Darkangelhome

The Tunnel – Bir İnsan Hayatının Değeri Ne Kadardır?


Orijinal Adı : Teo-neol
Yönetmen : Kim Sung-Hoon
Senaryo : So Jae-Won (roman), Kim Sung-Hoon
Yapımcı : Lee Taek-Dong, Jang Won-Suk,Kim A-Ran, Lee Dong-Yoon, Yoo Jae-Hwan
Sinematograf : Hong Seung-Hyuk
Müzik : Mok Young-jin – Vitek Kral
Vizyon Tarihi : 2016
Süre : 126 dakika
Tür : Afet, Gerilim
Ülke : Güney Kore
Dil : Korece

OYUNCULAR

Ha Jung Woo – Lee Jung-soo
Bae Doo Na – Se-hyun
Oh Dal Su – Dae-kyung
Nam Ji Hyun – Mi-na
Kim Hae Sook – government Minister
Park Hyuk Kwon – government official

KONUSU : Lee Jung Soo kızının doğum günü için evine gitmektedir. Normal bir günde her şey normal bir şekilde ilerliyordur ancak arabasıyla bir dağdaki tünelden geçerken beklenmedik bir olay gerçekleşir. Tünel aniden çöker. Lee Jung Soo kendine geldiğinde kendini arabasında sıkışmış olarak bulur. Arabası tonlarca ağırlıktaki beton ve moloz yığını altında gömülmüştür. Arabasında ise sadece cep telefonu, iki şişe su ve kızının doğum günü pastası vardır.

Film, So Jae Won‘un 2013 yılında yayınladığı popüler aynı adlı kitabından uyarlanmıştır. Filmin dünya çapındaki hasılatı 51 milyon doların üzerine çıkmıştır.

KİŞİSEL YORUM : Aslında felaket filmlerini gerçekten severim. Postapokaliptik olmasına da gerek yok, iyi işlenmiş bütün felaket filmlerini severek izlerim. The Tunnel filminin de geçenlerde fragmanını izledikten sonra izlemeyi kafama koymuştum. Bası felaket filmlerinde adrenalin ve gerilim hiç düşmez, seyirciyi heyecandan heyecana sürükler. Bazıları ise daha çok insan psikolojisine odaklanır. The Tunnel ise hem böylesine zor ve beklenmedik bir durumda sıradan bir insanın nasıl tepkiler verebileceğine odaklanırken diğer yandan bir kurtarma operasyonu etrafında dönen politik hesapları ve medya oyunlarını işlemeye çalışıyor.

Korelilerin aslında kendilerini eleştiren ve sistemlerindeki yanlışları, çürümüşlüğü gözler önüne seren yapımlar yapmalarına bayılıyorum. Örneğin filmin başında kurtarma operasyonu için gelen yetkililerin hiçbirinin daha önce çöken bir tünelden insan kurtarmaya çalışmadıkları, deneyim eksiklikleri olduğunu ve yardım alabilmek için kurtarma operasyonu kitabını İngilizce’den Korece’ye çevirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Tünel felaketlerinde deneyimli insanlardan yardım almak yerine deneyimsizliklerini saklayarak kendi içlerinde çözmeye çalışıyorlar. Örneğin Amerikan yapımı felaket filmlerinde kurtarma ekipleri hep cesur, her şeyi bilen ve profesyonel olarak lanse edilirken Koreliler kendi ekiplerine duydukları güvensizliği açıkça işliyorlar.

Medyaya dur diyen yok mesela. Medya etraflarını öyle bir sarmış ki medyanın eleştirilerinden, baskısından o kadar çekiniyorlar ki gazeteciler eğilin dediklerinde kurtarma operasyonunun ortasında daha iyi resim çeksinler diye eğiliyorlar. İçeride neler olduğunu görmek için dron gönderdiklerinde kurtarma ekibinin dronunun ardından medyanın gönderdiği onlarca dron da tünele giriyor. Medya her şeyin tam ortasında ama tek dertleri vatandaşın kurtarılması değil göçük altında en uzun süre sağ kalma rekorunu kırıp kıramayacağı… Yine de medyanın en büyük yararı son ana kadar gösterdikleri yoğun ilgi yüzünden diğer faktörlerin kurtarma operasyonuna devam etmek zorunda kalmalarıydı.

Bakanlar ve yöneticilere gelirsek herkesin tek derdi hayata değer veriyormuş gibi görünüp reklam yapmak. Adamın akıbeti belli değilken, şok içindeki karısıyla poz üstüne poz çektiriyorlar ki mağdurun eşi bakanımıza tamamen güveniyor imajı verebilsinler. Size de ülkemizdeki bazı cenazelerde çoluğunu çocuğunu kaybetmiş babalara kenara çekil de resim çekelim diyen medyayı, en ön safhalarda yer kapıp imaj yapmaya çalışan yetkilileri hatırlattı mı? İşte aynen öyle bir durum… Üstelik tünel öyle eski bir tünel de değil, kullanıma gireli çok olmamış. Yepyeni tünelin çökmesi karşısında tünelin yapımını üstlenen firmaya yönelik hiçbir yaptırımın yapılmaması hatta bunun gündeme dahi getirilmemesi dikkat çekici. Aynı firmanın inşasına devam ettiği başka tüneller de olmasına rağmen hem de. Aksine firmanın çöken tüneli yenilemek için bir an önce kurtarma operasyonunu sonlandırma konusunda baskı yaptığını görünüyoruz. Kurtarma ekiplerine gönderdikleri tünel planları dahi hatalıydı. Bu da hem suçlu hem de güçlü demek oluyor. Eh bizde de meydana gelen maden facialarından sonra yöneticilerin değil de madencilerin tekmelendiğini hatırlarsak sanırım Kore’ye kardeş ülke dememiz boşuna değilmiş.^^


Tünelde mahsur kalan vatandaşı canlandıran Ha Jung Woo son derece başarılı. Gerçi şahsen biraz daha panik olmasını ve kendini kaybetme eşiğine gidip gelmesini beklerdim. Karakterin hemencecik duruma adapte olması ve bu kadar az panik yapması olayın inandırıcılığına darbe vurduğu bir gerçek. Her ne kadar içinden gelmese de kendini onun büyüğü olarak gördüğü ve fazlasıyla nazik bir adam olduğu için yiyecek ve içeceğini başka bir kazazede ile paylaşması güzel detaylardı. Takıldığım noktalardan biri cep telefonunun tünelde çekmesi oldu. Nolmalde asansör ve tünel gibi aşırı kapalı mekanlarda telefonlar zor çeker, burada hem tünelde hem de üzerinde tonla toprak olmasına rağmen telefonu çekiyordu. Bu kısım biraz saçmaydı ama dış dünyayla iletişim olarak uydurabilecekleri başka bir seçenekleri de yoktu sanırım. Ayrıca bu kadar az yiyecek ve içeceğe rağmen adamın bitkinlik ve çöküklük göstergeleri de yetersizdi. Onlarca gün sonra bile gayet dinç gibi görünüyordu. Daha yavaş hareket etmesi, bitkinlik belirtileri göstermesi, yetersiz beslenme sonucu hafızasında oyunlar olması çok daha mantıklı olurdu bence. Ayrıca köpek de hiç şirin değildi, böyle çirkin suratlı köpekleri sevimli bulamıyorum yav. Tamam komik sahneleri vardı ama çirkindi işte. 😀

Sense 8 dizisinden hatırlayabileceğiniz Kore’nin sevilen bayan oyuncularından Bae Doo Na‘yı kazazedenin eşi rolünde izliyoruz. Kore ilginç bir memleket. Kocasını kurtarmaya çalışan görevliler için çalışıp, onlara yemek yapan, bir nevi onlar için karşılık vermeye çalışan bir kadın var. Bizde olsa bir çadırda oturup ağıt yakarlardı sadece. 😀 Etrafındaki bütün rütbeli insanlar, yüksek yetkili kişiler ve medyanın üzerinde baskı kurduğu kişi olan eş karakterini çok iyi bir performansla canlandırmış. Özellikle radyodaki konuşma sahnesi gerçekten çok duygusaldı.

Kurtarma alanı yetkilisi rolündeki Oh Dal Su filmdeki en beğendiğim performansı göstermiş. Kendini devamlı olarak kazazedenin yerine koyması, çok zor zamanlarında çişini içmek zorunda kalan adamı daha iyi anlayabilmek için kendi çişini içecek kadar ileri gitmesi, etrafındaki yetkili kişileri ve medyayı devamlı içeride mahsur kalan kişinin bir insan olduğu yönünde uyarması, kazazedenin hayatından hiç vazgeçmemesiyle filmin kahramanıydı bence.

10/8 Neden?

Duruma çarçabuk adapte olarak inandırıcılığa sekte vuran baş karakterine rağmen kendi sistemini eleştiri yağmuruna tutan harika bir film olduğu için.^^

Filmi Türkçe alt yazılı olarak BURADAN veya BURADAN seyredebilirsiniz. Emeği geçenlere teşekkürler.^^

Filmin Traileri

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: