyor olmak senin suçun değil! “ diye çıkışan Taiichi çıktığında Kouhei’nin hayatındaki o kocaman boşluk dolmaya başlıyor. Taiichi her ne kadar Kouhei’yi en iyi anlayan insan olsa da o bile zaman zaman Kouhei’yi en çok inciten cümleyi, ” Önemli değildi zaten “ i söyleyebiliyor. O sahneler inanın okurken bile boğazımın düğümlenmesine neden olmuştu.

Arkadaşlıkları ilerleyip birbirlerini daha yakından tanıdıkça, Kouhei’nin hayatının merkezine yerleşen Taiichi daha korumacı, daha anlayışlı ve ona daha fazla yardımcı biri haline geliyor. Kouhei de Taiichi’ye her geçen gün daha fazla bağlansa da bir yandan artık bastırmaya çalışmakta zorlandığı duyguları yüzünden onu korkutup kaçırmaktan da ölesiye korkar hale geliyor. Bir de duyma probleminin de ilerlemesiyle belki de tamamen sağır olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında Kouhei’nin ilk düşüncesi işitmeyi kaybetmek istemiyorum olmuyor, Taiichi’yi bir daha asla duyamama korkusu ondan bile daha baskın hale geliyor. İpler de kopuyor haliyle. Kouhei’nin duygularını tek bir öpücükle açıklaması sonrasında arkadaşlıkları ufak bir sallantı geçirse de Taiichi kendisinin farkına varmadığı bir şekilde aslında Kouhei’nin duygularına karşılık veriyor. Sadece onun duygularını kabullenmesi, daha doğrusu farkına varması için biraz süre geçmesi gerekiyor. Bu süre zarfında Kouhei’nin ona en ufak bir baskı yapmaktan kaçınması, onu ürkütüp kendinden uzaklaştırmaktan ölesiye korkması o kadar tatlıydı ki… Hele bir ” Seni Seviyorum ” sahnesi var ki, bir klasik olmaya aday!

Manganın çizimleri ilk bölümden itibaren her bölüm gelişiyor ve okurken sanki gerçekten o dünyanın içindeymişsiniz gibi hissedeceğiniz harikulade sahnelere yer veriyor. Arka plan detaylarının mükemmelliği, sahnelerin detaylandırılmasındaki başarı takdir edilesi. İlk başlarda yüz ifadelerinde sorunlar vardı ama bu kısa sürede düzeliyor ve sanki sayfalardan bakan gözlerde acıyı net olarak görebiliyorsunuz. Mangakanın ilk çalışması olarak müthiş başarı elde eden manganın geçenlerde filme uyarlanacağı açıklandı. Japonların manga uyarlamalarını pek beğenmesem de çıktığı zaman mutlaka izlemeyi düşünüyorum. Şunu da iddia ediyorum ki eğer gerçekten iyi bir film çekilirse ödüllü bir film olmasının önüne kimse geçemez. Bazen bu tür mangaların haklarını Holywood alsa diyorum. Uzak doğulular öpüşmeyi bile beceremiyor, Holywood ise seks olmadan film yapamıyor. Yok mu bunun orta kararını yapıp şu mükemmelliği film haline getirebilecek bir yiğit! 😀 Mangaka aslında ilk olarak sadece arkadaşlık hikayesi olarak planlamış hikayeyi ancak daha sonradan kendi talebiyle daha fazla kişinin okumasını sağlamak için shounen ai kategorisine almış iyi ki de öyle yapmış. Çünkü manga sitelerinde bu kararın ne kadar doğru olduğunu söyleyen pek çok yorum gördüm. Şimdi itiraf etmek gerek ki en çok okunan türlerden birisi Shounen ai ve bu mangada da karakterler arasındaki sevgi öylesine tatlı bir şekilde gelişip derinleşiyor ki bu kategoriyi sevmeseniz bile mangayı beğeneceğinizden eminim.

Yayınlanmış bölümleri BURADAN veya BURADAN İngilizce çeviriyle okuyabilirsiniz.

 

Uzun zamandır manga tanıtımı yapmamıştım, iyi oldu bu.^^ Burayı biraz daha sık güncelleyerek dizilerin arasında böyle manga tanıtımları yapmak istiyorum.^^ Ne kadar çok çeşit o kadar keyif~ 200. postumu da atmış oldum böylece! Hani konfetiler? ✺◟(∗❛ัᴗ❛ั∗)◞✺

Reklamlar

2 Yorum

  1. Helin Yılmaz

    Umarım çabuk güncellenir çünkü çok güzel bir seriydi ><

    • Aslında Manga bitmişti ancak mangaka film haberinden sonra manganın devamı niteliğinde yeni bir seriye başladı.Ben de merakla takip ediyorum.^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: